Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarDuygular Senfonisi

Sporda başarılı olmanız için aşka ihtiyaç duyarsınız. Aşk tek kişilik olabilir, bazen spor da öyledir. Ama bir kişinin daha varlığı sizi daha güçlü kılar.

Sovyet spor makinesinin en önemli dişlisi olan CSKA’nın Gençler Spor Okulu’nda tanışmışlardı. 4-5 yaşlarında girdikleri kulüpte 1981’de eşleştirildiklerinde Ekaterina 10, Sergei ise 14 yaşındaydı. Antrenör Vladimir Zuharov solo paten için güçsüz gördüğü Sergei’yi büyük yetenek olarak düşündüğü Katya ile çift olarak yetiştirmek istiyordu. Çok çabuk da uyum sağladılar. Hatta birlik olup bazı antrenmanlara geç kalan Sergei’yi dışlamak isteyen Zuharov’u kovdular. 1985 yılında Gençler Dünya Şampiyonu olduktan bir yıl sonra asıl dünya şampiyonluğunu kazandılar. Nadir görülen bir olaydı.

Ekaterina 16 yaşına geldiğinde Calgary’de olimpiyat şampiyonluğunu kazanmışlardı bile. Fakat sevgili değildiler henüz. Yine de şiirsel bir uyumları vardı. Ekaterina Gordeeva 1.56 metre boyu ve 41 kilo ağırlığı ile gerçek bir peri gibiydi. Sergei Grinkov gücü ve dayanıklılığı ile perinin havada uçmak için güvendiği ve hep geri döndüğü anda buza düşmeden onu tutan bir koruyucu melekti adeta. Fakat güçlü melek, zarif balerin perisine büyüdükçe âşık olmaya başlamıştı. Hep başkalarıyla olan Sergei, ilk defa 1989 yılında yıllardır elini tuttuğu kızın aslında hayatının kadını olduğunu anlamıştı. Katya ise çoktan ona tutulmuştu. Buzda olduğu gibi özel hayatta da yakınlardı artık. 1991’de evlendiler. İki yıl sonra da kızları Darya dünyaya geldi. Dört dünya şampiyonluğu ve 1988 Olimpiyat altını sonrası profesyonel oldukları için Olimpiyat Oyunları kuralları gereği ’92 Albertville’de yoklardı. Fakat IOC bu kuralı değiştirdikten sonra ’94 Lillehammer’de tekrar ana sahnedeydiler.

Tonya Harding-Nancy Kerrigan olayının yarattığı sansasyonun yanında onlar yine herkesin bildiği zarafeti koruyorlardı. Üstelik bu sefer artık tam bir çift gibiydiler. Kategorileri buz dansı olmamasına rağmen, Beethoven’ın Ayışığı Sonatı eseri eşliğinde muhteşem zorluktaki atletik hareketleri yaparken bile dünyanın en iyi dansçıları kadar akrobatik olmayı başarıyorlardı. “Onlar buz üstündeyken aralarındaki gücü hissedebiliyordunuz. Tüm performans boyunca gözlerini birbirlerinden bir an bile ayırmazlardı. Çiftler pateninde bunu yapmak çok zordur ve başka kimse yapamazdı zaten. Kayarken başkasının gözlerine bakabilmek çok dikkat dağıtıcıdır. Fakat bu onlar için çok doğaldı” diyordu ABD’li patenci Paul Willie. “Onların birbirlerine ne kadar âşık olduklarını çok net görebiliyordunuz. Herkesin aradığı o hissi onlar sürekli yaşıyorlardı. O kusursuz nükleer yaşamı…” diye de ekliyordu. Onlar Casablanca’nın Rick ve Ilsa’sının buz üstündeki suretleri gibiydiler ve bu hikâyede de ayrılık vardı. 1995 Kasım’ında, artık ABD’de yaşarken, yıldızlar turu için hazırlandıkları dönemde Lake Placid’deki antrenmanda kalp krizi geçiren Sergei hayatını kaybetti. Meğerse babası da erken ölen Grinkov’un kalbinde genetik mirastan dolayı iki damar tıkanmıştı. Sadece 28 yaşındayken üstelik.

Katya, artık koruyucu meleğinden yoksundu. Aşkını 1996’da yayınladığı kitabı Sergei: A Love Story ile herkese anlatmaya çalıştı. Uzun süre de çift olarak kimseyle buza çıkmadı. Ünlü antrenör John Nicks ise onların buz üstündeki aşkını şöyle anlatacaktı:

“Onlar birbirlerini tamamlayan bir çiftti. Duygular senfonisiydiler. Antrenmana bile gitseniz, gözlerinizi kapayıp onları dinlemeniz gerekirdi sadece. Tek bir ses çıkmazdı. Buzun durumu ne olursa olsun, sadece müziği duyardınız. Özgürce ve doğal hareketlerin ardından patenleri buz üstünde tek bir çizik iz bile bırakmazlardı. Sadece o senfoninin izi kalırdı.”

*Bu yazı, Socrates’in Temmuz 2015 sayısında yayımlanmıştır. Eski sayılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.


[mailerlite_form form_id=2]

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Selef

Selef

4 gün önce
NHL’de Yeni Sezon

NHL’de Yeni Sezon

1 hafta önce
Olgunluk Çağı

Olgunluk Çağı

2 ay önce