Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolDrogba Derse Başladı

Avrupa milli maçların heyecanına kapılmışken, okyanusun karşısında Didier Drogba hat-trick yaptı.

MLS’e gelen kariyerli oyuncular üzerinden üretilen ‘Amerikalılara futbol öğretiyorlar‘ fikri, oldukça üstten bakan bir tarz olarak görülebilir . Belki de, ABD ile dünyanın geri kalanı arasında yaşanan çatışmanın rövanşının alınabilecek nadir alanlarından biri futbol olduğu için bu kadar yaygın bir biçimde kullanılıyor. Fakat bir gerçek var; bu futbolcular gerçekten bir başka oynuyorlar. Sadece MLS için değil; Drogba, Süper Lig’e geldiğinde de benzer etkiyi yaratmıştı. İyi futbolcuları hırslı ve istekli hallerini zayıf liglerde  izlemek ayrı bir tecrübe, ayrı bir saygınlık katkısı…

Drogba’nın Montreal Impact forması ile oynadığı ilk maç biraz düşündürücüydü. Kendisini üstün görünce ve zayıf rakipleri karşısında istediğini yapamayınca nasıl moralinin bozulduğunu ve saha içinde nasıl dağıldığını görmüştük. Üstelik o sahnelerin benzerleri ile Türkiye’de de karşılaşmıştık, o yüzden çok da yabancı değildi. Fakat Chicago Fire karşısında, hırslı, öğretici ve keyif veren bir Drogba çıktı sahaya.

Attığı ilk gol; eskiden yapabildiği voleleri artık yapamadığını gösterdi. Ama güç azalsa da zeka kaybolmaz. Iskası nedeniyle sona ermek üzere olan pozisyonu ustaca devam ettirdi. Topa son dokunuşu izlemek de bir anda ortaya çıkan tatlının kaymağı oldu. Real Madrid’e attığı ama sayılmayan golü hatırlattı. Orada da aynı ince dokunuşu yapmıştı, asıl özelliği kuvveti olan bu adam..

Bu golden sonra maç içinde gol yağmuru yaşandı. Skor 3-2’ye gelene kadar Drogba’yı kale önünde değil de daha arkalarda gördük. Top taşırken, pas dağıtırken… Bunları yaparken aynı anda elleriyle takım arkadaşlarına yön gösterip, takımın şekil almasına yardımcı oldu. Tehlike anında ise camı kırdı. Kendi camını kendi kırdı hatta! Sazı eline aldı. Önce fırsatçılığını ve kurnazlığını konuşturdu. Hızlıca başlayan oyunda hemen topu ağlara yolladı. Buraya kadar normal. Drogba bu, yapar. Fakat sonrası hayret verici sayılabilir.

Dünyanın sayılı santrforlarından biri, emeklilik hayatın yaşadığı düşünülen MLS’te skoru 3-3’e getirdikten sonra, kalenin içindeki topu alıp santraya koşuyor. Koşarken de takımını ve taraftarları canlandırmaya çalışıyor. Santraya geldiğinde elindeki topu ‘gazla’ yere vurmasından sonra anlıyoruz; Drogba bu maçı istiyor ve alacak.

5 dakika sonrasında da galibiyet golünü atıyor. Zaten bekliyorduk. Fakat golün gelişimini görünce insanın evde otururken ayağa kalkıp alkışlaması geliyor. Drogba sağdan gelen ortaya muhteşem vuruyor, ama top kaleciden dönüyor. Daha doğrusu dönmüyor, havaya yükseliyor. Fakat yükselen tek şey top değil, Drogba da inanılmaz bir şekilde yukarıya tırmanıyor! Topu takip edişi, yükselişi, vuruşu… Herhangi bir oyuncu yapsa yine hoşumuza giderdi ama işin içinde saygı da var bu sefer. Bunu yapan adam, bunu daha önce defalarca yaptı. Artık yapmasa kimse ‘neden yapmadı’ demez. O oynamak ve kazanmak istiyor hala. O nedenle attığı gol, aslında attığı golden daha fazlası. Sadece Amerika halkına değil, futbolu izleyen, futbol ile hayat arasında bağ kurmaya çalışan herkese bir şeyler öğretiyor.

37 yaşında kazanabileceği her şeyi kazanmış ama hâlâ gaza geliyor, hâlâ topa yükseliyor, hâlâ maç kazandırıyor. Ligin önemi yok. İsteyince bunu yapabiliyor. Yaptığında insanı hayran bırakıyor. Drogba’yı izlemeye devam edeceğiz…

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

1 gün önce
Gençliğime Mektup

Gençliğime Mektup

3 gün önce