Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

DergiHaziran 2015Bittiğinde bile bitmemiştir

Socrates'in üçüncü sayısında ana konu: Sonlar.

Şilili yazar Roberto Bolano karaciğerinden hastaydı ve organ nakli için listede sıranın kendisine gelmesini beklemekteydi. Uzun zamandır uğraş verdiği ve bir türlü bitmeyen dev eseri 2666 adlı kitabının beş ciltte basılmasını planlıyordu. Aslında tek bir kitap olarak planlamıştı her şeyi. Fakat çocuklarına bakabilme endişesi nedeniyle şair olarak başladığı edebiyata, yazar olarak devam etmişti. Aynı sorun, burada da devreye girmişti. 1100 sayfaya ulaşan kitabın sonunu getiremediği için tasalanırken hayatı sona erdi. Ölümünden yaklaşık bir yıl sonra, ailesi Bolano’nun isteğine uymayıp eseri tek cilt olarak yayımlattı.

Yıllar sonra okumaya meraklı, ‘zen ustası’ olarak da bilinen efsane basketbol koçu Phil Jackson, İspanyol pivotu Pau Gasol’ü motive etmek için, kendisine insan ilişkileri ve kariyer gelişimlerini çözümleyen bu muhteşem kitabı hediye etti. Kobe Bryant-Shaquille O’Neal ikilisinin NBA’e hükmettiği yıllar geride kalmıştı. İnsan ilişkileri sorgulanan, bu konuda büyük problemler yaşayan Kobe’nin bir daha şampiyonluk yüzüğü kazanamayacağının ve artık bittiğinin düşünüldüğü günlerdi. İngilizce çevirisi 900 sayfalık kitabı bitiren Gasol, Kobe ile muhteşem bir kimya yakalarken selefi Shaq’ın aksine yardımcı roldeydi. Phil Jackson, zamanında Shaq’a da Hermann Hesse’nin Siddharta’sını okutmuştu. Birbirinden nefret eden iki süper yıldızının devasa egolarını ortak noktada buluşturup hükümranlığının sürmesine çalışmaktaydı. Rap müzik yerine operayı tercih eden Gasol ise alfa karakter Kobe’nin yanında çok daha sessiz ve sakin bir yol arkadaşıydı. Kobe’nin sonu gelmeyen kazanma içgüdüsü ve mükemmeliyetçiliği Gasol’ün insan ilişkilerindeki gücü ile tamamlanınca iki şampiyonluk yüzüğü daha geldi.

Kobe hâlâ, Michael Jordan’ın altı şampiyonluk yüzüğüne ulaşabilmek ve bitmediğini göstermek için en azından son bir final serisinin daha peşinde. Son yıllarını kimsenin dönemeyeceğini düşündüğü sakatlıkların üstesinden gelmekle geçirdi. 36 yaşındaki Black Mamba’ya “Neden emekli olup efsaneliğin keyfini sürmüyorsun?” denildiğinde, çocukluğunu geçirdiği İtalya’dan örnek vererek “Giorgio Armani 40 yaşında henüz Armani olmamıştı” cevabını vermişti.

1661273
Roberto Bolano, son romanı 2666’nın üzerinde çalışırken hayatını kaybetti.

Kobe 2016’ya kadar süren kontratının bitmesini bekleyedursun, izlemeyi çok sevdiği iki dev isim; Steven Gerrard ve Xavi de çocukluklarından beri formalarını giydikleri takımlardaki kariyerlerine son verme kararı aldı. Tıpkı Van Gogh’un ‘Sonsuzluğun Eşiğinde’ tablosunu andıran hüzünlü Westfalen vedasıyla başka bir sona erişin aktörü olan Jürgen Klopp gibi.

Kobe Bryant, şimdilerde “Son sahne” diye nitelendirdiği bir dönemden geçiyor. Bu sahne de bizlere, François Truffaut’nun ünlü Les Quatre Cent Coups filminin tarihin en iyi sinema sonu denen dakikalarını hatırlatıyor.

Bu sahnede, yaşadığı zorluklardan bıkmış, ebeveynleri başta olmak üzere insanlarla iletişim kurmakta zorlanan genç Antoine Doinel, koşarak kaçtığı yerden, hep hayalini kurduğu rüzgârlı okyanus kıyısına gelir. Dönüp kameraya bakar ve bakışları sabitlenir. Kare donar. Zamanın durduğu bu an, ölümü simgeler. Biten ergenliği ve asıl, artık kalmayan umudu anlatır. Spor tarihinde de umutlar her final ve sonla ya kaybolur, ya tazelenir. Yeni başlangıçlara doğru yol alır.

Efsane maç sonlarıyla bilinen, bitti sanılan yerde geri dönmesiyle meşhur beyzbol adamı Yogi Berra’nın, Lenny Kravitz’in ünlü şarkısına da ilham kaynağı olan, “Bitene kadar bitmemiştir” sözünü unutmamak lazım. Gerçekten de hiçbir şey, bitene kadar asla bitmiyor. Bolano’nun ölümü bile, başka türlü bir bitmeme hikayesi işte…