Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GündemYorumYarı Final Gerginliği

Güney Amerika'da gözler Copa America'ya çevrildi. Yarı finaller öncesinde dört ülkede de şampiyonluk heyecanı yaşanıyor.
Volkan Ağır4 sene önce

Grup maçları sürecinde Arturo Vidal’in trafik kazası, Arjantin’in çalıştırıcısı Tata Martino’nun ve Meksika’nın çalıştırıcısı Miguel Herrera’nın tribüne gönderilmesi henüz gündemden düşmemişken, Copa America’daki gergin ruh hali çeyrek final maçlarında da bir üst seviyeye çıkarak başladı.

Jara’dan basur testi

İlk yılından beri bu kupada yer alan 4 takımdan tek kazanamayanı Şili, Uruguay’ı müthiş bir futbol sergileyerek yarı sahasına hapsetmişti. Bu güzel futbol galibiyeti sonuna kadar hakediyordu. Gonzalo Jara’nın, Edinson Cavani’ye basur testi girişimini göremeyen Brezilyalı hakem Sandro Ricci’nin, bu teste tepki gösteren Uruguaylı’yı oyundan atmasına ihtiyaçları olmadan da kazanbilecekleri maçtan, lekeli bir zaferle ayrıldı Şili. Peru, Bolivya’nın ipini erkenden çekerek Paolo Guerrero’nun tarihi hat-trick’iyle yarı finale bir kez daha çıktı 2011’in ardından.

Ospina’nın devleşmesi yetmedi, Tevez devreye girdi

Kolombiya, Arjantin karşısında oynamak yerine, kavga etmeyi tercih etti. İlk yarıda çıkan altı sarı kartın dördü Kahveciler’e gösterildi. Lionel Messi’nin dayak yemekten ayakta duramadığı, ancak yine de sabrını ve sinirini kontrol altında tutarak sonuna kadar mücadele ettiği, Javier Pastore’nin en iyi oyunlarından birini sergileyerek yıldızlaştığı, Angel di Maria’nın sürekli kanat değiştirerek rakibini yıprattığı, Kolombiyalı David Ospina’nın kalesinde devleştiği mücadelede penaltılara kurban gitmekten son anda kurtuldu. Tevez’in 7. penaltıyı gole çevirmesiyle ‘Tangocular’ rahat bir nefes aldı, Kolombiya 90 dakikalar içinde sadece tek bir gol atan tek çeyrek finalist olarak turnuvaya veda etti.

İnatçı Paraguay

Neymar’sızlığı Venezuela karşısında Robinho önderliğinde atlatan Brezilya, Paraguay karşısında da ardarda 3. kez Copa America’da sahne alan yıldızının başlatıp golle bitirdiği atakla Arjantin-Brezilya yarı finali vaad etse de, Ramon Diaz’ın öğrencileri bir kez daha geri dönüşe imza atıp 2013’te 20 Yaş Altı Dünya Kupası’nda Türkiye havası alan Derlis Gonzalez’in önce beraberlik sonra turu getiren penaltısıyla yarı finalde Arjantin’in rakibi olmayı başardı.

Pasifik derbisi

Copa America tarihinde bu dörtlü ilk kez aynı anda son dörde kalırken, hepsinin çalıştırıcılarının da Arjantinli olması yine tarihe geçen başka bir ilk oldu. 1993’ten bu yana bugünkü formatıyla oynanan turnuvada da ilk kez bir Pasifik derbisi oynanacak.

Şili’de savunma 4’lüsü değişiyor

Güney Amerika’nın pasifik kıyılarını paylaşan iki ülke Şili ve Peru arasındaki ilk yarı final mücadelesi öncesi Uruguaylılar’ın baskıları, CONMEBOL’ün Gonzalo Jara’ya 3 maç ceza vermesi ile sonuçlandı. ‘La Roja’ turnuvadaki 5. ve en kritik maçına ideal savunma 4’lüsünü bozarak başlama zorunda kalacak bu karar nedeniyle. Jorge Sampaoli dün yaptığı basın toplantısında henüz daha karar açıklanmamışken “Her pozisyonda iki alternatifimiz var. Hepsi de oynayacakmış gibi hazırlar” mesajı verdi. Sol savunma kanadında da Eugenio Mena’nın yerine Miiko Albornoz’un oynaması bekleniyor. Takımın geri kalanı ise ideal 11’deki isimlerden oluşacak.

Şili geçen seneki Dünya Kupası’ndaki rakibini bunaltan oyunlarına Copa America’daki maçlarda da devam etti. Ekvador’dan şans eseri gol yemeden başladıkları turnuvada en büyük alarmı Meksika maçında verdiler. Son dörde çıkan takımlar arasında bir maçta 3 gol yiyen tek takım ev sahibi ekip. Serbest vuruşlar ve savunma arkasına atılacak her top Şili için tehlikeli olmuştu Meksika karşısında. Oyun anlayışı gereği orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimine kadar savunma ikilisini konumlandırmaları topa sahip olup rakibi boğarak hücum zenginliği yaratıyor. Ancak elinde Jefferson Farfan, Christian Cueva ve Juan Vargas gibi hızlı oyuncuları olan Peru bunu avantajına çevirip kontra ataklarla önemli gol şansları bulabilir.

Şili yerden, Peru havadan

Topu oyuna savunmadan sokan Şili stoperlerine Uruguaylılar’ın yaptığı baskı, ev sahibinin oyunu rakip yarı alana taşımasına engel olmuştu. Arjantinli Ricardo Gareca da, bunu bir koz olarak kullanıp iki forveti Claudio Pizarro ve Paolo Guerrero’yu sahaya sürecektir. Peru’nun en büyük dezavantajı daha önceki maçlarda yaptığı gibi orta sahayı 2 kişiye bırakmak olur. Peru’da Lobaton orta sahada iyi görüntü çizmiş olsa da Şili’nin güçlü yeri de kanat savunmacılarını da öne çıkararak kalabalıklaştırdığı mücadeleci ve pas yoğunluğu yüksek orta sahası. Peru, bu bölgeyi geçmek için savunmadan ileri ve kanatlara doğru atacağı uzun topları, hava toplarına hakim forvetlerinin indirmesine güveniyor. Şili’nin yerden oynayarak kurduğu oyun hakimiyetini bozmak için de birebir bir çözüm olarak gözüküyor.

Maçın ilk yarısı golsüz sonuçlanırsa, Alexis Sanchez’in ilk maçlarda olduğu gibi topla fazla oynaması takımın ritmini bozup taraftarların da tepkisini çekebilir. Bugünkü maçlara kadar turnuvanın en iyi 10 numarası olan Jorge Valdivia’nın savunma arasına atacağı toplar Şili’nin gole en çok yaklaşacağı anlar olacak. Arturo Vidal’in kendini tamamen affetirip gol krallığı için sahada yer alacak olması, ‘Kral’ için bambaşka bir motivasyon nedeni. ‘Prens’ Aranguiz de her an tetikte. Şili’nin final oynamaması için pek bir neden yok.

Rövanş

Arjantin ve Paraguay bu turnuvada ikinci kez karşı karşıya gelecek. B Grubu’ndaki maçta, bir başka Şampiyonlar Ligi zaferiyle sahaya çıkıp ilk yarıda maçın 2-0 olmasını sağlayan Messi önderliğindeki Arjantin’in kolay bir galibiyet alması beklenirken Paraguay, son dakikaya kadar mücadeleyi sürdürmüş sahadan 1 puanla dönmeyi başarmıştı. Alejandro Sabella’dan beri devam eden skor avantajını yakaladıktan sonra takımı savunmaya çekme düşüncesi Tata Martino’yla da devam ediyor. Uruguay maçında da bunu gördük. Bu sefer de aynı şeyin yaşanması finale mal olabilir. Ancak bu maçta başka önemli bir faktörün öne çıkıp maçı getirmesi mümkün.

Grup maçlarında kendini çizgiye atıp saklanan, verilen pası geri iade ederek takım arkadaşlarının daha fazla topla oynamasını ve sorumluluk alması yönünde teşvik eden Lionel Messi, Kolombiya maçında bir vites arttırıp sahneye çıktı. Ya da Kolombiyalılar kendisini döverek sahneye çıkmasına engel mi oldu demeli? Her şeye karşın sahaya ağırlığını koyan bir Messi’yi izledik son maçta, Paraguay karşısında da bu devam edecek. Pastore’nin Messi’nin kendini gizlediği dakikalarda hücumu harika yönlendirişi özgüvenini her maçta arttırdı. Orta sahada ise esas lider Mascherano’nun takımı çok iyi derleyip toplaması ve yönlendirmesi takımı her an diri turuyor. Zabaleta’nın kanat bindirmeleri her maç tehlikeli oldu, yine olacak. Tata Martino’nun da Paraguay’a son Copa America’da final oynatan hoca olması Tangocular’ın en büyük avantajı.

Son finalist Paraguay ise Arjantin gibi yıldız oyunculara sahip değil. Buna karşın takım oyununu çok iyi sahaya yansıtıyorlar. Kırmızı-beyazlı ekibi de yarı finale kadar getiren en önemli etken bu oldu. Turnuvadaki tek galibiyetlerini Jamaika’ya karşı almış olabilirler. Geri kalan maçlarda ise mağlup duruma düşmelerine karşın hep ayakta kaldılar ve sonunda muratlarına erdiler. EURO 2008’deki Türkiye’yi hatırlatan inatçı performansları, Roque Santa Cruz, Haedo Valdez, Justo Villar gibi tecrübeli isimleri ve Brezilya’yı yıkan genç Derlis Gonzalez ile Arjantin karşısında yine bir sürpriz peşinde koşacak Ramon Diaz’ın öğrencileri…

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler