Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolDoğru İsim Yanlış Plan: Badou Ndiaye

Kadrosunu yeniden yapılandıran Galatasaray, yüksek bir bedelle Osmanlıspor’dan Badou Ndiaye’yi transfer etti. Peki ama neden?

Galatasaray, son iki sezondur ligde bekleneni veremiyordu. Sık sık yapılan teknik direktör değişiklikleri, yaşanan soruna merhem olmadı. Bu sezon öncesinde ise daha büyük çapta değişikliklere gidildi. Uzun zamandır takımda olan oyuncular, kritik öneme sahip yabancı oyuncular, kadroda şans bulamayanlar takımdan gönderildi ve ciddi bonservis paraları ödenerek yabancı oyuncular kadroya dahil edildi.

Son imzalardan biri de Badou Ndiaye’den geldi. Geçtiğimiz iki sezonda Osmanlıspor forması giyen Senegalli oyuncu hem Süper Lig’de, hem de Avrupa Ligi’nde gösterdiği performansla dikkat çekti. Orta sahada oynamasına rağmen Süper Lig’deki iki sezonunu 17 golle tamamladı. İstatistikleri de, form durumu da, saha içinde takımını taşıması da onun değerini gösteriyor. Ama Galatasaray’ın aradığı futbolcu olup olmadığı belirsiz kalıyor.

Bu bilinmezliğin nedeni Ndiaye’den önce Galatasaray’da yatıyor. Galatasaray bu sezon sahada nasıl dizilecek bilemiyoruz. Haliyle Ndiaye’nin sahanın neresinde oynayacağını da kestiremiyoruz. Oyuncunun transferinden hemen önce başlayan ‘8 numaraya alternatif’ söylemleri eğer gerçekleşirse; büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya kalınabilir.

Açıkçası Ndiaye’nin merkez orta sahada, daha keskin bir tabirle Selçuk İnan ile yan yana veya Selçuk İnan’ın yerinde, oynaması Galatasaray’ın sorunlarını çözecek gibi durmuyor. Ndiaye’nin önemli meziyetleri var. Tekniği ve top kullanımı ortalamanın üstünde. Ayrıca dikine koşuları rakip savunmalara çok büyük sıkıntı yaratıyor. Fakat diğer yandan saha içinde devamlılığı olan bir oyuncu değil. Savunma kısmına kafa yormuyor. Dağınık; aynı zamanda da top kendi bölgesinden uzaklaşmaya başladıkça takip etmeyi bırakan bir oyuncu. Kendisi hem takımı taşıyacak hem de takımın taşıyacağı bir 10 numara olabilirdi ama 8 numara için hafif kalıyor. O bölgeden oynayan oyuncuların, devamlı çalışmak zorunda olan bir zekaları olmalı ve aynı zamanda oyunun temposunu belirlemeleri gerekir. Ndiaye; bu tip konularda, fazla kendini yormayan, hatta doğaçlama ‘takılan’ bir oyuncu olarak göze çarpıyor.

Bir diğer soru işareti de Osmanlıspor ile Galatasaray’un oyun tarzları arasındaki fark sayesinde beliriyor. Osmanlıspor; özellikle Mustafa Reşit Akçay döneminde kendi yarı sahasında yerleşip, sonrasında hızlı hücumlarla gol arayan bir takımdı. Belki de bu sebepten olsa gerek; savunmanın hemen önünde, sahanın ortasında topla buluşan Ndiaye; kafalarda bir 8 numara imajı yaratmış olabilir. Birçok kez topla buluştuğu bölgeler, sahanın o kısımları olsa da görevi bir 8 numaradan daha başkaydı; hızlı atağı sonuçlandırmak üzerine programlanmıştı. Galatasaray’da ise daha farklı bir dizilim ve oyun planı görecek. Kapanan rakipler, tempo yapmak zorunda olan bir takım, dar alana sıkışan bir oyun… Kısacası Ndiaye, meziyetlerinin büyük bir kısmını kaleden uzaklaştıkça, daha da doğrusu kendisi ile rakip kale arasındaki bölgede oyuncu sayısı çoğaldıkça gösteremeyebilir.

Ndiaye’nin verimli olacağı bölgede büyük ihtimalle, bir başka yüksek bedelli transfer Younes Belhanda oynayacak. Yani Ndiaye ilk 11’de yer alacaksa, zorlanacağı bir bölgede oynayacak. Fernando transferini ve Selçuk İnan’ın kalacağını düşünürsek ilk seçenek, özellikle sezon ilerledikçe, kendisi olmayacak. Bütün bunları değerlendirdikçe karşımıza doğru bir isim ama yanlış bir planlama çıkıyor.

Üstelik, Ndiaye büyük tartışmalar yaratarak Galatasaray’ın bu sezon en çok bedeli ödediği oyuncu oldu. Alacağı maaş ve bonuslar bir kenara; Osmanlıspor, iki sezon önce Norveç Ligi’ndeki Bodo Glimt takımından 350.000 Euro’ya transfer ettiği oyuncuyu 7.5 milyon Euro’ya satmış oldu. Muhakkak oyuncuların gelişimleri, transfer piyasasının yükselmesi gibi etkenler bu rakamları artık bir nebze daha normal kılıyor. Fakat yine de Galatasaray için bir soru işareti ortaya çıkıyor. Galatasaray; o zamanlar 24 yaşında olan, üstelik Afrika’da isimsiz bir takımda değil de Avrupa’da oynayan ve ucuza alabileceği bir oyuncuyu Osmanlıspor’dan önce görebilmeliydi. Bu tip oyuncuların Galatasaray’a transfer edilmesi için iki sezonunu Osmanlıspor’da geçirip fiyatını katlamasına gerek kalmamalı. Fakat oyuncu gelişimini değerlendirirsek; bu konuda eleştiri dozunu düşük tutabiliriz. Diğer yandan bu tip çelişkilerle karşılaşmamak için en zahmetli ama en sağlam yöntem oyuncuyu kulüplerin kendisini yetiştirmesidir. Galatasaray bunun üzerine düşünen bir kulüp; fakat bir yandan da Ndiaye için Osmanlıspor’a üç genç oyuncusunu vermeyi göze alabiliyor.

Her şeye rağmen; sezonun henüz başındayız ve transfer dönemi devam ediyor. Galatasaray için her şey ne kadar da karışık olsa, kağıt üzerindeki hesaplar ışık vermese de bu oyun sahada oynanıyor. Bazen hem takım içinde oluşan kimya hem de ligin dinamikleri, beklenmedik sonuçlar çıkarabilir. Ndiaye gibi isimler de bu tip sürprizleri yaratabilecek tarzdadır. Plan futbolda önemlidir ama doğaçlama ruh bazen en kötü plandan daha iyi olabilir. Galatasaray’ın yeni sezon öncesinde sığınabileceği tek düşünce bu olacak gibi duruyor.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Yanılgı

Yanılgı

2 gün önce
Hepimiz Kardeşiz

Hepimiz Kardeşiz

4 hafta önce