Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer SporlarGündemAktif Dinlenme

Carlsen - Karjakin unvan maçının 12. ve son oyunu mücadelesiz berabere bitti. Dünya satranç şampiyonunu eşitlik bozma oyunları belirleyecek.
Özgür Akman3 sene önce

Dünya satranç şampiyonu Magnus Carlsen’in, Sergey Karjakin’e karşı oynadığı dünya satranç şampiyonluğu unvan maçının 12. ve son oyunu 37 hamle ve yaklaşık 35 dakikalık bir oyunun ardından berabere sona erdi. Maçın klasik satranç (yavaş oyun) temposunda oynanan 12 oyunluk bölümünün 6-6 bitmesinin ardından dünya satranç şampiyonunu 30 Kasım akşamı oynanacak eşitlik bozma karşılaşmaları belirleyecek. Futbola benzetecek olursak, dananın kuyruğu uzatmalarda ve belki de penaltılarda kopacak.

12. ve son oyunun berabere olma hızı iki tarafın da niyetini ortaya koydu. Oyun için söyleyecek fazla bir şey yok. Üçüncü oyunda, amacı Kramnik’in Kasparov’u yenerken kullandığı, pasif ama sağlam Berlin Savunmasından (duvarı demek de yanlış olmaz) kaçmak olan bir açılış oynandı; ama taşlar hızla değişildi. Taraflar masadan daha erken de kalkabilecek zihniyetteydiler; ama 30 hamleden önce beraberlik teklif etmek kurallara aykırı olduğundan bunu yapamadılar.

Carlsen, niyetini basın toplantısında da gizlemedi: “Söyleyecek çok fazla bir şey yok. Çok fazla taş kesildi ve berabere yaptık. Daha uzun bir oyun oynamamızı uman hayranlarımızdan özür dilerim; ama bugün olmadı.” Sergey Karjakin de profesyonelce cevap verdi: “Siyah taşlarla oynuyordum.”

Carlsen’e futbol benzetmesi yapılarak maçın penaltılara uzayıp uzamadığı sorulduğunda, “Bence henüz penaltılara gelmedik. Uzatmalardayız. Bazen son dakikalarda gol atmaya çalışılmaması sinir bozucu olabilir; ama uzatmalar da heyecanlıdır” dedi.

Son oyun dünya satranç şampiyonluğu tarihinin en kısa oyunlarından birisi olsa da tarafları “mücadele etmemek” ile suçlamak büyük haksızlık olur. İki taraf da 12 oyunda dişe diş bir mücadele verdiler. Kısa oyun deyince akla gelen bir oyun da 11 hamlede berabere biten Kasparov-Kramnik Londra 2000 maçının 11. oyunu olur. Kasparov, skor olarak gerideyken beyazla 11 hamlede berabere yapması çöküşünün de habercisiydi; ama burada durum çok farklı. Böyle çekişmeli bir maçın son oyununu kaybetmenin taraflar için ne kadar yıkıcı olacağını hayal etmek bile güç. Herhalde hayatları boyunca kabuslarına girecek bir yenilgi olurdu.

Eşitlik bozma nasıl oynanacak?

Eşitlik bozma oyunlarında önce dört oyunluk bir hızlı satranç (taraflara 25 dakika veriliyor ve sürelerine her yaptıkları hamlede on saniye eklenecek) bölümü var. Hızlı satrançta eşitlik bozulmazsa süreler daha da azalacak ve dünya şampiyonunu yıldırım (taraflara beşer dakika verilecek ve sürelerine her yaptıkları hamlede üç saniye eklenecek) oyunları belirleyecek. Bu formatta ikişer oyunluk beş mini maç yapılacak. Yani her iki oyunda eşitlik bozulmazsa iki oyun daha oynanacak. Eğer bu on oyunda (ve önceki dört hızlı satranç oyununda) eşitlik bozulmazsa, sıra ‘Ani Ölüm’ oyununa gelecek. Beyazın beş, siyahın dört dakikası olacak, beraberlik ve siyah kazanırsa siyahla oynayan dünya şampiyonu olacak, beyaz kazanırsa beyazla oynayan satranççı dünya şampiyonluğuna kavuşacak.

Carlsen hâlâ favori mi?

Kısa cevap evet. Uzun cevap Satrançsever dergisinin Kasım-Aralık 2016 sayısında Türkiye’nin iki numarası ve iki oyuncuyla da karşılaşıp Karjakin’i yenmeyi de başarmış büyükusta Dragan Solak’ın yazdığı satırlardan gelsin:

“..Elbette ki Magnus Carlsen… Nedeni basit; genç Norveçli daha iyi hamleler yapıyor! Bu ise hâlâ olduğu gibi ve her zaman olacağı üzere, güzel oyunumuz satrançtaki en önemli şeydir.”

BERLIN, GERMANY - OCTOBER 12: Magnus Carlsen (C) is seen at the 2015 World Chess Rapid and Blitz Championship press conference in Berlin on October 12, 2015 in Berlin, Germany. (Photo by Sebastian Reuter/Getty Images for World Chess by Agon Limited)

Peki, hangi sporda her zaman kağıt üstünde en kuvvetli tarafın kazandığı görülmüş ki? Karjakin de şu ana kadar zor bir rakip olduğunu gösterdi.

Magnus Carlsen’in beyazla 12. oyunda bu kadar kolay beraberliğe razı olması ise belli ki kendisine hızlı satranç ve yıldırımda güvenmesinden kaynaklanıyor. Haksız da sayılmaz; çünkü 2012 yılından beri düzenli yapılan resmi Dünya Hızlı Satranç Şampiyonası’nı 2014 ve 2015 yıllarında Carlsen kazandı. 2014’te Dünya Yıldırım Şampiyonası’nı kazanan isim de yine Carlsen’di.

Karjakin ise 2012’de Dünya Hızlı Satranç Şampiyonası’nı kazandı. Kedi gibi dokuz canlı ve bu tip durumlarda asla pes etmiyor. 2015 Dünya Kupası’nda defalarca skorda geriye düşüp her eşitlik bozma anında bir şekilde galip gelebildi. Çelik gibi sinirleri olduğu tartışmasız.

Diğer yandan Carlsen’in psikolojik durumundan emin olmak güç. Sekizinci oyundan sonra basın toplantısına katılmaması ve bu kadar kolay beraberliğe razı olması Carlsen’den beklediğimiz tür tutumlar değil. Carlsen’in özgüveni halen çok yüksek; ama maç öncesindeki kadar tepelerde değil gibi görünüyor.

Karjakin bu olasılığı düşünerek akıl oyunlarına başladı ve 12. oyundan sonra Rus basınına şu demeci verdi:  “Boksörler gibi raunt öncesi kendisini tehdit etmek istemem; ama Carlsen’de bir kararsızlık görüyorum, çünkü rahat bir durumda olsaydı eminim beyazla kazanca oynardı.” Karjakin bu demeçte Carlsen’e unvan maçları tarihinde benzerleri fazlaca olan akıl oyunlarından yapmış olabilir. İkinci olasılık, bu sözleri Rus kamuoyuna – ki 2002’den beri satranç olimpiyatı kazanamayan ve 2008’den beri dünya şampiyonu çıkartamayan, dünyanın en güçlü satranç ülkesinden bahsediyoruz – yönelik de sarf etmiş olabilir.

İki tarafın psikolojik boyutuyla ilgili tekrar büyükusta Dragan Solak’a başvuralım: “Bu zamana dek Magnus ve Sergey ile ikişer oyun oynadım. Rus rakibim adeta bir makine gibi en ufak bir duygu belirtisi göstermezken, Carlsen’de bazı ifadeleri net bir şekilde görebiliyordum. Ne zaman gergin, ne zaman mutlu, ne zaman değil, terliyor mu, heyecanla sandalyesinin etrafında mı dolaşıyor?” Solak, Berlin’deki 2015 Dünya Yıldırım Şampiyonasında Carlsen’in Grischuk ve Ivanchuk ile oynadığı oyunların sonundaki öfke patlamalarını da hatırlatıyor ve psikolojik savaşta Karjakin’i önde gördüğünü belirtiyor.

World Chess Closing Party

Fazla hata fazla heyecan getirir mi?

Artık daha çok hata yapılacak, oyunlar daha hızlı devam edecek ve düşünme süreleri kısa olduğu için zaman çok daha önemli bir faktör haline gelecek. Sponsorlar ve kamuoyu, hatta profesyonel satranççıların bir kısmı bunu daha heyecanlı görse de, satranç kalitesinin düşmesinin heyecan olarak nitelendirilemeyeceğini savunan çok sayıda satrançsever ve profesyonel de bulunuyor.

Oyuncuların düşünme sürelerinin azaltıldığı eşitlik bozma maçları 2006’dan beri uygulanıyor. Bu tarihten beri de dünya şampiyonunu iki defa eşitlik bozma belirledi.

2006’da oynanan Vladimir Kramnik – Veselin Topalov maçında 12 oyun 6-6 bitmiş, Vladimir Kramnik hızlı satranç aşamasında 2,5-1,5 kazanarak maçı 8,5-7,5 kazanmıştı. Vishwanathan Anand ise 2012 yılında Boris Gelfand’a karşı 6-6 biten 12 oyunluk klasik satranç bölümünün ardından hızlı satrançta 2,5-1,5 kazanarak aynı skorla unvanını korumuştu.

30 Kasım Carlsen’in aynı zamanda doğum günü. Hayatının en kötü veya en iyi doğum günü olup olmayacağını Çarşamba akşamı öğreneceğiz.

Tarihten notlar: Berabere biten maçlar

Geçmişte dünya şampiyonluğu maçları berabere biterse unvan şampiyonda kalırdı. Hatta dünya şampiyonlarıyla berabere kalıp kariyerlerinde dünya şampiyonu olamamış taçsız krallar da var. 1910 yılında Carl Schlechter, Emanuel Lasker ile 5-5 berabere kalmış ve Lasker unvanını korumuştu. 1951 yılında, tarihin en dramatik maçlarından birisinde David Bronstein, Mikhail Botvinnik ile 12-12 berabere kalmıştı. 1954’te de Botvinnik yine Vasily Smyslov ile 12-12 berabere kalmış; ama Smyslov 1957’de rakibini bu kez yenip tacını takmıştı. 1987 yılında Sevilla’da oynana maçta Garry Kasparov dünya şampiyonu iken, Anatoly Karpov’a 23. oyunu kaybedip geri düşmüş; ama 24. ve son oyunu dramatik bir şekilde kazanarak unvanını korumuştu.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Kesişen Yollar

Kesişen Yollar

2 ay önce
Selef

Selef

2 ay önce