Socrates Web Beta v1.0
 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarNFL Rehberi: En İyi Üç Belli, Dördüncü Kim?

Geride kalan haftanın notları, öne çıkan anlar, takımlar ve bu haftanın rehberi... Hepsi ve daha fazlası NFL Rehberi'nde...
Burak Tekin4 hafta önce

NFL’in 10. haftasını geride bırakırken, artık New Orleans Saints, Los Angeles Rams ve Kansas City Chiefs üçlüsünün sezonun açık ara en iyi üç takımı olduğu belli oldu. Bu üç takımın da play-off’lara kalma şansı muhtelif modellerde yüzde 99’dan büyük görülüyor ve de sezonu ortalama 13 galibiyetle tamamlayacakları beklenmekte. Fakat yarı finallerde (yahut Konferans finallerinde) 4 takım oynayacak ve NFC’nin favorileri belliyken AFC’de bir kontenjan için kapışan dört takım var. Peki kimin şansı en yüksek duruyor?

Pittsburgh Steelers

Sene başında alışılageldiği üzere ziyadesiyle dağınık bir görüntü veren Steelers, 4. haftada aldığı 26-14’lük Ravens yenilgisinden sonra ardına bakmadan, ortalama 35.4 sayı atıp 18.6 sayı yiyerek 5’te 5 yaptı. Takdire şayan birçok yanı var ortaya koydukları futbolun: Ligin en iyi offensive line’ına (muhafız hattı-OL) sahipler, böylece oyun kurucuları (quarterback-QB) Ben Roethlisberger maçları sıyrık almadan tamamlıyor neredeyse, son 5 haftada sadece 3 kez sack edilmiş durumda. Ön yedililerinin de aşağı kalır yanı yok; TJ Watt, Cameron Heyward ve Bud Dupree üçlüsü rakip oyun kuruculara sahayı dar ediyor bu sene toplam 17 sack ve 34 QB hit ile. Belki de her şeyden önemlisi, bütün sezonlarını alt üst etme potansiyeline sahip Le’Veon Bell krizini neredeyse hasarsız atlatmış durumdalar. Yerine monte edilen koşucu (running back-RB) James Conner gerçekten Bell’i aratmamakla birlikte ondan daha iyi performans gösterdiğini iddia edene de deli gözüyle bakılmaz. Conner her ne kadar patlayıcı ve sansasyonel koşulara imza atmasa da (sadece bir tane 30 yardalık hücumu var), ligin en istikrarlı katkı sağlayan RB’lerinden biri zira 20+ ve 10+ yardalık oyunlara baktığımızda zirvede yer almakta.

(Bell demişken, kendisinin onurlu duruşunun ayrıntıları bu yazıya paragraf olamayacak kadar uzun, meraklısı şuradan okuyabilir. Özetle, NFL’in en çok yıpranan oyuncularından biri olmasına rağmen kulübün şahsî geleceğini yeterince önemsemediğini düşündü ve de genç RB’lerin ortalama ücretini arttırma amacıyla bütün sezon futbol oynamamayı göze aldı.)

Steelers’ın önünde üç kritik maç var: Patriots ve Chargers ile kendi evinde oynayacak olmaları büyük bir avantaj. Öte yandan Saints deplasmanına gidecekler fakat o da 16. haftada oynanacak bir maç ve dinlenen oyuncular olabilir rakipte. Özetle şimdilik konferans 2.liği yolu en açık takım gibi gözüküyor. Ha, Steelers tarihsel olarak baktığımızda performansının zirvesindeyken dahi bir şekilde Patriots’a yenilmeyi başarmıştır (son 11 maçta 9 mağlubiyet), onu da unutmamak lazım.

New England Patriots

Patriots demişken, QB Tom Brady’nin 41 yaşında olması sebebiyle senelerdir her başarısızlıkta ve form düşüşünde spekülasyon yapıp yanılmaya doymadı futbolseverler fakat bu sene cidden AFC’nin en iyi iki takımından biri olmadıklarını düşünmek için geçerli sebepler var. Patriots’ın savunması uzun zamandır etkileyici değildi zaten fakat çok çeşitli yetenekler ve setler barındıran hücumları ile onu telafi ediyorlardı. Bu sene iç açık (tight end-TE) Rob Gronkowski’nin sakatlığı ve de gözle görülür form düşüşü, RB pozisyonundaki rotasyon darlığı ve de ilk sıradan draft ettikleri Sony Michel’in sakatlıklarla boğuşması, Edelman’ın sakatlık+4 maçlık ceza+yaşlanma kombinasyonunun etkilerini tam atamamış gibi durması, tek derin tehdidin dış açık (wide receiver-WR) kariyeri pek güven vermeyen Josh Gordon olması ve de Brady’nin kendisine yakışmayan paslar atmaya başlaması şüphesiz iyi işaretler değil. Patriots’ın bu seneki bir avantajı, OL’lerinin Brady’yi çok iyi korumasıydı fakat geçen hafta Titans karşısında 3 sack ile (sezon rekoru) o ünite de her zaman zirvede bir performans sergileyemeyeceğini gösterdi.

Tabii New England temsilcisinin daimi avantajı, ligin en kötü gruplarından birinde oynadığı için fikstür konusunda rahat olması. Steelers’ı alışılageldiği gibi deplasmanda mağlup ettikleri takdirde kalan almaları gereken en zor galibiyet kendi evlerinde Vikings’e karşı olacak. Fakat şu kadronun özellikle deplasman performansı pek ümit vermiyor bu sene, ve de AFC liderliğini alamazlarsa (Chiefs böyleyken zor) Super Bowl yolu senelerdir hiç olmadığı kadar kapalı olabilir.

Los Angeles Chargers

Modeller Steelers ve Patriots’ın şansı konusunda ihtilafa düşse de Chargers’ın AFC’nin en iyi 4. takımı olduğu konusunda bir konsensüs var. Her ne kadar hemen herkes Chargers’a inanmak ve QB Philip Rivers’ın hak ettiği başarıya ulaştığını görmek istese de tam anlamıyla güven uyandıramamaktalar. Geçen hafta, maç kazanmaya kesinlikle niyeti olmayan Raiders karşısında bile uyur gezer gibiydiler 1.5 çeyrek boyunca. Neyse ki RB Melvin Gordon dört yıllık kariyerinin en iyi sezonunu yaşıyor: İlk defa ortalama 4 yardadan fazla top taşımakta (5.4), ve de son 5 maçta sektirmeden hücuma en az 120 yarda ve bir touchdown’luk katkı vermiş durumda (son on yılda böyle seriler yapabilmiş tek oyuncu Jamaal Charles)

Chargers’ın üç dezavantajı var: Birincisi, sürekli değindiğim gibi beklenen skoru bir türlü üretememeleri, Raiders’a sadece 20 sayı atmış olmaları kabul edilemez. İkincisi, ön yedililerinin pas baskısı konusunda epey kötü olması; bu Steelers ve Patriots gibi güçlü muhafız hattı-QB kombinasyonlu takımlar karşısında galibiyete savunmayla değil daha çok sayı bularak ulaşmaları mecburiyetini yaratıyor ki bkz: bir önceki cümle. Son olarak da fikstürleri pek kolay değil: Steelers, Chiefs, Broncos deplasmanları ve evlerinde Ravens çok zorlu sınavlar.

Diğer Adaylar

Hepsine ayrıntılı değinmem zor ancak modeller üstteki üç takımdan sonra kimi AFC’nin en güçlüsü ilan edecekleri konusunda derin bir anlaşmazlık içindeler. Hayal ürünü gibi duran galibiyet serisine istinaden Houston Texans’ı, önemli maçlardaki etkileyici performansı ve en azından savunmadaki istikrarına istinaden Tennessee Titans’ı, ve de her ne kadar QB mevkiinde bir Joe Flacco sorunu olsa da tartışmasız biçimde etkileyici savunmasıyla Baltimore Ravens’ı ön plana çıkaran modeller mevcut. Fakat bu liste sadece bir şeyi gösteriyor: NFC’nin toplam gücü hâlen daha AFC’nin katbekat önünde.

SORU: NFL bir çuval inciri berbat etmek için ne yaptı?

Geri döndü! NFL’in kifayetsizliği geri döndü! Bu hafta aynı hususta 1.5 saçma karara imza attılar (buçuk, çünkü ikincinin ucundan döndüler.) Öncelikle Kaliforniya eyaletindeki önüne geçilemeyen orman yangınları sürerken ve de solunan hava kalitesi ciddi anlamda kötüleşmişken Raiders-Chargers maçını aynı yerde oynatma kararı verdiler. Hani hazırlıksız yakalanma gibi bir durum olsa neyse, maçı Dallas’a almayı düşünüp sonra bundan vazgeçtiler. Durum öyle kötüydü ki Raiders, taraftarlara maçtan önce maske dağıttı! Saha kenarında oksijen tankı barındırılacak kadar çetin bir sporu bu sağlıksız koşullarda saatlerce oynatmak NFL’e yakışır bir durum.

NFL az kalsın bununla da yetinmeyecekti: Pazartesi günü Meksika’nın başkentinde, Spor Toto Süper Lig’in en kötü stadyumunun dahi yanında Anfield kalacağı şu stadyumda ligin en iyi iki takımı arasında oynanması planlanan maçı önce başka bir yere almak istemedi. Neyse ki iki takım oyuncuları “valla o zaman maça çıkmayız canımızı sokakta bulmadık” diye imalı bir tehdit savurdu da NFL geri adım attı. Sporcu sağlığı konusundaki tutumu sürekli eleştirilere maruz kalan bir lig için mükemmel hareketler bunlar gerçekten.

SORU: Renk körlerinin günahı ne?

Chiefs-Cardinals maçının formalarını birbirinden ayırt etmeye çalışırken NFL izleyicilik tarihimin en zor anlarını yaşadım. Yani kırmızı harici renk mi kalmadı şu dünyada?

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı: Daha bismillah (hallelujah?) demeden Matt Barkley’nin verdiği pası tutan WR Robert Foster bu haftanın en hızlısı oldu. İşin daha da ilginci Barkley’nin Buffalo Bills kadrosuna katılma tarihi 31 Ekimdi, Foster ise maçtan 4 gün önce sakatlıklar sebebiyle antrenman kadrosundan A takıma çıkarılmıştı. Gerçekten az buz başarı değil.

Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: Browns’ın bu sene baş antrenör Hue Jackson’ı kovmaktan sonra verdiği ikinci en doğru karar RB Carlos Hyde’ı takas edip Nick Chubb’ın önünü açmaktı herhâlde. Chubb da ona güvenenleri utandırmayıp bu 92 yardalık touchdown’ı yaptı geçen hafta. Bu oyunu daha da güzel kılan ayrıntı, Chubb’ın takım arkadaşı Antonio Callaway’in kendisine nereye doğru koşacağını göstermesi. Aynı paragrafta tam üç defa Browns övdüm, neler oluyor?

En hızlı sack: Steelers savunmacısı Vince Williams, maçta zaten interception return ile 6 sayıya imza atmıştı. Fakat kendisi o başarıyla yetinmeyip, Panthers QB’si Cam Newton’ı 2.5 saniyeden kısa bir sürede yere çalarak haftanın en hızlı sackini de gerçekleştirdi.

En pes etmeyen savunmacı: Maçın skoruna baktığımızda pek de getirisi olmadı aslında ama geçen senenin günah keçisi Saints beki (cornerback-CB) Marcus Williams’ın interception return’ine müsaade etmeyen Bengals savunmacısı Alex Erickson bu ödülün sahibi oluyor.

En mucizevi pas: Browns QB’si Baker Mayfield’ın maç sonu mülakatında “sabah uyandığımda kendimi tehlikeli hissediyordum” demesi boş yere değildi. Falcons’ın ön yedilisinden kaçarken hareket hâlinde Rashard Higgins’e verdiği bu pas, NGS modeline göre %19.7’lik bir başarı ihtimaline sahipti sadece. Ama Baker “Dangerous” Mayfield’a vız gelir tırıs gider bunlar.

En beklenmedik yarda kazanımı: Üstte Chargers RB’si Gordon’ı yeterince övmüştüm zaten. Bu haftaya damga vuran oyunlarından birinde, rakibin iki savunmacısından sıyrılıp 5. vitese geçerek takımına ekstradan 63 hücum yardası ve de 6 sayı kazandırdı tek başına. Kendisini izlemek müthiş bir zevk.

NFL’e göre her takımın en iyi oyunu: Video burada. Bu hafta gerçekten çok sayıda spektaküler oyuna sahne oldu, bunda fikstürün dengesizliği de pay sahibi olmuş olabilir. Hemen ikinci sırada yer alan, Saints WR’ı Mike Thomas’ın yakaladığı touchdown pası gerçekten muazzam. Sakatlıktan geri dönen Bears WR’ı Allen Robinson’ın yakaladığı touchdown pasını izlerken Ömer Üründül gibi ünlemiştim itiraf etmem gerekirse. Haksızlık yapılanlara gelirsem, yukarıda ilk oyundan bahsettim ama Foster’in 3. çeyrekte yakaladığı pas da bir ayrı güzeldi. Gene QB Barkley’nin (kaçıncı Bills övgüsü bu?) Zay Jones’a verdiği milimetrik pasa da değinmek şart. Gene Buccaneers RB’si Peyton Barber’ın yere devrilmeyi yahut saha dışına çıkmayı reddedip sürdürdüğü akın da epey etkileyiciydi bence. Çok güzel hücum oyunlarının varlığı bu hafta yaşanmış güzel savunmaları gölgede bıraktı fakat iki sacke muhakkak değinmek isterim: Birincisi Saints savunmacısı Alex Anzalone’den, ikincisi de Philadelphialı Michael Bennett’tan geliyor.

Haftanın muskalıları: Bu hafta sadece iki oyuncu var bahse değer. İlki (evet, mevzubahis takım maalesef gene Bills) elinden kaçırdığı topu takım arkadaşı Jason Croom’ın yakalayıp touchdown yapmasıyla kötü bir istatistikten kurtulan Zay Jones. İkincisi de ucuz macera filmi araba kovalama sahnesi çekermiş gibi ağır çekimde geri geri birkaç yarda gidip 1st down almayı bilen Packers RB’si Aaron Jones.

Haftanın bahtsızı: Böyle bir ödül daha önce vermemiştim hiç, fakat tam 4 defa topu direklere nişanlamayı başaran Bears kickerı Cody Parkey, haftayı geçtim senenin bahtsızı olabilir. Birkaç sene önce meşhur olmuş “Crossbar Challenge” videoları vardı belki hatırlarsınız, Premier League kulübü oyuncuları topu orta sahadan direğe vurmaya çalışıyor ve ekseriyetle başarısız oluyordu. Oradan düşünün Parkey’nin yaşadığı şeyin imkansızlığını.

Haftanın en Sabri Bey oyuncusu: Aslında bu ödülü vermek için en kolay tercih Brock Osweiler olurdu. Gerek saçma bir şekilde elinden kaçırdığı, hadi onun hatası değil diyelim fakat sonra boştaki topun üzerine yatmayı bile beceremediği pozisyon olsun, gerekse yediği baskının birikmişliğiyle yanlışını doğrusunu geçtim karar almaya mecalinin kalmaması olsun Brocktober ayının sona erdiğini cümle aleme ilan etti kendisi. Fakat Falcons WR’ı Mohamed Sanu, öylesine umursamaz bir tavırla ve hatalı bir düşünceyle bir fumble’a imza attı ki gözlerime inanamadım. Sanu, takımın play-off umuduna tırnaklarına tutunmaya çalışıyor, n’apıyorsun sen yahu? Ha 3rd down’da 13 yarda gitmek zorunda kalmışsınız, ha 14. Şu harekete değer mi? Bu nasıl bir saçmalıktır? Buyur, ödülü alırsın böyle.

HAFTANIN TAHMİNLERİ

(Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

Geçen haftanın kötü fikstürünü bu hafta telafi ediyoruz ama ne telafi! Her ne kadar Pazar gündüz maçlarında takımların güç seviyesi düşük olsa da play-off’lar için çok anlamlı mücadeleler yaşanacağı için heyecan katsayısı epey yüksek olacak. Saatler ilerledikçe de lezzeti artan üç müsabaka izleyeceğiz. Tabii bu kadar yakın maçların mevzubahis olması, bu haftanın tahminlerini de epey zor hâle getirmekte.

Atlanta Falcons (%54) – Dallas Cowboys (+3): Bu maçı kazanmaya kimin yakın olduğunu anlamak için yapılabilecek tek bir analiz var: “Ooo piti piti”. Falcons bu sezonun en dengesiz hücum performansını sergileyen takımlarından birisi oldu. Geçen hafta Browns gibi ligin en iyi pas savunmalarından birine sahip olan bir takıma karşı tam 52 pas deneyip sadece 19 defa koşmaları akıl almaz bir tercihti mesela. Tabii RB’leri Devonta Freeman’ın sakatlığı onların planlarını bozdu ama Tevin Coleman ve Ito Smith kötü oyuncular değil ki?. Cowboys ile olan eşleşmelerinde bir avantaj, Dallas ekibinin pas savunmasının kötü, koşu savunmasının iyi olması. Yani mecburî maç planları için zorlayıcı bir rakip olmayabilir Cowboys. Peki ya Cowboys’a ne demeli? Jaguars’a fark atan, Eagles’ı deplasmanda mağlup eden, sonra da gidip kendi evinde 14-0 öne geçtiği maçta 28-14 mağlup olmayı başaran bir takım bu neticede. Fakat şöyle bir tahmin edilebilirlikleri var sanırım: OL’leri çok zayıf, o yüzden bu sene yenildikleri Titans, Redskins, Texans, Seahawks ve Panthers hep sağlam ön yedilileri olan ekipler. Falcons o konuda bir tehdit oluşturmuyor, ayrıca koşu savunmaları da kötü olduğu için Cowboys QB’si Dak Prescott ve RB Ezekiel Elliott bol bol koşma fırsatı bulabilir. Bir de Falcons’ın bütün sene boyunca Washington “öne geçemezsem hayatta maç kazanamam” Redskins dışında rahat bir galibiyet alamadığını hesaba katarsak, en azından maçın skorunun yakın olacağını söyleyebiliriz sanki. Mayfield’a karşı ne bir sack, ne bir QB hit kaydedebilmiş olan Falcons ön yedilisi karşısında rahat bir hücum imkânı bulacaktır Cowboys. Amari Cooper sayesinde pas hücumlarında da biraz gelişme olduğunu, ayrıca Red Zone savunması konusunda da fena olmadıklarını düşünürsek maçı kazanmaları bile gayet mümkün. Tabii yumurtalarımı NFL’in en kötü koçlarından biri olan Jason Garrett sepetine doldurduğumun farkındayım, ama Cowboys oyuncuları da sıralamaya ve fikstüre bakınca play-off’lara daha yakın ve bu yüzden daha motive hissediyordur kendini. Fakat şu şerhi de düşeyim: Bir önceki haftayı sürpriz yenilgi ve sürpriz galibiyet ile tamamlamış iki takımın karşılaşmasından bahsediyoruz neticede, Falcons alevli bir şekilde sahaya çıkarsa şaşırmam.

Detroit Lions – Carolina Panthers (-4.5, %63): Panthers bu senenin en aldatıcı takımlarından biri aslında. İzlerken özellikle yaratıcı hücum setleriyle zevk veren, gerek QB Cam Newton, gerek RB’ler Christian McCaffrey, gerekse WR’lar Curtis Samuel ve DJ Moore olsun her an herkesin farklı roller üstlenme potansiyeline sahip olduğu bu takımın 9 maçta 6 galibiyet almasına da şaşırmamalı. Fakat baktığımızda aldıkları Cowboys, Bengals, Giants, Eagles ve Buccaneers galibiyetlerinin o anda olduğu kadar etkileyici olmadığını fark ediyoruz zira bu takımların hepsinin vasat altı savunmalara sahip olduğu ortaya çıktı. Gene Panthers’in aldığı ve verdiği set başına yarda ortalaması aynı, ve de Red Zone savunması konusunda ligin en kötü ekiplerinden biriler. Geçen hafta derin pas savunması konusunda istatistiklerin gösterdiğinden daha kötü olduklarını da gördük verdikleri çok basit derin pas oyunlarıyla. Fakat bütün bu söylediklerim bu hafta özelinde biraz manasız, zira rakipleri Detroit Lions kaynıyor. Birincisi savunmaları çok kötü. İkincisi, yıldız sayılabilecek WR’ları Golden Tate’i Eagles’a takas ettikten sonra hücumları her anlamda kötüleşmeye başladı. Öyle ki ilk 7 maçta sadece 13 sack, 24 QB hite izin vermiş OL’leri sadece son iki maçta 16 sack ve 25 QB hit yaptırdı rakiplere. Böyle bir şey olabilir mi? Hücumları sadece uzun ve atletik oyuncularının QB Matthew Stafford ile yarattığı mucizevi işlere bakmakta, yani geçen hafta denedikleri şu ekstra iki sayı seti izlediğim en kötü şeylerden biriydi. Kaybettikleri kolay toplar, takımın her alanda kötüleşmesi vs. kurumsal bir sıkıntıya işaret ediyor ki baş antrenörleri Matt Patricia bir gazeteciyi “bana soru sorarken dik otur” diye azarladı. Yani ilkokul öğretmeni misin nedir bu? Biraz Bill Belichick özentiliği de hissedilmiyor değil ama neyse. Uzun lâfın kısası Lions’ın maç kazanmaya hâli yok gibi duruyor, Panthers ise play-off kovalıyor. Gene de en başta bahsettiğim dengesizlik ve aldatıcılık haftanın sürpriz sonuçlarından birini elde etmemiz anlamına gelebilir.



Indianapolis Colts (-1.5, %55)– Tennessee Titans: Bu maçı kazanan play-off yolunda çok büyük bir avantaj elde edecek! Colts, yeni hocaları Frank Reich sayesinde, bütün yetenek zaaflarına rağmen ligin en iyi hücumlarından birine dönüşmüş durumda. Reich’ın yeteneği geçen sene hücum koordinatörü olarak çalıştığı Eagles’ın bu sene yaşadıklarından da belli oluyor aslında, ama ağır bir sakatlıktan dönen QB Andrew Luck’ın yaşadığı dönüşüm mucizevi cidden. Geçmişte en çok pas baskısı yaşayan, derin paslara ve yavaş setlere odaklandıkları için sack üstüne sack yiyen Luck, bu sene pas baskısı konusunda 11. sıraya kadar düşmüş durumda ve de son 4 maçında yere çalınmadı! 2010 yılından beri böyle bir seri tutturmuş tek QB, o eski günlerini mumla arayan Eli Manning. Peki şampiyonluk favorisiymiş gibi bahsettiğim bu takım neden bu maçını kaybederse play-off umutlarını yitirir gibi olacak? Ön yedilileri çok kötü. Geçen hafta Jaguars QB’si Blake Bortles’ı hiç rahatsız edemediler, ama hiç. Netice olarak da Bortles 26/38 pas isabetiyle 320 yarda gidip 2 touchdown yaptı ve bu sezonki ikinci en iyi maçını oynadı. Yükseliş trendinde olan (son 4 maçtır QB reytingi düzenli olarak artmakta) Titans QB’si Marcus Mariota da potansiyelin üst sınırlarında bir performans ortaya koyabilir mi? Gayet mümkün, ki o üst sınır geçen sene Playoff galibiyeti bile getirmişti Titans’a. Gene geçen hafta taze kariyerinde ikinci kez 100+ yarda pas hücumu gerçekleştirmiş Titans RB’si Corey Davis, zayıf Colts’a karşı bir üçüncü üstün performansına imza atabilir de. Netice itibariyle şunu söylemek mümkün: Colts hücumu, rakibine 3rd down’larda ve Red Zone’da soğuk terler döktüren ve de Brady’yi bu sene 3 defa sack eden ilk savunma olmuş Titans karşısında en ciddi sınavlarından birisini verecek. Galibiyete bir tık daha yakınlar, fakat epey çekişmeli bir maç izleme ihtimalimiz çok yüksek.

New York Giants – Tampa Bay Buccaneers (+1.5, %54): Buccaneers geçen hafta muhtemelen uzun yıllar kırılmayacak bir rekor kırdı ve de tam 501 hücum yardası almasına rağmen sadece 3 sayı atabildi maç boyu. Böyle bir rezil hücum performansına yaklaşabilmiş tek takım 424 yarda ile 2011 St. Louis Rams’i. QB Ryan Fitzpatrick Fitztragic’e dönüşüp 2 interception, 1 de fumble yaptı; buna Chris Godwin ve Jacquizz Rodgers’ın kişi başı 100+ yarda gitmesine rağmen yaptığı yahut yapayazdığı top kayıpları ve de Christian Catanzaro’nun kaçırdığı ekstra sayı ve field goal da eklenince felaket kaçınılmaz oldu. Fakat ben buradan Buccaneers adına olumlu bir ders çıkarıyorum: Washington Redskins gibi savunması ile meşhur bir takıma karşı hiç de fena bir performans değil bu. Evet, Buccaneers’in sorunu zaten hücum değil savunma, fakat baş antrenörleri Dirk Koetter nedense geçen hafta hücum setlerini seçme görevini üstlenmişti sanki ters giden şey oymuş gibi (sonuçlar pek iyi oldu diyemeyiz, malûm). Ama savunma konusunda Redskins’in fersah fersah gerisinde olan Giants’a karşı gene 3 sayıda kalmayacaklardır. Ki geçen hafta Giants QB’si Eli Manning, sadece 2 defa sack edildiği ikinci maçını geçirdi bu sene. Çok ilginç ki iyi korunduğu maçlarda Giants galip geliyor yahut galibiyetin ucundan mucizevi bir şekilde dönüyor (Panthers maçı). Gene Manning iyi korunuyorsa WR Odell Beckham’a vs. attığı derin pas sayısı da artıyor! Fakat Giants taraftarları fazla sevinmesin, zira Buccaneers’in iyi becerdiği bir şey varsa o da pas baskısı, ve de Manning bu seneki “normal” formuna geri dönecektir. O yüzden şans Buccaneers’in yanında bence bu hafta.

Image result for giants buccaneers

Washington Redskins (+3, %54) – Houston Texans: Bu seneye dair en çözemediğim şeylerden birisi Texans’ın form grafiği. Ligin en kötü Red Zone savunmalarından birine sahipler, muhafız hatları gerçekten çok kötü, en önemli ikinci WR’lerini (Will Fuller) sakatlığa kurban verdiler her ne kadar takasla telafi etmeye çalışsalar da, ve de koşu hücumu tehditleri neredeyse hiç olmadığı için (sadece bir iki maç yıldızlaşabilmiş bir Lamar Miller’a güveniyorlar) de tahmin edilebilir bir yapıları var. E bu takım nasıl altı maç üst üste kazandı yahu? Yani evet, bu süreçte hep güçsüz takımlarla oynadılar ve de ortalama güce sahip Cowboys ve Broncos karşısında sırasıyla 3 ve 2 sayılık zar zor galibiyetler aldılar (hatta ikisinde de rakip takımın koçu maçı hediye etti diyebiliriz daha önce yazdığım üzere) ama gene de… Bu seri artık sona ermeli. Ama işte Redskins’de de offensive line sakatlıkları olsun, takımın hücumunun mihenk taşı RB Adrian Peterson’ın ligin en iyi koşu savunmasına sahip bir takıma karşı neler yapabileceğinin muamma olması olsun, “Texans’ı evinde geçecektir” dedirtecek bir durum yok, ki onların nasıl altı galibiyet almış olduğu apayrı bir bilmece! Hayır durum öyle komik ki, mesela bu sene oynadıkları ortak rakiplerden birisi Cowboys: Redskins onları 20-17 ile geçerken, Texans 19-16’lık galibiyete ulaşmış. Biraz daha aynı olsaydınız? Redskins’in oynadığı 9 maçın hiçbirinde üstünlüğün el değiştirmemiş olması da ayrı bir güzellik. Çünkü QB’leri Alex Smith öyle takımını geriden getirecek kimlikte birisi değil, ama idare-i maslahatçılıkta lig lideri olabilir. Ya bir takım farka koşacağı, ya da başa baş ve düşük skorlu geçeceği için sıkıcı olacak bir maç ama kesin sıkıcı olacak yani.

Jacksonville Jaguars – Pittsburgh Steelers (-5.5, %73): Tekrar girmeyeyim. Geçen hafta Jaguars’ın galibiyete yaklaşabilmesinin yegane sebebi Bortles’ın hiç pas baskısı görmediği bir maç geçirmesiydi. Steelers’ın ön yedilisi nefes aldırmayacaktır Bortles’a. Geçen senenin Sacksonville Jaguars’ının helvasını yediğimizi de şüpheye mahal kalmayacak şekilde öğrendik geçen hafta. Ha şu var, ekstra sayı+field goal kaçırmasalar yahut kritik anda fumble yapmasalar deplasmanda diriliş galibiyeti almaya çok ama çok yakınlardı, fakat neticede olmadı ve havlu attılar artık. Teorik bir havlu atış değil bu, takımın çenesi en düşük savunmacısı Jalen Ramsey “beni özleyeceksiniz” temalı bir tweet bile attı maç sonunda. Hayırdır? Pittsburgh AFC’nin ikinci en iyi takımı olmak istiyorsa bu maçta rahat bir galibiyet almalı.

Baltimore Ravens (-x, %69) – Cincinnati Bengals: Bu yazıyı kaleme aldığım dakikalarda Ravens’in QB mevkiinde sakat olan Joe Flacco’yu mu, hasta olan çaylak yedek Lamar Jackson’ı mı yoksa yedeğin yedeği Robert Griffin III’ü mü oynatacağı belli değildi. O yüzden handikap henüz belirlenmedi. Fakat Bengals’da A.J. Green’in gene sakatlığı sebebiyle oynamayacağını biliyoruz ve de Green’siz Ravens savunmasına karşı hiçbir şey yapamaz Bengals. Buna ek olarak savunmaları da o kadar kötü durumda ki baş antrenör Marvin Lewis savunma koordinatörünün görevine son verdi ve de o sorumluluğu da kendisi üstlendi. En son 15 sene önce savunma setlerini yürütmüş bir hocanın neyi değiştirebileceği soru işareti. Yani Bengals’ın Greensiz hücumu kötü, savunması ondan kötü ve de geçen hafta Saints ön yedilisi QB’leri Andy Dalton’ı 4 defa sack etmişti. O yüzden deplasmanda Bengals bu maçı kazanamaz, Ravens QB’si kim olursa olsun. Hatta Flacco’nun oynamayacak olması avantaj bile diyebiliriz, zira bu sene ilk maçına çıkan yedek QB’lerin tek seferlik parlama senesi defalarca gördüğümüz üzere.

Image result for ravens bengals

Arizona Cardinals (-5.5, %64) – Oakland Raiders: Rams-Chiefs gibi dev bir eşleşmenin olduğu hafta spektrumun öteki ucunda yer alan berbat bir eşleşme de olmalı tabii. Ama müsaadenizle Arizona temsilcisini biraz öveceğim: Geçen hafta Chiefs’i sadece 26 sayıda tutan bir savunmaya sahipler, az sayı yemekle kalmayıp Chiefs’in yıldız QB’si Patrick Mahomes’a da uzak ara en çok sack edildiği maçı tattırdılar tam 5 (beş!) defa yere çalarak (bu sezon ikiden fazla sack yediği maç yoktu). Red Zone’da %73.17 gibi bir başarıya sahip olan Chiefs’i %50’de tuttular, gene ligin en iyi 3rd down savunmalarından birine sahip bir takıma karşı %50 gibi bir başarıya ulaştılar. Her şeyden önemlisi, bir zamanların yıldız koşucusu David Johnson, 98 koşu, 85 de pas yardası ile sezonun uzak ara en iyi performansına imza attı! Maçtan sonra “kendimi 2016 senesinde gibi hissettim” bile dedi zaten. Geçen haftaki yazımda belirttiğim üzere, yeni hücum koordinatörü Byron Leftwich’in değişiklik sinyali verip vermeyeceği önemli bir soruydu. Kendisi hem Johnson’ı kıyma makinesinden geçirir gibi koşturmayı azalttı (21 koşusunun sadece 14’ü ortadandı, gene çok belki ama sene ortalamasına kıyasla harika sayılır) hem de pas oyununa dahil etti. Cardinals’ın OL’i de iyileşirse ve çaylak QB’leri Josh Rosen tecrübe kazanırsa epey iyi bir takım olacaklar bence. Karşılarında ligin en kötü muhafız hattına, ön yedilisine, pas savunmasına ve koşu hücumuna sahip (Doug Martin biraz kıpırdatmış olsa da) ve de gözlerini bir numaralı oyuncu seçme hakkına dikmiş bir takım varken galibiyete ulaşacaklardır. Ha, şu var: Raiders geçen hafta Los Angeles Chargers’a en düşük pas yardası aldığı maçlardan birini çıkarttı, Rivers’ın bir pasını kaptı ve 3 tane daha pas kapabilirdi. Tabii Red Zone hücumunda berbat bir performans sergiliyor olmaları da alabilecekleri sayılardan etti onları. Ama Cardinals savunması daha taze böyle bir performans sergilemişken Raiders’ın maçı yakın tutacağına güvenmek akıl dışı bir tercih olur.

Los Angeles Chargers (%70) – Denver Broncos (+7): Sene boyunca en az bir kere hatalı tercihlerini yoğun eleştirdiğim iki baş antrenörün karşılaşması! Chargers’ın geçen hafta yaşadığı sıkıntılara yazının başında değinmiştim zaten. Öte yandan Denver temsilcisi, özellikle de güçlü rakiplere karşı öyle kolay kolay fark yemeyen bir görüntüye sahip, bu takıma Rams 23, Chiefs ise 27 ve 30 sayı atabildi. Broncos’un çaylak koşucu ikilisini de daha önce bol bol övdüm burada, rakiplere koşu oyununda 4-6 yarda vermeye bayılan Chargers savunmasına karşı iyi bir performans çıkarabilirler. Chargers elbette kazanmalı, fakat işleri handikapın öngördüğü kadar kolay olmayacaktır ve olmamalı.

!KAÇMAZ! New Orleans Saints (-8, %79)– Philadelphia Eagles: Drew Brees… Sessiz ve derinden şampiyonluk yolunda ilerlemeye devam ediyor Saints (gerçi artık sessiz diyemeyiz sanırım). NFL tarihinde sezon boyu tutturulan pas isabetlerine baktığımızda ilk 4’te tam 3 defa Brees yer alıyor %71.23, %70.62 ve %69.99 ile. Peki şimdiye kadarki pas isabet yüzdesi ne kendisinin? %77.3! Brees’in önündeki muhafız hattı mükemmel bir iş çıkarıyor bu sene, ki Bengals gibi aslında fena sayılmayacak bir ön yediliye karşı da 0 sack ve 2 QB hit’e müsaade ettiler sadece. Ki bunlar işin Brees övgüsü kısmı, daha 47 kere koşup 244 yarda giden koşu ekibine ve de WR Mike Thomas’a gelmedim. Akıllı bir koç, yetenekli bir ekip ve de gelmiş geçmiş en isabetli pas atan bir QB kombinasyonu, Rams ve Chiefs’in gölgesinde kalıyor belki ama kesinlikle kalmamalı. Bu haftaki rakipleri Eagles: Geçen hafta OL’leri Carson Wentz’i koruma işinde gene başarısız olmuş (2 sack, 6 hit), rotasyondaki en iyi üç bekini sakatlığa kurban vermiş (bu hafta Thomas şov geliyor), Elliott’ın 19 denemede 151 yarda koşmasına müsaade etmiş (Alvin Kamara ve Mark Ingram ellerini ovuşturuyorlar) ve de rakibi çelmeleme konusunda bütün sene yaşadığı sıkıntıların devam ettiğini göstermiş bir Eagles var. Evet, son şampiyonun yüreğini asla hafife almamalı ama oynadığı takım da Buffalo Bills değil. Saints rahat kazanmalı bu maçı. (Eagles bir şekilde maça tutunup 7 sayıyla kaybedecek kesin bu kadar övgü ve yerginin üzerine)

!KAÇMAZ! Chicago Bears (-2.5, %55) – Minnesota Vikings: Gerçekten kafa kafaya bir eşleşme, fakat Bears kıl payı üstün. Şöyle ki, iki takımın da line’ları pas koruması ve pas baskısı konusunda ligin üst sınıf ekipleri arasında. Bears’de Khalil Mack’in istirahat sonrası sakatlığından iyileşmiş şekilde sahalara geri dönmesi geçen hafta Lions QB’si Stafford hiç ama hiç mutlu etmemişti. İşin ilginci, Vikings de en son iki hafta önce oynadığı maçta Stafford ile karşılaşmıştı ve Stafford gene yoğun bir baskıya maruz kalmıştı. Vikings’in derin pas savunması sene başından beri istenilen seviyede değil, bu da bu tür paslarda risk almayı seven Bears QB’si Mitch Trubisky’nin ne kadar cezalandırılacağını belirsiz kılıyor. Öte yandan Bears savunması komple başarılı (derin paslarda da 6. sıradalar 23. Vikings’in aksine), ve her ne kadar Vikings WR’ları Adam Thielen ve Stefon Diggs’i durdurmak mümkün değilse de QB Kirk Cousins’dan bir iki interception kapıp maçın momentumunu değiştirme fırsatları var. Birinci avantaj bu. İkincisi, Vikings’in hücumunda son haftalarda yaşanılan kıpırdanmada RB Latavius Murray’nin almaya başladığı touchdown’ların etkisi vardı. Bears bu alanda da ligin en iyi savunmalarından birine sahip olduğu için Vikings’in zaten beklentileri karşılayamayan total sayı üretimi yara alacaktır. Son olarak da pozisyonel zafiyetlere değinmeli: Bears savunmasının bariz bir gediği yokken, Vikings özellikle RB’lere atılan pasları savunmada sıkıntılar çekebiliyor. Bears RB’si Tarik Cohen epey başarılı bir maç çıkaracaktır o yüzden. İşte bunun gibi etkenleri bir araya toplayınca, Chicago temsilcisinin galibiyete az daha yakın olduğu sonucuna varıyorum ama gerçekten izlemesi son derece zevkli bir karşılaşma olacak bence, güçlü savunmalar, sürpriz işler yapan QB’ler ve dış açıklar hem savunma, hem hücum hem de beklenmedik hatalar açısından çok şeyler vaat etmekte.

Image result for bears vikings

!KAÇMAZ! Los Angeles Rams (%51) – Kansas City Chiefs (+3.5): Super Bowl ön gösterimi mi izleyeceğiz acaba? Heyecanlanmamak elde değil. Pek çok açıdan denk bu iki takım: DVOA’ya göre Rams pas hücumunda 3., Chiefs 1.; koşu hücumunda Rams 1., Chiefs 4.; pas savunmasında Rams 13., Chiefs 12.; koşu savunmasında Rams 29., Chiefs 32.; pas korumasında Rams 7., Chiefs 6.; Red Zone hücum yüzdeleri çok yakın, 3rd down hücum ve savunma yüzdeleri hakeza… Sadece belli nüanslar belirleyecek maçı kazananın kim olduğunu. Bu karşılaşmayı daha da ilginç kılan şey, geçen haftaki mücadelelerin bu iki takımın Kripton taşını da tekrar gözler önüne sermiş olmasıydı. Rams derin pas savunmasında hâlâ daha yokları oynuyor ve geçen haftanın en kötü 3. takımı oldular bu alanda (ki özet görüntülerde de değindiğim üzere Seahawks WR’ı Tyler Lockett şov yapmıştı). Ayrıca Seahawks’a tam 273 koşu yardası verdiler hücumda. 273! Chiefs’in sömürmesi gerek bu zayıf noktaları. Peki Rams’in artıları ne? Ön yedililerindeki üç isimden kimse kurtulamıyor: Aaron Donald ve Ndamukong Suh’un yanına geçen haftanın en kritik savunma müdahalelerinden birini yapan Dante Fowler da eklendi artık. Üstte de değindiğim gibi, Cardinals’ın Chiefs’ı pas baskısıyla nasıl yavaşlattığı muhakkak çalışmıştır Rams bu hafta. Eh, Chiefs’in pas baskısı ekibi de istikrarlı bir şekilde yükseldi sezon boyu ki onlar da Seahawks’ın Rams QB’si Jared Goff’a dünyayı nasıl dar ettiğini iyice etüt edeceklerdir. Bu mukayese böyle sürüp gider. Son tahlilde Chiefs aslında daha iyi takım bence, fakat düşeceğim şerh yakın giden bir maçta Andy Reid’in saçma sapan molalar ve kararlar alması. Bu sene Chiefs hemen her maçını farklı kazandığı için Reid’in o kadim kifayetsizliğiyle pek yüzleşmedik ama Patriots maçında ekstra 2 sayı denememişti mesela, hatırlayanlar olacaktır. İşte bu yüzden maç Rams’e daha yakın, fakat handikap Chiefs’e.

Geçen haftanın handikap tahminleri: 7-6-1

Sezonun handikap tahmini toplamı: 66-75-7 (%46.8)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 8-6-0

Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 92-53-2 (%63.4)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler