Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarE-Spor’da Yapay Zekâ Çağı

Elon Musk'ın kurucu ortağı olduğu OpenAI firması, ürettiği yapay zekalarıyla dünyanın en iyi Dota 2 takımının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Feyyaz Sonbudak1 sene önce

10 Şubat 1996 tarihinde Deep Blue ile Garry Kasparov arasında oynanan maç, tarihe ‘bir makinenin dünya şampiyonunu yendiği ilk satranç müsabakası’ olarak geçti. Ancak Kasparov geri kalan beş maçın üçünü kazanıp, ikisinde beraber kalarak 4-2’lik skorla insan ırkını makineler karşısında öne geçirdi.

Yenilginin ardından Deep Blue’ya yazılımsal güncellemeler getirildi, adı da Deeper Blue olarak değiştirildi. 1997 yılında bu ikili rövanş maçı için yeniden karşı karşıya geldiklerinde, genel hava Kasparov’un tekrar kazanacağı yönündeydi. İlk beş maçın ardından iki zekâ da birbirlerine üstünlük sağlayamadı ve nihai kararın belirleneceği altıncı maç için nefesler tutuldu. Kasparov’un açılışta yaptığı hatayı Deeper Blue affetmedi ve makineler adına beraberlik golünü insan ağlarına gönderdi. Kasparov, IBM’i hile yapmakla suçladı ve rövanş istedi. Ancak IBM bu isteği geri çevirdi ve Deep(er) Blue’yu emekli etti.

Yıllar geçtikçe satranç oyununa olan ilgi azalmaya, bilgisayarlara olan ilgi ise artmaya başladı. Ve satrancın temellerini attığı dengesel unsurlarla yapılan oyunlar -MOBA’lar- 21’inci yüzyılın başlarından itibaren artan popülariteleriyle günümüze kadar geldi. Öyle ki 2018 Super Bowl finalini 103 milyon insan izlerken, 2020 e-spor finalinin 70 milyon kişi tarafından takip edileceği öne sürülüyor, hatta bu miktarın rahatlıkla aşılacağını düşünenler çoğunlukta. Zira 2017 Dota 2 finallerini 11 milyon insan internet siteleri üzerinden izledi. İnternet üzerinden olması ayrı bir öneme sahip, çünkü televizyon kanalları son dört yıldır e-spor içerikleri yayınlamaya başladı ve henüz internet sporunu televizyonlarından takip eden kemik bir kitle tam oluşamadı.

Yaklaşan 2018 Dota 2 turnuvası 24 milyon doların üzerinde ödül havuzuna sahip olacak. Ve turnuvayı kazanan takım, her ne kadar 11 milyon doların üzerinde bir miktarı elde edecek olsa da Elon Musk’ın da kurucu ortağı olduğu, yapay zekalardan oluşturulmuş OpenAI firmasının botlarına karşı son bir maç daha oynayacak.

(Makalenin geri kalanınında yer yer Kris Holt’un kaleme aldığı ‘’OpenAI’s ‘Dota 2’ bots are taking on pro teams’’ yazısından faydalanacağım. Tamamını okumak isterseniz sizi şöyle alalım.)

Geçtiğimiz yılın finallerinde, turnuvanın en iyi oyuncuları birebir mini maçlarla OpenAI botlarıyla karşı karşıya gelmişlerdi. Ve ortaya çıkan görüntüler ağızları açık bıraktı. Botlar, insan rakiplerine karşı olağanüstü bir performans ortaya koydu ve bazılarını da yenme başarısını gösterdi. Geçtiğimiz yıl dünyanın en iyi oyuncularından biri olarak gösterilen Danil “Dendi” Ishutin, aldığı mağlubiyetten sonra ”Bot, benim hamlelerime bir insan gibi tepki verdi ancak o, çok farklı bir şeydi” sözleriyle şaşkınlığını dile getirdi.

Oyunun herhangi bir aşamasında, kontrol edilen kahraman (karakter) bin aksiyondan birini gerçekleştiriyor. Botlar, yirmi bin seçeneğin arasından, oyunun gidişatını da hesaba katarak, bin aksiyondan en mantıklısına saliselik bir sürede karar veriyor ve onu gerçekleştiriyor. Bu rakamları Garry Kasparov’u yenen Deep Blue ile kıyaslayalım. Bir satranç oyununda ortalama aksiyon sayısı 35. Ve Deep Blue, hareket etmeyen parçaların konumlarını baz alarak 35 aksiyondan birine ancak belli bir süre geçtikten sonra karar verebiliyordu.

OpenAI firması, bire bir karşılaşma için yarattığı botlardan harika sonuçlar almasıyla birlikte botlardan oluşan bir takım için çalışmalara başladı. Bir botun oluşumunda harcanan süre, emek ve algoritmaları bir kenara koyun, beş botun birlikte bir ‘takım’ gibi hareket etmesi çok farklı bir mesele ve meydan okuma…

Botların oyun içerisinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmesi, biz insanlardan biraz daha farklı. Botlar deneme-yanılma yoluyla tecrübelerini oluştururken, bizler oyun başlamadan rakibin seçimlerine göre neyin işe yarayıp neyin yaramayacağını tahmin edebiliyoruz; böylece oyun başında ve içerisindeki seçimlerimizi bu şekilde yönlendiriyoruz. OpenAI firması botlarını 10.000 CPU’luk makinelerde Dota 2 oyununu oynatarak hazırlıyor. Türkçeye çevirmek gerekirse; bir bot, bir günde 180 yıllık -15.778.463 saat- oyun süresinden deneyim elde ediyor, yanlışlarından öğreniyor. Bir bot, saatler içerisinde bir insanın hayatı boyunca tecrübe edebileceği oyun süresini bu bilgisayarlarda oynayabiliyor. Az önce de bahsettiğim gibi; insanlar ve botların öğrenme biçimleri farklılık gösteriyor. Eğer göstermeseydi, bir bot, birkaç saat içerisinde dünyanın en iyi ‘oyuncusu’ olabilirdi.

Botları en çok zorlayan şey ise oyundaki karakterlerin ve haritanın -oyunu dengelemek adına- sürekli güncellenip değişmesi. Zira en minör değişiklikler bile botların deneme-yanılma sürecini baştan başlatıyor. Ve eski data kullanılmaz hâle geldiği için de yeni bilgi eskinin üzerine yazılıyor.

Botlar tarafından öğrenilmesi zor olan ikinci şey de karşısındaki organik (insan) oyuncuların hareketleri. MOBA oyunlarında haritanın belirli bir kısmını görme imkânına sahipsiniz. Ve botlar, ellerinde kesin ve net veriler olmadığında bir önergeyi çözmekte zorlanmışlar. Ancak OpenAI bu soruna da çözüm üretmiş. Botların günde 180 yıllık oyun tecrübesi edinebildiklerinden bahsetmiştim. Ancak bu tecrübeleri insanlara karşı oynayarak edinmiyorlar. Botlar, insanlardan ziyade başka botlar karşısında deneme-yanılma öğrenimlerini gerçekleştiriyorlar. OpenAI, geçmişten bügüne kadar gelen tüm profesyonel Dota 2 maçlarının tekrarlarını botlarına izletmiş ve sonrasında bu botlar, insan rakiplerinin nasıl ve nereye hareket ettiklerinin bir formüllerini çıkartmış. Rakiplerinin hangi durumlarda haritanın belirli kısımlarına hareket edebileceklerini neredeyse hatasız tahmin edebiliyorlar. Hatta ve hatta, oynayacakları rakiplerin oyuna yaklaşımlarını ve tercihlerini analiz edip, karşısındaki organik rakiplerine göre kendilerini adapte edebiliyorlar.

Botlar uykusuz kalmıyor, mantıksız seçimler yapmıyor, stres altında elleri terlemiyor, sakatlanmıyor ve özel hayatlarında yaşamaları olası sıkıntılardan muaflar. Onlar özenle tasarlanmış ürünler. Enerjilerini neredeyse yüzde yüz verimlilikle kullanıyorlar. Örnek vermek gerekirse; 80 milisaniye reaksiyon süresine sahipler ve bu rakam herhangi bir insanın tepki süresinden daha hızlı olduğu gibi, hiç bir zaman 81 ms’ye çıkmıyor. Dakika başına 150-170 aksiyon gerçekleştirebiliyorlar lakin bu rakamlar en iyi insan oyuncular tarafından da -insanların kas hafızasının yardımıyla- yakalanabiliyor.

Her ne kadar -2018 model- botların avantajları göz korkutsa da Dota 2 oyunundaki 115 karakterin yalnızca 5 tanesinde uzmanlaşmış durumdalar. Ve belirleyici kararlar -oynadıkları karakterin hangi yeteneklerini ilk geliştireceklerini, oyun paralarını hangi eşyalar üzerinde harcayabilecekleri gibi- onları üreten insanlar tarafından verilmiş.

OpenAI, değerli botlarını 2018 Dota 2 turnuvasına amatör takımlarla maçlar yaparak hazırlıyor. Ve şu ana kadar ne amatör ne de yarı-profesyonel takımlara karşı yenilgi yüzü görmediler. Turnuva öncesi 28 Temmuz’da da profesyonel bir takımla maç yapacaklar ve bu maç Twitch.tv adresinden canlı yayınlacak.

OpenAI, botlarla insanların aynı takımda yer almasının hayalleri olduğunu söylüyor. Zira, her iki düşünen varlığın farklı avantajları ve dezavantajları mevcut ve birbirlerini tamamlayabilirler. OpenAI botlarıyla yüzleşmiş olan yarı-profesyonel oyuncular da oynadıkları her maçtan ne kadar çok şey öğrendiklerinin altını çiziyorlar. Takım savaşlarındaki pozisyon almadan tutun, hangi hedefe yoğunlaşacaklarından, haritanın hangi kısımlarının kontrol edilmesi gerektiğine kadar birçok şeyde uzman olan botların, insanların diğer insan rakiplerine karşı verdiği mücadeleye de etki etmesi kaçınılmaz. Amatör oyuncuların dahi botlara karşı oynadıkları birkaç maçtan sonra gösterdikleri gelişimi profesyonel seviyeye vurduğumuzda, zamanla makineleşecek insanların arasında geçen rekabetin kaderi, ilk hatayı yapanın aleyhine sonuçlanacak gibi gözüküyor. Aynı Garry Kasparov’un meşhur altıncı maçta yaptığı açılış hatası gibi.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce
Selef

Selef

2 ay önce