Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

GündemYorumAVUSTRALYA RAPORU: EN İDEAL GÜN

Yılın ilk slam’inde maç izlemek için en iyi seçim ilk haftanın cumartesi günüydü. Şevket F. Erbay, bu keyifli deneyimi Melbourne'dan yazdı.

Avustralya’daki keyifli turnuva serüvenimizde ilk haftayı bitirmek üzereyiz. Cuma ve Cumartesi günleri yaşanan üçüncü tur mücadelesinin ardından eleğin üzerinde kalan oyuncu sayısı 16’ya düştü. Ama maç programında bir azalma yok, zira çiftler mücadeleleriyle birlikte gençler ve Legends kategorisinde müsabakalar başladı.

Turnuvanın altıncı günü olan Heineken Saturday, 14 günlük etkinliğin en kalabalık ve hareketi bol programıyla 81 bin 94 biletli seyirciyi Melbourne Park’a çekti. Bu rakam, turnuva tarihinde bir günde gelen en yüksek seyirci anlamına geliyor.

Seyircinin, orta cumartesiye rağbet etmesinin birkaç sebebi var. Birincisi bilet fiyatının (54 dolar dış kortlar, 100 dolar Margaret Court, 125-260 dolar Rod Laver) sunulan programla kıyaslandığında değerinin üzerinde olması. İkincisi farklı alternatifleri ve -artık üçüncü tura ulaşıldığı için- güçlü eşleşmeleri izleme şansı tanıması. Üçüncüsü ortam ve etkinlik yoğunluğu. Son olarak da tatile (bu yıl Long Weekend dolayısıyla dört günlük tatil) denk gelmesi.

legends
Orta cumartesi gününün en keyifli anlarından biri, efsaneler gibi giyinen seyircilerdi.

Bir gün önce yağmurun programı yedi saat geciktirmesi yüzünden seyirciler dış kortlarda pek fazla tenis izleme şansı bulamamış, maçların 15 tanesi iptal edilmişti. Ana kortlara bileti olanlar için elbette böyle bir sıkıntı olmadı. Üstü kapanabilen üç kort sayesinde Federer-Dimitrov, Berdych-Kyrgios gibi maçların da aralarında olduğu 14 müsabaka hava koşullarına bağlı olmaksızın oynandı.

Cumartesi günü de yağmurla başladı, ancak hava çabuk duruldu. Saat 12.00’de genç Türk tenisçi Ergi Kırkın’ın 15 numaralı korttaki maçıyla başladığım günü akşam Ana Ivanovic-Madison Keys maçıyla tamamlarken, kendimi orta cumartesi çılgınlığının tam ortasında buluverdim.

‘Dress Like a Legend’ mottosuyla çağrı yapılan orta cumartesi için, insanların o gün maçlara efsaneler gibi giyinip gelmesi salık verilmişti. Çağrıya uyanların büyük bölümü, bundan kolayca dönüşülebilen John McEnroe’yu anlamış olacak ki, sağda sonda ünlü oyuncunun 25-30 tane kopyasını gördüm. Burgulu bir saç, bir bandana, dar bir (mümkünse FILA) tenis elbisesi ve tahta raketle gezinen McEnroe’lar fotoğraf çektirmek isteyenlerin de ilgi odağıydı.

Ancak bence ‘efsane’den ne anlaşıldığı biraz muallakta kalmış. Zira Spartaküs olma heveslisi beş hınzır Aussie, Roma askeri kostümü ve ellerinde kılıçla gezinirken milleti yerlere yatırmakla meşguldü!

clijsters1
Kim Clijsters’ı 80 kişilik bir kortta maç izlerken görmek seyircileri oldukça şaşırttı.

Turnuvanın altıncı gününde başlayan gençler maçlarında sağınıza solunuza dikkatli bakmak gerekiyor. Zira hemen arkanızda Jana Novotna veya Goran Ivanisevic oturuyor olabilir. Dün ayak altındaki 5 numaralı kortta köşede oturup iki saat boyunca Belçikalı junior Lara Salden’in Japon Mai Hontama’yı yendiği maçı izleyen Kim Clijsters da bunlardan biriydi. Kim, istediğiniz her an ulaşabileceğiniz bir ünlü değil ama Avustralya’da slam izliyoranız işler değişebiliyor. Clijsters, 80 kişilik açık kortta ön sırada bir tenissever gibi oturup maçını izledi ve etrafındakilerle sohbet etti.

Günün akşamında, Rod Laver Arena’da Ana Ivanovic’in maçında yaşananlarla da ilgili notlarım var. Bir önceki maçında tribünden düşen kadın yüzünden maçı duraklayan Ivanovic, bu kez de koçu Nigel Sears’ın rahatsızlanmasıyla şok yaşadı.

Madison Keys ile oynadığı maçın ikinci setinin açılış oyunundan sonra karşı tribünde bir anda bağırışmalar duyduk. Daha sonra koç Sears olduğunu anladığımız kişinin yere düştüğü nokta hemen insanlar tarafından bir çembere alınırken, paramediklerin gelmesi üç dakika sürdü. Tüm bunlar olurken, hiçbir panik havası yaşanmadı ve “50’lerinde bir beyefendinin rahatsızlandığı ve gerekli müdahalenin yapıldığı” anonsu geldi. Olay, bir kriz anı yönetimi olarak tereyağından kıl çekme örneği olarak karşımızdaydı.

Olayın ardından hem Ivanovic-Keys hem de kayınpederinin rahatsızlandığından haberi olmadan Margaret Court’ta maçını oynayan Murray’nin maç sonu kort söyleşilerinin iptal edilmesi de doğru bir tercihti.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler