Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolGündemYorumEn İyi 11: Bundesliga

Bundesliga'da 2016-2017 sezonunda kimler öne çıktı? 16. hafta sonunda ligin en iyi 11'ini Caner Eler ve Fatih Demireli seçti.

Lukas Hradecky (Eintracht Frankfurt)

Almanya’da Alman olmadan kaleci olarak Bundesliga’da barınmak epey zor iş. Her yıl sayısız kaleci ortaya çıkartan ve milli takımını kalecilerle donatabilen Almanya’da bu sene ilk yarıda en çok dikkat çekenin Slovakya kökenli bir Finli olması olağanüstü bir başarı. Hele ki o ligde bir de Manuel Neuer varsa. Müthiş bir çıkış yapan Frankfurt’un belki de en istikrarlı ismi Lukas Hradecky. 7 maçta kalesini gole kapatan Hradecky bu günlerde gelen tekliflere rağmen Frankfurt ile sözleşme uzatmak üzere. Ligin ilk yarısının flaş takımlarından Pal Dardai’nin katı savunma takımı Hertha Berlin’in kalecisi Rune Jarstein’ın da ilk yarı performansıyla sıralamamızda hemen Hradecky’nin ardından geldiğini hatırlatalım.

Philipp Lahm (Bayern Münih)

Matthias Sammer’in ayrılışının ardından sportif direktör arayışına giren Bayern Münih yönetimi, aradığı ismi sağ bekinde buldu. Philipp Lahm, en geç 2018’de Bayern’in futbolunu yönetmesi bekleniyor. Hatta kimi insan, Lahm’ın futbolu bu sezonun sonunda bırakıp, hemen yeni görevine geçmesinin daha iyi olduğunu iddia etmişti. Lahm ise bu söylentileri yalanlamak istercesine muazzam bir ilk yarı performansı ortaya koyup, “yahu bu adam da futbol bırakmaz” dedirtti. Aslında artık sadece sağ bek demek dahi büyük haksızlık.

Mats Hummels (Bayern Münih)

Mats Hummels 2016’nın son aylarında sadece Leipzig maçında birden ortaya çıkan boyattığı altın saçlarıyla dikkat çekmedi. Borussia Dortmund’tan 35 Milyon Euro’ya eski kulübüne dönen Hummels, kısa sürede Bayern’in defanstaki yeni patronu oldu. Takım arkadaşı Jerome Boateng’in performans düşüklüğü gösterdiği bir sezonda istikrar abidesi olarak ortaya çıkan Hummels, saha dışında da takımın liderliğini yapıyor. Yuvasına dönmek ona iyi gelmiş gibi.

Niklas Süle (1899 Hoffenheim)

Sakatlıklar, kadro sıkıntısı derken bir dönem “yetenekli” sınıfındaki Niklas Süle, “yetenekli ama olmayacak” sınıfına giriyordu az daha. Ancak Markus Gisdol yönetiminde başlayan çıkış, Julian Nagelsmann ile zirve yaptı ve stoper oyuncusu belki de Bundesliga’nın en gözde stoperi haline geldi. Bizim listemizde de Sokratis, Mavraj ve Orban gibi isimlerin önüne geçti. Modern yapısıyla oyunun kurgulanmasında da etkin bir rol oynayan Süle’nin bu performansı “cezasız” kalmadı. Niklas, Bayern’le anlaştı.

Benjamin Henrichs (Bayer Leverkusen)

1997 doğumlu Henrichs, Leverkusen’in uzun vadeli bek pozisyonlarını doldurmak üzere yetiştiriliyordu. Ancak sakatlıklar ve önündeki isimlerin form düşüklüğü genç oyuncuyu bir anda 11’e doğru iteledi ve Henrichs orayı bir daha terk etmedi. Babası Alman, annesi Ganalı olan Henrichs tempolu çıkışları ve olağanüstü tekniği ile aslında ofansif bir kanat oyuncusu olabileceğini de gösterdi. Ancak genel olarak bek sıkıntısı yaşayan Almanlar, Henrichs’ı daha defansif bir görevde oynatmak istiyor. Joachim Löw de genc oyuncuyu Kasım ayında ilk kez A Milli Takım’a davet etti bile. Listemizde de Köln’den Sörensen’in önünde kendine yer buldu.

Bayern Muenchen v TSG 1899 Hoffenheim - Bundesliga

Kerem Demirbay (Hoffenheim)

Sezon başında Hamburg’tan Hoffenheim’a transfer olurken, bu olay en fazla bir arka sayfa haberi olarak değerlendirilmişti. Hoffenheim yönetimi de Kerem’i alternatif bir isim olarak düşünüyordu ama Kerem öyle bir performans ortaya koydu ki, alternatif iken bir anda alternatifsiz oldu. Teknik becerisiyle Hoffenheim’ın oyununa zarafet katan Türk asıllı Alman oyuncu, iki ülkenin federasyonunu da karşı karşıya getirdi. İkinci yarıda da böyle performans gösterirse, Kerem’i kazanmak için daha da kesin bir mücadeleye şahit olacağız. Bizim listemizde de çok iyi bir ilk yarı geçiren ve Wolfsburg’a transfer olan Yunus Mallı’nın önünde kendine yer buldu.

Naby Keita (RB Leipzig)

Avusturya’da Salzburg takımı geçtiğimiz iki sezon üst üste duble kupa alırken, o serüvendeki en etkin ismin Naby Keita olduğunu herkes söylüyordu. Zamanında Fransa’nin ikinci lig takimi Istres’ten Avusturya’nın yolunu tutan Keita, o zaman olduğu gibi bugün de özgüveniyle dikkat çekti. Salzburg’ta zirve yaparken, kulübün resmi yayın organına konuşan Gineli oyuncu, “en büyük dileğim Afrika’nın en iyi oyuncusu olmak ve bir gün Barcelona’da oynamak.” Leipzig’e geldiğinde ve iyi oynamaya başladıktan sonra da, “fark yaratan oyuncuyum” diyerek bu dilde devam etti. Bu şekilde oynamaya ederse sorun yok. Bayern’den Thiago ve Vidal gibi isimlerin önünde onu kadroya almamızda da bizce bir sorun yok.

Emil Forsberg (RB Leipzig)

Bu pozisyonda aslında Ousmane Dembele’yi almamak için zor direndik. Yetenekleri ve göz alıcı futboluyla ilk yarının en etkileyici isimlerindendi. Fakat RB Leipzig böylesine bir ilk yarı geçirmişken ve bu muhteşem çıkışta en etkin isimlerinden biri de İsveçli Emil Forsberg iken elimiz kolumuz bağlandı. Bundesliga 2’de ligin en iyi oyuncusu olan Forsberg, üst kademede, Bundesliga’da da bundan geri kalmadı ve 5 gol, 9 asistle ligin en tehlikeli oyuncularından biri haline geldi. Öyle ki, Avrupa’nın birçok kulübü genç oyuncuyu transfer etmek için sıraya girdi ama Leipzig, Forsberg’i kolay kolay bırakacak gibi gözükmüyor.

Sergej Gnabry (Werder Bremen)

Rio’da yıldızlaşan Almanya Futbol Takimi’nda muhteşem bir performans ortaya koyan Gnabry, transferin de gözdesi haline gelmişti. Bir sürü teklifin arasında, Bundesliga’da son yıllarda düşüş gösteren Werder Bremen’i seçmesi çok dikkat çekici olsa da, Gnabry’nin ne kadar mantıklı hareket ettiğini gösterdi. Oynayabildiği bir kulübü seçen Gnabry, vasat bir performans sergileyen Bremen’de yıldızı parlayan oyuncu oldu. Gnabry’nin, Bremen’e imza atarken Bayern’e söz verdiği kulaktan kulağa dolaşırken, bu performansla zaten uzun süre yeşil beyazlı kulüpte kalmayacağı aşikar. Gnabry’nin kadromuzda Dortmund’lu Pulisic ve Leverkusen’li Brandt’ın önünde yer alması genç yetenek havuzunun bu pozisyonda ne kadar verimli olduğunu gösteriyor.

Anthony Modeste (FC Köln)

Lewandowski, Chicharito, Ibisevic gibi golcülerin olduğu ve iyi oynadığı bir ilk yarıda Modeste hepsinin önündeydi. Bundesliga’nın ilk yarısında 13 gol atarak ligin en golcü isimlerinden biri olan Tony Modeste’nin geçtiğimiz yıldaki tek başarısı da bu değildi. 2925 dakika sahada kalan golcü oyuncu, 2016 yılında en istikrarlı oyuncu unvanını elde etmiş oldu. Kış aylarında gol orucuna giren Modeste, kulübün resmi yayın organında bunun nedenlerini konuşurken, şu cevabı verdi: “Ben Ronaldo ya da Messi değilim.” Ancak Köln için en az bu dünya yıldızları kadar değerli olduğu bir gerçek.

Pierre-Emerick Aubameyang (Borussia Dortmund)

Dünyanın en hızlı futbolcusu, bu sezona da şimdiye dek damgasını vurdu. Attığı 16 golle yine ligin zirvesinde olan “Auba”, iniş çıkışlı performans sergileyen takımının istikrar abidesi oldu. Saha dışındaki disiplinsiz hareketleri nedeniyle bazı maçlarda kadro dışında kalan Aubameyang, sempatik tavırlarıyla kısa sürede kendini affettirdi hep. Her geçen yıl biraz daha gelişen Aubameyang için sorabileceğimiz tek şey; yeni sezonda da bu golleri Dortmund formasıyla mı atacak? Leipzig’den Timo Werner ise Almanya futbolunun yeni golcü umudu olarak bu pozisyonda mansiyonumuzu alan isim oldu.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler