Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

TenisPrototip

Alexander Zverev hem oyun hem de imaj olarak, 20 yaşında birçok tenis efsanesinin o yaşındaki halinden çok daha fazla yol kat etti. Sırada, tenisin yeni süper yıldızı olmak var...

Tenis dünyası heyecan verici yetenekler çıkartmak konusunda her zaman cömerttir. Ancak bu yeteneklerin, Grand Slam kazanabilen birer oyuncuya dönüşmesi her zaman gördüğümüz senaryo değil. Bundan 6-7 yıl önce 90-91 jenerasyonu çıkışını yapmaya başladığında epey bir heyecan duymuştuk. Grigor Dimitrov, David Goffin ve Milos Raonic gibi oyuncular gerçekten ümit vadediyordu. Sadece zamanlama gereği çok talihsizdiler. Novak Djokovic’in sürklase ettiği; Roger Federer, Rafael Nadal ve Andy Murray gibi devlerin de güçlü olduğu bir dönemde parlamaları kolay olmadı. Hepsi bir noktaya geldi ancak hiçbiri -hâlâ- potansiyeline ulaşmış değil.

Aradan geçen yıllar içinde Dominic Thiem, Bernard Tomic, Nick Kyrgios, Borna Coric, Francis Tiafoe ve Alexander Zverev gibi yeni genç isimlere aşina olduk. Hepsinin ortak noktaları, günün birinde Slam kazanma konusunda güçlü adaylar olmalarıydı. İçlerinden en sansasyoneli Nick Kyrgios, en istikrarlısı ise meslektaşlarından yaşça biraz daha büyük olan Dominic Thiem’di. Ancak 2016’da çıktığı finaller ve sene sonunda St. Petersburg’da kazandığı turnuvayla radara bir anda ‘Sascha’ lakaplı Alexander Zverev de girdi. Babası, annesi ve abisinin de tenisçi oluşunun kaçınılmaz bir seçime sürüklediği Rus asıllı Alman raket henüz 20 yaşına basmadan tura imzasını koymuştu.

Zverev’ler: Sascha, annesi Irina, babası Alexander Sr. ve abisi Mischa’yla birlikte.

1.90 ve civarı, artık erkek tenisinde görmeye alışık olduğumuz bir boy marjı. Zverev ise 1.98 boyunda. Yani Marin Cilic, Sam Querrey ve Juan Martin Del Potro gibi isimlerle aynı irtifada. Bu, ona doğal olarak bir servis kulesi olma şansını ve kuvvetli vuruşları sağlıyor. Genç oyuncunun fark yarattığı nokta ise korta getirdiği hareket etme kabiliyeti. İki metrelik ama çok kalın olmayan fiziğinin bunda payı büyük. Geçtiğimiz hafta oynadığı Rogers Cup’ta, Richard Gasquet önünde kazandığı 49 vuruşluk maç puanı çeviren ralli ve final maçında Federer’in smacını oyuna sokup aldığı puan bunun en büyük örnekleri. Bunları sık yapmaya başladığını düşünsenize… Novak Djokovic’in iki metrelik, ateş gücü çok daha yüksek bir versiyonu her rakip için korkunç olmaz mı?

Bu sebeple, tıpkı James Cameron’ın unutulmaz Terminator serisindeki öncül cyborg modeli T-800 gibi Zverev’i de gelecekte oynanacak modern tenisin ve hatta modern tenisçinin bir prototipi olarak görebiliriz. Zira artık boyu aşırı uzayan genç tenisçi adayları, eğer uygun fizyolojik gelişimi gösterirlerse kortta ne kadar hızlı olabilecekleri konusunda başarılı bir örneğe sahipler.

Sascha’yı, akranlarından ayıran bir diğer nokta ise mental gücü. Roma Masters finalinde Novak Djokovic’i, Rogers Cup finalinde de idollerinden Federer’i mağlup ederken takındığı, sanki yıllardır kazanıyormuş tavrı herkesin dikkatini çekmiştir. Bu, ancak kapasitesinin farkında olan sporcuların gösterebileceği bir rahatlık. Tabii, Zverev’in kapasitesinin ne denli büyük olduğu ona geride kalan birkaç yılda sponsorlar tarafından da sık sık hatırlatıldı. Sahip olduğu ‘pazarlanabilme’ potansiyelini sezmek de hiç zor değildi. Yaptığı anlaşmalarla birlikte genç Almanın portföyünde şimdiden, ülkesinin en büyük spor giyim markası Adidas ve Rafael Nadal’ın da yıllardır temsilciliğini yaptığı İsviçreli süper lüks saat üreticisi Richard Mille var.

Genç sporcuların hırsı zaman zaman fazla öne çıkar. Çocukluklarını yaşayamadan, yeri geldiğinde günde çift idman yaptıkları sporlarında zirveye çıkmak için attıkları ilk adımlar da bu yüzden onları antipatik gösterebilir. Örneğin Federer’in 20’li yaşlarının başını hatırlayalım. Kortta sürekli kendiyle cebelleşen, raket kırmaktan bitap düşmüş haliyle ekselansları şimdikinin bir kontrastıydı. Benzerlerini birçok büyük isim için söyleyebileceğimiz yoldan Federer dahi geçmişti. Zverev için ise bu antipatiden bahsetmek çok güç. Saygılı, sakin, sempatik ve iyi görünümlü. Yani hem oyun hem de imaj olarak, 20 yaşında birçok tenis efsanesinin o yaşında olduğundan çok daha iyi durumda.

Genç ve Öfkeli: Roger Federer bile kariyerinin ilk yıllarında sinirlerine hakim olma konusunda o kadar başarılı değildi.

2017 şu ana kadar iki süper yıldızı ön sayfaya koydu. Bu isimler filmi yıllar öncesine saran, oynanan üç Slam’in tamamını ve altı Masters turnuvasının dördünü kazanan Federer-Nadal ikilisinden başkası değil. Sezonun içinde bulunduğumuz noktası itibariyle o sayfada kendisine yer bulmaya aday sadece bir diğer oyuncudan bahsedebiliriz ki o da Zverev.

Yıl içinde iki tanesi prestijli Masters serisinden olmak üzere beş turnuva kazandı. İlk 10 içerisindeki ilerleyişini sürdürüyor, hatta sezon kapanırken zirveye beklendiğinden çok ama çok yakın olabilir. Ve daha şimdiden kendisine has bir taraftar kitlesi edinmeye başladı. Hepsinden önemlisi de Alexander Zverev hakkında ‘Grand Slam kazanabilecek mi?’ sorusundan ziyade, ‘Kaç Grand Slam kazanabilecek?’ sorusu soruluyor. Tüm bunlar, 20 yaşında bir çocuk için hiç fena değil.

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Dönüş

Dönüş

1 sene önce
Stefanie

Stefanie

1 sene önce