Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarBiz Bu Son İki Ayı Neden İzledik?

Super Bowl'a artık bir adım kaldı. Çeyrek finalde neler izledik? Yarı finalde neler göreceğiz? Tüm bu soruların cevabı ve daha fazlası NFL Rehberinde...
Burak Tekin5 ay önce

 

Kasım ayına kadar herkesin en beğendiği, son dörde kalacağını düşündüğü takımlar üzerinde ciddi bir mutabakat vardı: Saints, Chiefs, Rams ve Patriots. Bunların hangisinin daha iyi olduğu konusunda belki ufak tartışmalar yaşanırdı ama o kadar. Sonra ne mi oldu? Kasım ayında bu dört takım da az biraz teklemeye başladı ama gene de soru işaretlerinin boyu küçüktü. Sonra Aralık geldi ve Chiefs Baltimore Ravens’ı zar zor yendikten sonra üst üste iki mağlubiyet aldı; Patriots da eksik kalmadı ama Miami Dolphins’e karşı anlı şanlı bir yenilgi aldı; Rams’in o makine gibi işleyen hücumu durduruldu ve onlar da üst üste iki mağlubiyet aldı aynı haftalarda; Saints üst üste iki yenilgi almasa da Kasım sonunda Cowboys’a karşı bütün bir devre boyunca sayı bulamadıktan sonra hücumu teklemeye başladı ve o 40-50 sayıları bıraktım 31’i dahi geçemedi, Panthers’a ancak 12 sayı atabildi. Bu esnada Ravens’ından Bears’ine, Eagles’ından Chargers’ına ve Colts’una bir sürü takım alev almaya başlamıştı. Yoksa o sene bu sene miydi? 2012’den beri ilk defa konferansında ilk iki sırada yer almayan bir takım mı çıkacaktı Super Bowl’a? Nick Foles mucizesi mi sürecekti, yoksa Philip Rivers mıydı gerçek MVP?

Hepsi yalanmış. Yarı finallere geldiğimiz şu haftada, sene başında ne bekliyorsak aynen o gerçekleşti. Gerçekleşmekle de kalmadı, bu mahşerin dört atlısı (ki ligin en iyi 4 hücumu bu takımda diyebiliriz) kendilerine dair duyulan bütün endişeleri de taca çıkaran galibiyetler aldılar. Tabii rakipleri de yardımcı olmadı değil bu dörtlüye, NFL’in Playoff formatı gereği de zaten ev sahibi avantajı özellikle Playofflarda aşırı önemli hâle gelmekte. Ama gene de elimizde biraz heyecan, biraz underdog olsa fena mıydı? Düşünün öyle bir yokluktayız ki NFL tarihinin gelmiş geçmiş belki de en iyi koçuna (Bill Belichick), oyun kurucusuna (QB Tom Brady) ve en dominant seri performansına sahip bir takımın as dış açığı (wide receiver-WR) Julian Edelman kendini ezilen tarafta hissediyor. O zaman geçen hafta olduğu gibi elenen takımlara kızarak yazıya başlayayım.

Indianapolis Colts: Haftanın belki de en büyük hayal kırıklığı. QB Andrew Luck, nasıl desem, berbattı. Azıcık kar ve soğuk hava gördüğü için mi, Playofflardaki klasik el titremesi geldiği için mi yoksa DVOA istatistiğine göre ligin en kolay fikstürünü oynadıktan sonra birden karşısında ligin en iyi takımlarından birini gördüğü için mi böyle oldu bilemeyeceğim ama sezonun en kötü pas isabet yüzdesiyle oynadı Luck (%52.78). Sadece Luck da değil, yılların tecrübesi, ligin en çok maç kazanmış oyuncusu kicker Adam Vinatieri’ye karma felsefesi yapabileceği en büyük sürprizi yaptı. Kariyerinin en büyük FG’sini, karlar buzlar arasında 23 yardadan Raiders’a karşı yapıp Patriots’ın ilk şampiyonluğuna ulaşmasında büyük pay sahibi olan Vinatieri, geçen hafta takımının en ihtiyacı olduğu anda 23 yardadan, karsız buzsuz bu FG’yi kaçırdı. Bu aynı zamanda 23 yıllık kariyerinde en kısa mesafeden kaçırdığı FG oldu. Tabii sadece bu iki isme yazılmaz mağlubiyet, teknik heyet de imtihanı geçemedi. İlk çeyrekte Luck 0/4 pas isabeti ve -3 (imla hatası değil) pas yardasıyla oynarken RB Marlon Mack ligin en kötü koşu savunmasına karşı 4 denemede 17 yarda gitmişti. O yüzden üçüncü çeyreğin sonuna kadar bir daha koşmadı ve Luck pas atamamaya devam etti. Daha geçen hafta demiştim, geriye düşen takımın koşu oyununu tercih etmemesi mantıklı evet ama rakip pas baskısıyla senin burnunun dibine girmişse farklı şeyler denemek şart yahu! Nitekim Mack maçı 9 denemede 46 yardayla tamamladı ki hiç fena değil bu. (Bu arada burnunun dibi derken mübalağa etmiyorum: Chiefs’in daha önce de ligin en iyi muhafız hatlarına karşı (offensive line-OL) etkileyici performansları olmuştu ama oyuncuların pas baskısı esnasında rakip QB ile ortalama uzaklığı (separation) o 5 sackli meşhur Rams maçında bile lig ortalamasında kalmıştı. Bu maç Justin Houston olsun, Dee Ford olsun, Chris Jones olsun bir Chicago Bears pas baskısı kıvamında QB separation rakamları tutturdular.) Chiefs maçı kaybetmeye çalışmadı değil; punt bloklandı ki Colts ilk sayısını bu aksiyondan buldu, bir kere daha bloklanayazdı, en yapılmayacak yerde fumble yaptı ve tam 29 dakika 17 saniye boyunca tek bir skor üretemedi ama Colts bu fırsatların hepsini elinin tersiyle itti.

Los Angeles Chargers: Geçen hafta Chargers’ın linebacker (ön libero) mevkiinde üç adet çevik bek (DB) oynatmak suretiyle Ravens’ın koşu ağırlıklı hücumunu durdurma planını takdir etmiştim, zira efsane sonuçlar getirmişti bu taktik değişiklik 3 çeyrek boyunca. Acaba yaratıcı Chargers savunma koordinatörü, Ravens’ın tam tersi bir hücum anlayışına ve QB’ye sahip olan Patriots’a karşı nasıl bir yaratıcı yaklaşımda bulunacaktı? Cevap veriyorum: Berbat. Meğer Ravens’a karşı öyle ince eleyip sık dokudukları bir plan yapmamışlar, ellerinde bu varmış onu oynatmışlar çünkü ligin alan savunmasını en iyi darmadağın eden QB’sine karşı bu setleri oynadı Chargers ısrarla. Sonuç olarak Brady bu seneki Playoffların en yüksek pas isabet yüzdesi ve reytingini topladı (%77.27, 106.5). Ki zaten Chargers bu sene rakip RB’lere en çok pas yakalatan takımlardan biriydi, ve tahmin edersiniz ki bu konuda ligin en iyilerinden olan James White kariyerinin en rahat maçlarından birini çıkarıp 97 pas yardasıyla tamamladı maçı. İşin trajik yanı, Belichick’in Chargers’ı kandırmaya bile çalışmamasıydı bu hususta: Eğer RB olarak sette White yer alıyorsa Patriots %97 pas attı! Eğer RB’ler Michel ve Develin ise %90 koştu! Böyle bir savunma acziyeti olamaz, zira Chargers bu iki ismi bir arada görünce dahi bir kere bile oyun çizgisine 8+ sayıda savunmacı doldurmamış! Üzerine tam da geçen hafta dile getirdiğim gibi Brady’nın hızlı paslarına karşı çaresiz kalan bir pas baskısı takımıyla beraber maç daha ilk yarıdan bitti gitti.

Dallas Cowboys: Geçen hafta Rams’in şanslı olduğu yanlardan biri olarak iki takımın hocaları arasındaki sıklet farkına değinmiştim. Maçtan sonra öyle bir şey öğrendik ki… Meğer Rams’in muhafız hattı, bütün hafta boyunca Cowboys ön yedilisinin ne yapacağını adı gibi öğrenmiş çeşitli ipuçlarından yararlanarak (ayrıntılı hikâye burada). Sonuç? Cowboys’un sene boyunca üst düzeyde seyretmiş koşu savunmasının darmadağın oluşu: Rams’e 273 koşu yardası yaz! Hem C.J. Anderson, hem Todd Gurley 100+ yarda koştular ki Playofflarda bir takımın iki oyuncusunun da 100+ yarda toplaması görülmüş şey değil. Bu çaresizlikte Cowboys’un yapması gereken şey hücumunu diriltmekti: Mesela bu sene QB Dak Prescott’ın iki defadan az koşu denediği maçların hepsini (3/3) kaybetmiş durumdalardı, Prescott pas reytinginin 100+ olduğu maçlarda ortalama 5.4 defa koşarken bu sayı 100- reytingli maçlarda 4’e inmekteydi. Peki Prescott bu maç kaç defa koştu? 2. Haydi geçmiş olsun.

Philadelphia Eagles: Yahuda İskaryot İsa Mesih’e nasıl ihanet ettiyse, Alshon Jeffery de Nick Foles Mesih’e ihanet etti geçen Pazar. Şartlar gene olgunlaşmıştı halbuki, Saints kaçırdığı FG ile farkı 9 sayıya çıkarma fırsatını tepmiş, Eagles da gene Foles ile birlikte sayı bulmaya yaklaşmıştı rakibin 20 yarda çizgisine gelerek. 21-20 bitecek bir maça çok yakındık. Ama tabii Foles ve Jeffery’ye kadar şuna da değinmek lâzım: Eagles tam 49 dakika 37 saniye boyunca sayı bulamadı bu maçta. Tarihte ilk çeyrekte 14 sayı atıp da sonrasında 0 çeken sadece bir takım var. Beklediğim gibi Saints iki haftalık dinlenme molasından paslı dönmüş, QB Drew Brees daha ilk pasında topu rakibe atmıştı. Sonrasında Eagles’ın yükselişinde büyük pay sahibi olan defans hattından hem Fletcher Cox’ın, hem de Michael Bennett’ın sakatlanmasının da etkisiyle Saints hücumu ufak çaplı bir Rönesans yaşarken (Michael Thomas sene başındaki formuna döndü 12/16 pas yakalama ve 171 yarda ile) Eagles o talihsiz ana kadar gerçekleştirdiği 7 akında sadece 5 tane 1st down alabiliyordu. Gene de haftanın belki de elenmesinde en az günahı olan takımı Eagles idi, kısmet.

HAFTANIN EN’LERİ

En hızlı top taşıyıcı: Amari Cooper bu touchdownı yaptığında Cowboys koşu hücumuyla kısa pasları harmanlayarak, arada Rams’in derin pas zaafından da istifade ederek kafa kafaya bir maç çıkaracak gibi bir görüntü vardı sahada. Cooper performansının zirvesine çıktığı 12.-14. haftalardan çok sene sonuna yakın bir istatistikle tamamladı maçın geri kalanını. Ama gene de bu pozisyonda yaşadığı ivmelenme ve ulaştığı hız etkileyici.

Topla en çok mesafe kat eden oyuncu: Aslında Chiefs oyuncusu Tyreke Hill devamı sayılmayan 17 yardalık pas yakalayışı olsun, punt returnleri olsun epey koştu bu maç ama onlar dışında aldığı 36 yardalık touchdownda da gene yatay olarak koştuğu rotanın ve sonrasında ulaştığı hızın etkisi büyüktü.

En hızlı sack: Yukarıda da değindim zaten ama bu senenin en başarılı pas baskıcılarından biri olan Dee Ford (ki ligin en çok fumblea sebep olan oyuncusu J.J. Watt ile beraber), maçın en kritik anlarından birinde Colts’un yarı final ümitlerini tek hamlede siliyordu.

En pes etmeyen savunmacı: Eagles’ın sakatlıklar sebebiyle şans bulan beki Avonte Maddox, aslında kendi hatasıyla doğan pozisyonda en azından ciddi bir çaba göstererek pozisyonun touchdowna dönüşmesine izin vermemişti.

En mucizevi pas: Bu sene burada Tom Bradyyi görmek de nasip olacakmış demek ki! Philip Dorsett’le sahanın köşesinde adrese teslim bir pasla topu buluşturup belki de maçın iyice gevşemesini sağlayan touchdownı alması takdire şayandı.

En beklenmedik yarda kazanımı: White’ın yakaladığı paslarla Patriots hücumuna verdiği katkıya zaten değinmiştim. Bu pozisyon seyir zevki çok yüksek bir pozisyon değil –özellikle bu sezon burada 49ers oyuncusu George Kittle’ın vs. yer aldığını düşününce- fakat Chargers’ın alan savunmasının nasıl çaresiz kaldığını açık bir şekilde göstermekte.

NFL’e göre haftanın en iyi oyunları: Video burada. Zaten maç sayısı dörde düştüğü için öyle aman aman ekleme yapılacak bir şey yok fakat ben Patriots WR’ı Julian Edelman’a değinmek isterim. Özellikle şu pozisyonda gösterdiği azim maçın geri kalanında neler yapacağının da en büyük göstergesiydi herhalde. Gene Chiefs QB’si Patrick Mahomes’un da şimdiden klasikleşmiş zar atar gibi attığı paslarından birini daha izlemek nasip oldu bu hafta.

 Haftanın en Sabri Bey oyuncusu: Sevgili Denico Autry. Takımın geride, kazanacağınız her yarda hayati öneme sahip. Niye gidip hakeme, eee, cidden şunu amiyane olmayan bir tabirle nasıl anlatacağımı bilemedim. Akıllara Key & Peele’ın Amerikan futbolu skeçlerinden birini getirmedi değil.

HAFTANIN TAHMİNLERİ

 (Parantez içindeki sayılar hem seçtiğim handikap, hem de o takımın zannımca maçı kazanma ihtimalini göstermekte. Siz de FiveThirtyEight sitesinde maçlara olasılık atayabilir ve onların modelini yenmeye çalışabilirsiniz.)

 Bu haftaki maçları ilginç kılan iki özellik var. Birincisi, her iki maçın da bu sezon bir kere oynanmış olması. Takımlara dair ne değişti, ne aynı kaldı, bunların maça etkisi ne olur bakmak analiz için önemli olacak. İkincisi, ligin en yaşlı QB’leriyle en genç QB’lerinden ikisini karşı karşıya getiriyor olması ki Brady-Mahomes eşleşmesi tarihin en ekstrem, Brees-Goff eşleşmesi de üçüncü en ekstrem yaş farkı. Mahomes ailesi 17 Eylül 1995 günü yeni doğan bebeklerinin heyecanını yaşarken Tom Brady de üniversiteye başlamış olmanın heyecanını yaşıyordu. Hatta Tom Brady lise sonrası beyzbol takımı Montreal Expos’un ona yaptığı draft teklifini kabul etseydi Mahomes’un babasıyla aynı ligde oynayacaktı. İnanılmaz.

 New Orleans Saints (%55) – Los Angeles Rams (+3)

İki takım sezonun 9. haftasında karşılaştığında bize yılın en iyi birinci yarısını izletmişlerdi: İlk dört akın da touchdown ile sonuçlanmış, üçüncü çeyreğe kadar bir tane bile punt izlememiştik. Yazının girişinde de bahsettiğim gibi Saints hücumu soğumaya başlamadan önceki zirvesini yaşıyordu; WR Mike Thomas kendisine atılan pasların %88.6’sını yakalamış (sezonu %85 ile tamamladı), Brees %76.3 pas isabeti tutturmuş durumdaydı (sezon sonu %74.4). O günden beri Saints’in hüviyetinde önemli bir değişiklik oldu: Maçları hücumdan çok savunmayla kazanmaya başladı ki 10.-17. haftalar arası istatistiklere baktığımızda rakibi en çok top kaybına zorlayan takımlar sıralamasının zirvesinde Saints’i görüyoruz 16 sayısı ile (tabii onlara zirvede eşlik eden iki takımdan birisi de bu haftaki rakipleri Rams). Fakat sack konusunda rakipsizler, 32! En yakın takım insan yiyen bir ön dörtlüye sahip Bears ki onlar bile 26’da kalmış durumdalar. Bu rakipleri top kaybına zorlayan Saints’in doğuşunda bek Eli Apple takası, bir diğer bek Marshon Lattimore’un kendine gelmesi, güçlenen pas baskısı vs. etkili faktörler. Fakat şimdi Saints taraftarlarına üzücü bir haberim var: Geçen hafta aşil tendonunu yırtan Sheldon Rankins’in sahadaki varlığı, Saints’in sack yüzdesini neredeyse iki katına çıkarırken rakibe uygulanan baskıyı da ciddi bir şekilde arttırmaktaydı. Onsuz defans bu gücünde olamayacak.

Gelelim Rams’e: Saints yenilgisinden sonra sükseli bir Chiefs galibiyeti alsalar da onların da genel form durumunda bir düşüklük oldu. Saints maçına kadar hücumda ortalama 447.1 yarda giden takım, o maçtan sonra sadece 387.7 gibi bir ortalama tutturdu. Bu düşüşte gözlerin ilk döndüğü isim QB Jared Goff doğal olarak: O güne kadar %67.92 pas isabeti, 20 touchdown, 6 interception ve 9.61 Y/A (deneme başına yarda) istatistiği tutturmuş olan Goff sezonu %61.57 pas isabeti ve 6.99 Y/A istatistiği ile tamamladı, gene 6 interception yaptı ama karşılığında takımına sadece 12 touchdown verdi. Çok ciddi bir düşüş bu. Bunda WR Cooper Kupp’ın sakatlığı ve her ne kadar ikamesi Josh Reynolds fena bir performans sergilemese de Kupp seviyesine çıkamaması önemli bir etkendi şüphesiz. Gene geçen hafta gördük ki Goff’ın kaçırdığı bomboş paslar oldu ve %53.57’lik pas isabet yüzdesi pek güven veren bir rakam değil. Neyse ki Rams, Gurley’nin kısa süreli sakatlığı sebebiyle kadrosuna kattığı sigorta poliçesi C.J. Anderson’dan çok ciddi bir verim almakta. Kendisi Rams formasıyla 66 koşu denemesinde 432 yarda gitmiş durumda ki bu 6.4 gibi çok yüksek bir ortalamaya denk gelmekte. Koşu denemelerinin %74.2’sinde başarılı olmuş kendisi, ki bu oran Gurley için %57, lig ortalaması ise %47.5! Panthers ile sergilediği vasat performansı hesaba katsak bile en az 50 defa koşmuş RB’ler arasında ortalama en yüksek yardayı toplamış oyuncu o olmakta! Gurley-Anderson ikilisinin farklı stilleri de Rams’in zaten kafa karıştırıcı olabilen “basit ama lezzetli” hücum sistemini iyice tahmin edilemez yapmakta zira Anderson koşularının %56’sını ortadan gerçekleştirirken bu oran Gurley için sadece %21. Yani rakip defanslar artık “acaba Rams pas mı verecek koşacak mı?” üzerine bir de “acaba ortadan mı koşacaklar kenarlardan mı?” diye düşünmek zorundalar. Kolay gelsin.

İki takımın zaaflar yahut tali güçler konusunda benzer bir profile sahip olması bu maçı ilginç kılan bir başka etken. Mesela Rams derin pas savunmasında DVOA’ya göre 22., reytinglere göre 23. sıradalar ki epey kötü bir durum bu şampiyonluk kovalayan bir takım için. Ama Saints DVOA’ya göre sonuncu, reytinglere göre de 27. sırada, yani tencere dibin kara seninki benden kara! Eğer Goff sezon başındaki formunu anımsayabilirse, mükemmel bir pas düellosu izleyebiliriz gene. Gene mesela Rams ligin en az penaltı yiyen 5. takımı, Saints ise 9. Rakiplere çalınan penaltılar konusunda Rams epey talihsiz zira ortalama 6.1 ile 25. sırada. Peki ya onlardan talihsiz kim var? Saints, zira 5.2 ile sonuncu!

Gene de iki takım arasında, belki de maçın kaderini belirleyecek bir bariz fark var: Koşu hücumu/savunması eşleşmesi, ve sonucun ne olacağını kestirmek zor. Saints RB’leri Alvin Kamara ve Mark Ingram, bu sene geçen seneki performanslarının epey uzağında kaldılar, Kamara’nın Y/A’sı 6.1’den 4.5’e, Ingram’ınki de 4.9’dan 4.7’ye geriledi ve iki oyuncu da Pro Bowl’a seçilemediler geçen senenin aksine. Tabii Brees-Thomas bağlantısı alev almışken bu gelişme normal, ama ya geçen hafta olduğu gibi güçlü bir defans hattı Brees’i birden fazla kere sack eder (5. haftadan beri ilk defa) ve baskı uygulamayı başarırsa? Neyse ki Rams ligin en kötü koşu savunmalarından birine sahip, fakat geçen hafta Cowboys RB’si Elliott’ı durdurmayı başardılar (20 denemede sadece 47 yarda)

Özetle, Saints’in ev sahibi avantajı hafife alınacak şey değil ve Goff hiç olumlu sinyaller vermiyor sezonun ikinci yarısında. Fakat Rams koşu hücumu gene beklenmedik bir şekilde ligin en iyi koşu savunmalarından birine karşı dominant bir performans sergilerse, üzerine Goff birazcık kıpırdanır ve Saints’in top çalan fakat çalamayınca tekleyen derin pas hücumunu sömürebilirse işler Saints için hiç ama hiç kolay olmaz. Ama Brees’in önündeki etkili muhafız hattı nefes alacak vakit sağlarsa kendisine, paslar havada uçuşur ve Brees kariyerinin sonlarında ikinci şampiyonluk yüzüğünü parmağına takma şansı bulmuş olur.

Kansas City Chiefs – New England Patriots (%52, +3)

 Bu eşleşmeye dair kanaatiniz, sizin büyük resme mi yoksa ayrıntılara mı daha çok önem verdiğinizi gösteren bir kişilik testi niteliğinde olabilir gerçekten. Önce büyük resmi kabaca gözden geçirelim: Chiefs ligin en dominant hücumuna sahip, ki maç başına 35.3 gibi çoğu takımın hayalinde göreceği bir sayı ortalaması tutturdular. Patrick Mahomes çoğu savunmayı kendisine karşı biçare bırakıyor, NFL tarihinde 50 touchdowna ulaşan üçüncü QB oldu ve bu sene sadece 1 karşılaşmada interception sayısı touchdown sayısından fazlaydı. Chiefs bu sene 2 sayı denemesiyle kaybettiği Chargers maçı hariç evinde maç vermedi. Patriots koçu Bill Belichick kariyeri boyunca sadece 7 defa 40 sayı yemiş durumda ve bunların üçü Chiefs koçu Andy Reid’e karşı. Patriots bu sene deplasmanlarda epey kötü oynadı, 3 maç kazanırken tam 5 maç kaybetti. Belichick Patriots’ın başında tam 15 defa deplasmanda Playoff maçı oynadı ve bunların 7’sini kaybetti, evinde oynadığı maçlardaki 20/23’lük galibiyet oranıyla kıyaslanamaz bu. Bu istatistiğin daha vahimi Brady için geçerli: Deplasmanda oynadığı 7 Playoff maçının 3’ünü kazanabilmiş sadece, hatta öyle ki Mark “buttfumble” Sanchez’den daha az sayıda deplasman galibiyetine sahip! Ayrıca bu sene Patriots DVOA’ya göre kendi evinde 2. en iyi savunmaya sahipken deplasmanlarda 2. en kötü savunmaya sahip. Unutmadan, Chiefs bu sene ligin en zorlu 12. fikstürünü oynayıp da 12 galibiyet almışken Patriots en kolay 8. fikstürü oynayıp 11 galibiyet alabildi sadece.

İkna oldunuz değil mi, bu maçı Patriots’ın kazanmasına imkân yok? O zaman bu kağıt üstünde aşırı kesinlik gösteren istatistiklerin altını biraz oyalım. Öncelikle Chiefs’in ev sahibi avantajı (Patriots’tan bağımsız olarak) öyle çok büyük bir avantaj değil. Neden mi? Birincisi, Chiefs’in bu sene evinde oynadığı karşılaşmaların yarısı, hücum anlamında ligin en kötü 10’unda yer alan takımlara karşıydı: Cardinals (açık ara en kötü), Blake Bortleslı Jaguars, 49ers ve Raiders. İkincisi, gene son 3 yılda Chiefs’in stadında oynayan bütün QB’lerin performansına bakıldığında (Warren Sharp bakmış bizim için) bu QB’lerin genele kıyasla daha iyi oynadığı dahi görülebiliyor. Yani özetle, Arrowhead çok korkutucu bir stadyum, oraya giden hücumlar titrer işi biraz ezber bir yorum.

Ha, bu Patriots’ın deplasmanlardaki berbat oyununu açıklamaz tabii, ama şöyle bir istatistik verebilirim: Patriots da bu sene deplasmanda oynadığı maçların yarısını çok iyi savunmalara karşı oynadı, hatta ligin en iyi iki savunmasını deplasmanda yenmeyi başardı: Bears 38-31, Bills 25-6. Jaguars’a karşı deplasmanda sadece 20 sayı bulmasını mesela bir eksiklik olarak görebiliriz, fakat Jaguars’ın bu sene kendi evinde oynadığı 8 maçta yediği maksimum sayı zaten 20. Diğer yenilgiler ise zaten lanetli olduğu Dolphins deplasmanında, ve kariyeri boyunca Belichick’in ortalamasının üstünde maç verdiği eski öğrencilerine karşı gerçekleşti. Patriots’ın gerçek anlamda kötü oynadığı tek maç Steelers maçıydı. Gene Sharp’ın QB’lerin performansını evinde-deplasman diye ikiye böldüğü tabloya baktığımızda Brady’nin deplasmandaki düşüşünün istatistiki olarak önemsiz sayılabileceğini, daha da ilginci Mahomes’un endi evinde yaşadığı düşüşten çok daha hafif olduğunu görüyoruz! Evet, bunda Chiefs’in evinde farka koşup daha çok koşu hücumunu kullanmasının muhakkak etkisi vardır ama gene de büyük resim anlatılarının görmediği ayrıntılar var burada.

Gelelim iki takım arasında oynanan ilk karşılaşmanın bize anlattıklarına. Patriots ligin 2RB-1TE hücum dizilişlerini en çok tercih eden 2. takımı (%21), ve bu diziliş hücumda en çok verimli oldukları diziliş. Chiefs ise bu setleri en kötü savunan takım ligde! Zaten o maçta da Patriots bu dizilişten pas oyununda %80, koşu oyununda %65 başarı elde etmişti. Peki yukarıda Justin Houston’ın sakatlıktan dönmesinin Chiefs savunmasına yaptığı katkıdan bahsetmiştim, 2RB-1TE için de geçerli olabilir mi bu? Cevap hayır: Chiefs 10. haftadan itibaren bakıldığında da halen daha başarısız, koşu başına 7.7 yarda veriyor rakip takımlara. Mahomes ligin en çok derin pas fırlatan QB’si ve ilk maçta Patriots’a karşı da 2 adet derin pas touchdownu yapmıştı. Fakat Patriots secondarysi o günden beri daha da iyileşti ve sezonu ligin en iyi derin pas savunan takımı olarak tamamladı (rakiplere sadece %24.2 başarı fırsatı tanıyarak) Ki hatırlarsanız o maçta da Mahomes 2 adet interception fırlatmıştı, o yüzden işi o kadar da kolay olmayabilir.

Bu demek değil ki Patriots her alanda Chiefs’e üstün, tek sorun deplasmanda oynuyor olması. Her ne kadar geçen hafta Melvin Gordon gibi bir RB’ye karşı aşırı başarılı olsa da sezonu ligin en kötü koşu savunmalarından biri olarak tamamladığını unutmamalı, Chiefs’in koşucu WR’ı Hill ve Damien “boynuz kulağı geçer” Williams’a karşı ne yapacakları maçın kaderini belirleyen bir ayrıntı olacak. Gene Chiefs’in yukarıda da övdüğüm pas baskısının doğuracağı sonuçları bilmiyoruz: Patriots geçen hafta benzer güçte bir pas baskısını rahat aşmıştı ama bunda Chargers’ın alan savunması yapmasının etkisi büyüktü. Chiefs, adam adama savunma tercihi konusunda 31. olan Chargers’ın aksine ligin 6. takımı, o yüzden Brady’nin işi geçen haftaki kadar kolay olmayabilir.

Fakat bu noktada farklı bir açından büyük resme geri dönmek isterim. Birincisi, Brady tam 68 maç sonra ilk defa favori gösterilmedi. Benim bildiğim Patriots, bütün hafta kendilerinin hafife alındığını düşünüp bilenmişlerdir ki geçen maçın sonunda Brady’nin sahada verdiği kısa röportaj da bunun göstergesiydi. İkincisi, her ne kadar insanlar Chiefs’in geçen haftaki 31-13’lük galibiyetini rahat olarak görse de o maç Chiefs’in çok büyük hatalar yaptığını ve neredeyse iki çeyreklik bir süre boyunca sayı bulamadığını unutmamalı. Patriots bunu affetmez. Üçüncüsü, maçın oynanacağı gün arktik bir soğuk hava dalgası gelecek Kansas City şehrine, sıcaklık -14 derece olacak. Teksas’ta doğmuş, büyümüş, üniversiteye gitmiş Mahomes belki de hayatında ilk defa bu koşullarda bir maça çıkacak. Brady’nin ise tüm kariyeri karda buzda geçti. Hava şartları hiç hafife alınmamalı.

İşte bu yüzden ben Patriots’ı galibiyete bir tık daha yakın görüyorum. Mahomes zaten bu zorlu rakibi de yenerse “Brady tahtı devretti” haberlerini görürüz bol bol ve Tom Bey de bilenip 5 sene daha Amerikan futbolu oynar.

Geçen haftanın handikap tahminleri: 2-2-0
Sezonun handikap tahmini toplamı: 120-134-9 (%47.2)

Geçen haftanın kim kazanır tahminleri: 4-0-0

Sezonun kim kazanır tahmini toplamı: 165-96-2 (%63.2)

İlginizi çekebilecek diğer içerikler