Açık Ara En İyisi

Antalya’daki 30 yıllık okçuluk klasiği Dünya Kupası mücadelesi geride kaldı. Her açıdan büyük övgüyü hak eden Okçuluk Dünya Kupası etabında, Yeşim Bostan makaralı yayda şampiyon olurken, Mete Gazoz ve Yasemin Anagöz karışık takımda üçüncü sırayı aldılar.

28 Mayıs 2018

Okçuluğun geleneksel merkezi Antalya’da 1988’de beş ülkenin katılımıyla başlayan Altın Ok Grand Prix’si, bugün bu sporun bir numaralı Dünya Kupası etabı haline dönüştü. 2006’da başlayan World Archery’nin Dünya Kupası serisinde ilk yıldan itibaren her yıl takvimde yer alan tek durak konumundaki Antalya, yine sporun büyük yıldızlarını ağırladı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin güzelim Konyaaltı Plajı’nı ‘dünya starı’ yapma bahanesiyle giriştiği inşaat faaliyeti nedeniyle, finalleri bu kez plajın uzak köşesine ötelenen Antalya GP, her şeye rağmen kusursuza yakın bir organizasyonla tamamlandı. Türkiye’de geçmişleri 70-80 yıla varan uluslararası spor organizasyonları bulunuyor, ama iddia edebilirim ki, hiç biri 30 yıllık Antalya GP kadar pürüzsüz işlemiyor. Burada yıllardır aynı ekiple çalışan World Archery ve Türkiye Okçuluk Federasyonu’nun neredeyse iç-içe girmiş uyumlu takımının büyük etkisi var. Yine de bu istikrarı ve düzeni her yıl sürdürebilmek de büyük maharet istiyor.

Sahne ve atış alanı tasarımı, sunumlar, seçilen müzikler, gönüllü çalışması, görevli uyumu, afişleme, ses sistemi, skorlama, ulaşım, iletişim… Her şey müthiş. Mesela, yarışma tam olarak 15:00.00’da başlıyor ve verilen programdan bir dakika sarkmıyor. Tam bir saat gibi. Bence sponsor olan saat firması için müthiş bir fırsat bu, değerlendirmesini bilene…

Gelelim yarışmalara. Aksatmadan neredeyse her yıl Antalya’ya gelen sporun lideri Kore, erkeklerde 2012 Londra şampiyonu Oh Jin Hyek, kadınlarda 2016 Rio şampiyonu Chang Hye Jin başta olmak üzere hayli sıkı bir takımla Konyaaltı’nda sahne aldı. Son dünya şampiyonu Rus Ksenia Perova, Alman  Olimpiyat ikincisi Lisa Unruh, Meksikalı eski Olimpiyat ikincisi Aida Roman gibi okçular ise Kore fırtınasını kesebilmek için görev başındaydı.

Koreliler, Olimpik sistem erkeklerde podyumu üçlemelerinin yanı sıra, takım müsabakalarını da kazandılar. Ama karışık takım mücadelelerinde olimpik sistemde Japonya, makaralıda ise Fransa’ya kaybederek ikinci sırada kaldılar. Yine de Kore’nin 30 podyum pozisyonunun 11’ini kapatmış olması, hâlâ erişilmez konumda olduklarını gösteriyor.

Küçücük Muğla’dan Yıldız mı Çıkar?

Bu yılki kupada Türkiye, sahada da en başarılı Dünya Kupası serüvenlerinden birini yaşadı. Makaralı yayda dünyanın en iyileri arasında bulunan Yeşim Bostan, üst üste ikinciliklerden sonra nihayet şeytanın bacağını kırdı ve Dünya Kupası zaferi yaşadı. Aslına bakarsanız, Dünya Şampiyonası’nda hem salon hem açık havada ikinciliği bulunan Yeşim’in zirveye çıkması kimse için sürpriz olmadı.

Okçuluğa Muğla’da 16 yaşındayken tamamen tesadüf eseri başlayan ve çok kısa sürede basamakları tırmanan Yeşim’in dört yıllık profesyonel kariyerinde World Archery’nin üst seviye yarışmalarında tam 17 podyumu var. Şu anda dünya sıralamasında 4 numarada bulunan 23 yaşındaki Yeşim Bostan, ilk yıllarda solak olmanın dezavantajını yaşamış. Sağ ele uygun ekipmanla çalıştığı için doğal tutuşunu değiştirip, ‘sağlak’ gibi atış yapan Bostan, bu stili kaptıktan sonra, ekipmanını yenilememiş ve öyle devam etmiş. Yani, normalde sağ elini kullanmasına rağmen, teniste bir solak olarak zirve yapan Rafael Nadal gibi…

“Yarışma sabahı çok heyecanlıydım. Ama müsabakaya iyi odaklanmıştım. Heyecanımı yok saymaktan çok, en iyi şekilde kontrol etmeye çalıştım. Artık kazanma zamanımın geldiğini hissediyordum. Çünkü her kaybettiğim maçta büyük tecrübe edindim ve bugünkü başarı da bu tecrübe birikimiyle birlikte geldi.”

Zirveye çıkışını bu sözlerle özetleyen Yeşim Bostan, “Makaralı yayda dünya rekortmeni ve son yılların en iyisi olarak gösterilen Kolombiyalı yıldız Sara Lopez’in bundan böyle gözünün üzerinde olacağı gerçek bir rakibi hâline geldi tanımını yapabilir miyiz?” dediğimde gülüyor: “Evet, bence artık demeliyiz…”

Yeşim daha şimdiden dünyanın zirvesine çıkmış durumda ve elde edebileceği başarıların büyük bölümünü yakalamış. Ama hep bir eksiği olacak, zira makaralı yay Olimpiyat programında yer alan bir dal değil. Dolayısıyla kariyerinde bir Olimpiyat madalyası olma ihtimali pek yok gibi. Bostan, bu noktadaki eksikliği yadsımıyor: “Bir burukluk oluyor tabii içimde, Olimpiyat yılında özellikle… Orada yer alamıyor olmak hoş değil. Onun dışında bir fark yok, ben de bayrağı temsil ediyorum ve aynı heyecanı yaşıyorum. Olimpik sistem ya da makaralıda kazanılmış başarıların seviye olarak bir farkı yok.”

Mete-Yasemin Yine Podyumda

Antalya’da Yeşim Bostan dışında podyuma çıkan diğer Türkiye temsilcileri, 2016 Rio sonrası okçuluğun en bilindik yüzü hâline dönüşen Mete Gazoz ile ekürisi Yasemin Anagöz’dü. Karışık takım mücadelesinde Brezilya, Çin ve Endonezya’yı geçtikten sonra Kore’ye kaybeden Mete ile Yasemin, üçüncülük maçında ise Tayvan’ı 6-2 ile geçip bronzu kaptı. Üç hafta önce Şanghay’daki Dünya Kupası’nda final gördükten sonra burada da bronzu kapan ikili, artık Olimpiyatlar’da madalya yarışması olacak karışık çiftte ülkenin 2020 Tokyo umudu olarak parıldıyor.

Tamamı 25 yaşın altında olan yeni Okçuluk Milli Takımı’nın başarıları, Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkanı Abdullah Topaloğlu’nun en büyük gururu… Pek medyatik olmayan bu olimpik branşta iyi iş çıkaran Başkan Topaloğlu, organizasyonda yakaladıkları başarıyı yarışma sonuçlarına da yansıtacaklarını söylüyor.

“Şu anda tüm planlamamız, 2019’da yapılacak Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda takım kotalarını alabilmek üzerine. Orada hem erkek, hem kadınlarda ilk sekize girip, Tokyo’yu garantileyeceğiz” diyen Topaloğlu, bir aksilik olmazsa okçulukta bugüne kadarki en kalabalık kadroyla 2020’ye gidileceğini belirtiyor.

Mete ve Yasemin ile hareket kazanan Olimpik sistemde aradan geçen iki yılda hâlâ eski seviyeye erişilemediği yorumum üzerine ise Abdullah Topaloğlu’ndan şu yanıtı alıyorum: “Bence biraz daha sabretmemiz gerekiyor. 14-15 yaş grubunda 10 civarında yeni yeteneğimizi sisteme adapte ediyoruz. Mete’yi, Yasemin’i de aynı sistemle, altyapıdan çıkardık. Yenileri de yolda.”

Şevket F. Erbay

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN