Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolAlmanya Duvarı Yıktı!

Kevin De Bruyne, Almanya Bundesliga'da yılın futbolcusu seçildi. Belçikalı oyuncu, bunu başaran beşinci yabancı oyuncu oldu. Bu beş yabancı da son 12 sene içinde bu ödülü aldı.

Almanya’nın önemli spor dergilerinden biri olan Kicker, her sezon Almanya’da – çoğunlukla Bundesliga’da – sezonun en iyi futbolcusunu seçiyor. 1960 yılından beri her sene verilen ödülü birçok futbol efsanesi kazandı. Gerd Müller’den Michael Ballack’a, Jürgen Klinsmann’dan Manuel Neuer’e bir çok Alman yıldız, ödülü evlerine götürdü. Fakat son yıllarda ödülü kazanabilen yabancı oyuncular da ortaya çıktı. 1960-2003 yılları arasında hiçbir yabancı oyuncu bu ödülü alamamıştı. 2004’te tarihi değiştiren Ailton oldu. Arkasından dört futbolcu daha geldi. Anımsayalım…

2004 Ailton

Duvarları deviren, kalıpları yıkan isim kariyeri boyunca fazla kilolarıyla anılan Ailton’du. Brezilyalı golcü resmi kayıtlarda 74 kilo olarak gözükse de buna inanan futbolseverlerin sayısı pek fazla değildi! Fakat asıl inandırıcı olmayan, Ailton’un o cüssesiyle attığı deparlar ve gollerdi. Ailton, Bundesliga’ya 1998-99 sezonunda geldi. Werder Bremen’de altı sezon geçirdi ve her sezon gol sayısını yükseltti. 2, ertesi sene 12 oldu, sonra 14 attı, iki sene üst üste 16’yı gördü, son sezonunda ise kral oldu! 33 maçta attığı 28 gol onu Bundesliga’nın gol kralı yaptı.

Aslında Kicker, ödül verirken gol krallarını tercih etmeyi pek sevmez. 2004 yılına kadar, Bundesliga’da gol kralı olup dergiden ödülü kazanan son isim, 1988’de Jürgen Klinsmann olmuştu. Fakat Ailton’un 28 golü gerçekten olağanüstüydü ve buna kayıtsız kalınamazdı. Bu, 23 senedir kırılamayan bir rekordu. En son 1980-81 sezonunda Karl-Heinz Rummenige, Bayern Münih formasıyla sezonu 29 golle kapatmıştı. 2009’da Klaas Jan Huntellaar da 29’a ulaşıncaya kadar, yani 28 sezon içinde en çok golü, Ailton atmıştı.

Bireysel başarılar önemli değil diyorsanız, bir ekleme daha yapalım. Ailton’un 28 golü o sezon Werder Bremen’i şampiyonluğa ulaştırdı. Fabian Ernst ve Ümit Davala gibi isimlerin yer aldığı takım, kulübe 11 sene sonra şampiyonluğu getirmişti. Fakat hemen ardından takım dağıldı. Ailton da gidenlerden biriydi. Ertesi sezonu Schalke’de geçirdi, 14 gol kaydetti. Sonrası Beşiktaş… Türkiye’de sadece 1 gol atabildi, hemen Bundesliga’ya geri döndü ama bu sefer tutunamadı. Son iyi sezonu en iyi sezonu oldu. Zaten ödülü aldığında da 31 yaşını devirmişti…

2008 Franck Ribery

Ribery sakatlıklara boğuşmadan bir kariyer geçirseydi belki de bu ödülü daha çok kazanabilirdi. Zaten Almanya’ya adım atar atmaz ödülle başlamıştı. Galatasaray’da altı ay oynamasına rağmen unutulmazlar arasına giren süratli kanat oyuncusu, Marsilya’da da iki sezon top koşturdu. Fransa Ligi’nde ortalığı tozu dumana katıyordu ama iki tane merak edilen soru vardı. Birincisi, ‘üst düzey bir platformda ne yapabilirdi’ sorusuydu. İkinci soru ise daha netti:  Bu kadar az gol atmaya devam edecek miydi?

Galatasaray’da resmi maçlarda sadece bir gol atabilmişti. Marsilya’daki iki sezonda da 6 golü geçemedi. Fakat yetenekleri tartışılmazdı ve bu onu Bayern Münih’e taşıdı. Üstelik uğruna 25 milyon euro ödenerek…  Ve o da fırtına gibi esti!

Sezona durgun başladı ama özellikle şubat ayından sonra takımı sırtlayan isim oldu. Ottmar Htizfeld’in şampiyon takımında 11 gol kaydetti. 8 de asist yaptı. Bayern o sezon 68 gol kaydetti ve gollerin %28’inde Ribery’nin imzası vardı. Ardından gelen sekiz sezonda ise ne bu ödülü alabildi ne de Ballon d’Or’u… Oysa Ronaldo ve Messi’ye en çok yaklaşan da o olmuştu!

2009 Grafite

Gerçek bir başarı hikâyesi arıyorsanız veya bir film senaryosu için fikir düşünüyorsanız, Grafite’nin kariyerine bakabilirsiniz! 21 yaşına kadar Brezilya’da kağıt toplayarak geçinen ve futbolcu olma hayalleri kuran ‘Graffa’, 30 yaşında Almanya’da yılın futbolcusu seçildi. Aradaki geçişler başka bir yazı konusu olabilir ama 2008-09 sezonu onun baş yaptıydı. Hayatı sıkıntılarla geçen, ‘yırtmak’ için Kore’de bile şansını deneyen Grafite, 2008-09 sezonuna (Wolfsburg’daki ikinci sezonu) kötü bir haberle başladı. Ekim ayında babasını kanserden kaybetmişti. Bu acı haberden sonra oynadığı ilk maçta varlık göstermedi. Fakat ardından kendini adeta futbola verdi. Cottbus’a hat-trick yaparak başlayan seri, sezon sonunda onu 28 gole ulaştırmıştı. Üstelik sezon içinde dokuz maçı da kaçırmıştı. Ortalaması muazzamdı; Gerd Müller’den sonra en iyisiydi. Attığı her golü babasına adadı. Gol sevinçlerinde parmağını gökyüzüne kaldırmasının nedeni buydu. Wolfsburg’a imza attığı ilk gün “Şampiyon olmak için geldim” der ve pek önemsenmez. Fakat onun 28 golü (yanında Dzeko, arkasında Misimovic ile) muhteşem bir başarının işareti olur.

O sezon attığı 28 gol de önemliydi ama sadece Bayern Münih filelerine topuğuyla yolladığı golü atmış olsaydı yine bu ödülü alabilirdi!

 2010 Arjen Robben

Chelsea’da üç sezon, Real Madrid’de iki sezon… Arjen Robben, PSV’deki gençlik yıllarında vadettiği ışıltıyı Avrupa’nın zirvesinde sunamamıştı. Fakat son bir şansı daha vardı! Bayern Münih onu kadrosuna kattı. 2009-10 sezonu Hollandalı hücum oyuncusu için kağıt üstünde pek iyi gözükmeyebilir. Kaybedilmiş iki tane final var. Ama bu iki final; Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası’ydı. Robben, yeniden finallerin oyuncusu olma potansiyelini ortaya koyarken, Bayern’e de Bundesliga şampiyonluğunu getirdi. Ligde 24 maçta 16 gol kaydetti. Ribery ile uzun yıllar sürecek müthiş bir ortaklık kurdu. Van Gaal’in takımının en önemli dişlisi oldu.Ve hâliyle Almanya’daki ilk sezonunda yılın futbolcusu seçildi. 26 yaşındaydı ve yeniden doğmuştu. Devam eden süreçte Bayern ile 8 kupa daha kazandı.

2015 Kevin De Bruyne

Wolfsburg altı sene aradan sonra bir kez daha yılın futbolcusu çıkardı. Üstelik bu da Alman değildi! Grafite’nin golleri zamanında ne kadar sükse yarattıysa, Belçikalı oyuncu Kevin de Bruyne de asistleriyle aynı etkiyi yarattı. 10 gol bir orta saha oyuncusu için gayet yeterli bir rakamdı ama 21 asist yapması onun asıl vurucu noktası oldu. Jose Mourinho, Chelsea’de onu gözden çıkardığında bu performansı kimse beklemiyordu. Üstelik henüz 24 yaşında. Wolfsburg onun için 17 milyon euro ödedi ve kariyerinde bir şanssızlık olmazsa yeşil-beyazlılar Belçikalı oyuncudan yüksek oranda kâr edecek.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kurtarıcı

Kurtarıcı

1 ay önce
Miras

Miras

2 ay önce
Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce