Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

Diğer Sporlar10 Anadolu Efsanesi

2018 Türkiye Boks Şampiyonası Balıkesir'de düzenlendi. Turnuvayı yerinde takip eden Cihat Gemici'nin izlenimleri...
Cihat Gemici7 ay önce

Balıkesir yolunda zamanı hızlandırmak için Yaşar Kemal’in Üç Anadolu Efsanesi’ni okuyordum. İlk bölümü bitirdikten sonra kitabın arkasında Abidin Dino’nun yaptığı yorum ilgimi çekti. “Kilometrelerce yürüyüp, dağ bayır koşup ne kurtarırsa kârdır kuralınca, önce ağıtları, sonra da türküleri, koşmaları, destanları…avlıyordu. Folklor derlemesi filan değildi… Özbeöz malını kurtarıyordu Çukurova’nın.” İnsanın yaşadığı topraklarda olup bitene duyduğu sorumluluk bu cümlelerle anlatılınca bir başka güzeldi. Belki de bazen bir şeyleri kurtarmanın yolu onları anlatmaktan geçiyordu.

Türkiye Boks Şampiyonası’na giderken aklımdan bunlar geçiyordu. Ülkemizde olimpik sporlara gösterilen ilgi birçok sebepten ötürü yeterli değildi ve boks üvey evlat muamelesi gören sporların başında geliyordu. Ben de dağ bayır aşarak, ne kurtarırsam kârdır diyerek 2018 Büyükler Ferdi Türkiye Boks Şampiyonası’nı yerinde izlemek üzere Balıkesir’e gittim. İllerinden çıkmayı başararak, bölgelerinde dereceye giren 40 ilden 126 sporcu 10 sıklette Türkiye’nin en iyisi olmak için mücadele verecekti. Yol boyunca her sıkletin favori isimlerini düşünürken son yılların en kaliteli şampiyonalarından birisini izleyeceğim kafamda şekilleniyordu. Geçen yılın şampiyonlarının birçoğu turnuvada yer alacaktı ve 2016 Avrupa Gençler Şampiyonası’nda madalya kazanan yeni nesil ilk kez büyükler kategorisine çıkmıştı. Takım sporlarında jenerasyon değişimi idareci ve teknik heyetten beklenirken burada sporcuların kendileri bu değişimin bir karar vericisi olabilecekti.


[mailerlite_form form_id=2]


Salona girdiğimde yarı final müsabakalarının ilk bölümü bitiyordu. Kaçırdığım maçları sorduğumda turnuvanın en güzel maçlarından birisini izleyemediğimi öğrendim. 56 kg yarı final maçında Batuhan Çiftçi Türkiye’ye olimpiyat madalyası kazandırması umuduyla getirilerek devşirilen 2014 Dünya Gençler Şampiyonu Kübalı Javier Ibanez’i üstün bir oyunla mağlup ederek dünya şampiyonunu Türkiye üçüncüsü yapmıştı. Yarı finallerde sürpriz bir sonuç olmazken 91+ kiloda Mücahit İlyas’ın bir diğer Kübalı Yordan Alain’i mağlup etmesiyle finaller tam manasıyla Türkiye Şampiyonası’na evrildi. İlk günün ardından Balıkesirli WBO Ağır Sıklet boksörümüz Ali Eren Demirezen ve yenilgisiz yarı ağır sıklet boksörümüz Seyda Keser ile günün değerlendirmesini yaptık. Bir zamanlar bu ringlerde ter döken şimdinin iki profesyoneli şampiyonada kalitenin arttığı hususunda benimle hemfikirdi.

Final Zamanı

Final gününü kafa karışıklığına mahal vermemek için en alt sıkletten en üst sıklete doğru giderek anlatmak sanırım en doğrusu olacak. Başlayalım. 49 kiloda Tolgahan Öztürk, kendi sıkletinde şu an vizyondaki en etkileyici filmlerden birisi olan “Şampiyon” filmine konu olan yarış atı Bold Pilot gibi. Yanına kimseyi yazamıyorsunuz. Trabzonlu boksör geçen yıldan daha rahat bir şekilde altın madalyaya uzandı. 52 kiloda finalde iki Beşiktaşlı boksörün mücadelesinde kazanan Barış Arıcı oldu. Motor sevdasını ringi de yansıtan genç boksör vitesi çok hızlı artırdığı anlarda puanları toplayarak takım arkadaşı Emin Erdoğdu’yu mağlup etmeyi başardı.

56 kiloda bu sıklete yeni çıkan Batuhan Çiftçi unvan sahibi Ali İhsan Alagaş ile karşılaştı. Geri boksuyla yarı finalde Kübalı karşısında herkesi kendine hayran bırakan Çiftçi final maçına da iyi başladı. Sonrasında ise Ali ihsan Alagaş’ın neden bu kiloda Türkiye Şampiyonu olduğunu hatırladık. İkinci raunt ile birlikte oyunun hâkimiyetini alan Alagaş ringde ünlü ağır sıklet Jack Dempsey’nin “roll and drop” taktiğini çok iyi kullanarak sola eskivlerle içeri girip sert sol kroşelerini isabet ettirmeyi başardı. Maçı bu tempoda bitiren Alagaş unvanını da korumuş oldu. 60 kiloda Hakan Doğan şampiyon olurken finalde rakibi ringe çıkmadı. 60 kilonun en çekişmeli maçı olarak akıllarda Ahmet Otçu ve Ahmet Çikot’un düellosu kaldı.

60 kiloda Türkiye Şampiyonu Hakan Doğan.

64 Kiloda Harika Final

64 kilo turnuvanın en çok merak edilen sıkletiydi. Sıkletler gözetilmeksizin bakıldığında en iyi boksörlerden ikisi aynı sıklette yer alıyordu ve ilk kez büyükler kategorisinde birbirlerine rakip olacaklardı. Volkan Gökçek unvan sahibi olarak yarı finalde Adem Furkan Avcı’yı, meydan okuyan konumundaki Tuğrulhan Erdemir ise tecrübeli Yasin Yılmaz’ı geçerek finale geldi. Erdemir’i stil olarak Wladimir Klitschko’ya benzetiyorum. Aralarında çok kilo farkı olsa da Tuğrulhan’ın direktlerinin çok etkili olması ve maç boyunca sakladığı solunu gerektiğinde çok iyi kullanması bu benzerliği haklı çıkarıyor. Türk boksunun saf yetenek anlamında en iyi isimlerinden birisi olan Volkan Gökçek ise son dönemde yıldızı parlayan Josh Kelly ya da daha eskilere gidersek Naseem Hamed tarzında elleri aşağıda boks yapabilen ayak oyunlarını ve eskivlerini avantaja çevirebilen bir isim. Bu iki kaliteli boksörün izleyenlerin gözünün pasını sildiği final maçında eli havaya kalkan taraf Tuğrulhan Erdemir oldu. Böylece Tuğrulhan, Yıldızlar ve Gençlerde elde ettiği Avrupa ve dünya şampiyonluklarının ardından Türkiye Şampiyonu da olarak Aralık ayında Socrates Dergi’ye verdiği röportajda bahsettiği Olimpiyat hayalinin ilk adımını atmış oldu.

69 kiloda Türk boksunun efsane isimlerinden Onur Şipal 20’yi aşkın kez kazandığı Türkiye Şampiyonlukları’na bir yenisini eklemek için ringdeydi. Karşısında ise yeni neslin yetenekli boksörü Necat Ekinci vardı. Ekinci, mesafeyi ayarlayarak direkt vuruşlarla tecrübeli rakibini kendine yaklaştırmamaya çalışırken, Şipal de teknik boksu ve gücü ile içeri girmeye çalıştı. Maçın sonlarında iki boksörün de gardını indirmesi ve sonrasında Ekinci’nin işi biraz şova dökerek “Ali Shuffle” yapmasının ardından hakem genç boksöre ihtar verdi. İyi performansına bu an ile biraz gölge düşse de Necat Ekinci, Onur Şipal’in yıllar süren hâkimiyetini sonlandıran isim olarak tarihe geçti. Maç sonunda o adrenalinle büyük bir çarpışmanın içinden çıkan iki boksörün diyaloğu ise takdiri hak etti. Ekinci madalya töreninde son hareketi ile ilgili olarak Şipal’e üzüntüsünü belirtirken efsane boksör de bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve artık Ekinci’nin bu bayrağı taşımak için en büyük adaylardan birisi olduğunu ifade etti.

69 kilo finalinde Onur Şipal ile Necat Ekinci karşı karşıya geldi.

75 kiloda Serhat Güler-Birol Aygün maçı tam bir meydan muharebesi şeklinde geçti. Sanki iki tank amansızca göğüs göğüse, kafa kafaya çarpışıyordu. Daha ilk rauntta Serhat Güler’in kaşı açıldı. Bu maçta iki boksör için de boks tekniği kesinlikle ikinci plandaydı. İki boksör de tam anlamıyla “yok edici” gibi birbirlerinin üzerine gitti. Serhat Güler boy avantajını kullanması gerektiğini hatırladığı dakikalarda maçı da kontrol etmeyi başardı. Şampiyonluğa da o anların getirdiği avantaj ile uzandı. Allah vergisi gücü ve fiziği ile fark yaratan Güler, bu özelliklerine boks tekniğini de eklerse daha farklı bir seviyeye çıkacaktır.

Tek Taraflı Maç

81 kilo turnuvanın Prime Time’da yayınlanan dizisi gibiydi. Ama bu dizide tek bir aktör oynadı. Öyle bir performans gösterdi ki başka bir oyuncuya ihtiyaç kalmadı. İstanbul finallerinden itibaren tüm elemelere katılan Mehmet Nadir Ünal tüm maçlarını nakavtla kazandı. Ringe çıktığında panzer gibiydi. Maçı puana götürmek, direkt vuruşlarla maçı kontrol etmek gibi bir derdi yoktu. Kafasındaki tek şey nakavttı ve planını uyguladı. Şampiyon oldu. 2016 Rio Olimpiyatı’nda Kübalı Julio Cesar la Cruz’a mağlup olan Nadir Ünal profesyonele geçme girişiminde şirketlerle anlaşamayınca amatör boksa geri döndü. 2020 Tokyo için önemli madalya umutlarımızdan birisi olacak.

91 kilo devir teslim töreninin yapıldığı bir başka sıklet oldu. Berat Acar final gününde Ali İhsan Alagaş ile birlikte en etkileyici performanslardan birine imza attı. Tecrübeli rakibi Baki Yalçın karşısında çok çeşitli yumruklar denedi ve turnuvada aparkatını en iyi kullanan boksör olduğunu gösterdi. Romanya’daki U-22 Avrupa Şampiyonası’nda ortaya çıkan kondisyon sorununu da çözmüş gözüktü. Gençler Avrupa ikincisi Samsunlu boksörümüz gelecek için umut saçtı.

Berat Acar, şampiyonanın en etkileyici performanslarından birine imza atarak 91 kiloda Türkiye Şampiyonu oldu.

Son sıklet süper ağırsıklet… +91 kiloda Mücahit İlyas ve Eren Uzun kozlarını paylaştı. Daha önce iki kez karşılaşan bu ikilinin maçlarında galip taraf İlyas olmuştu. Uzun da turnuvaya son şampiyon olarak geldi ve yarı final performansı çok iyi hazırlandığının habercisiydi. Eren Uzun, mesafeyi iyi ayarlayarak boy avantajı ile final maçına da çok iyi başladı. İlk iki raunt boyunca karşılıklı bir boks şöleni izledik. Sonucu ele aldığımızda farkı yaratan anların Mücahit İlyas’ın sağ kroşesi ile gövdeye yaptığı vuruşlar olduğunu söyleyebiliriz. O anlarda antrenör talimatı ya da kendi inisiyatifi ile maçın rengini değiştirdi ve 91+ kiloda Türkiye Şampiyonu oldu.

Tokyo Yolcuları

Balıkesir’de boksseverler salondan tatmin olmuş bir şekilde ayrılırken Türk boksu da yeni bir döneme girdi. 1999 doğumlu Mücahit İlyas, Berat Acar, Necat Ekinci, Tuğrulhan Erdemir ve 23-25 yaş civarındaki Barış Arıcı, Serhat Güler, Hakan Doğan, Ali İhsan Alagaş, Mehmet Nadir Ünal gibi sporcular altın madalyaya uzanırken Tokyo yolunda yeni bir jenerasyonun ilk adımları atıldı. Tabii ki bu turnuvada dereceye giren her sporcu için olimpiyat umudunun sürdüğünün de altını çizmekte fayda var. Avrupa Şampiyonası seçmelerinde Türkiye Şampiyonası’nda dereceye giren ve iyi performans gösteren sporcular kampa çağrılacak ve bu kampta en iyi performans gösteren isim Türkiye’yi yurt dışında temsil edecek. Daha önce örneklerini yaşadığımız gibi olimpiyat kota döneminde dahi sporcu değişimi oldu. Bu nedenle her sporcunun her an kendini hazır tutması gerekiyor.

Bir Türkiye şampiyonası daha sona ererken otel odamın arkasında saat başı çalan çan kulesinin sesi, kuvayı milliye bilinci ile donatılmış sokak grafitileri, efsane pehlivan Kurtdereli ve höşmerim tatlısı Balıkesir’den kalan diğer anılar oldu. Türk boksunun dağında bayırında, genci, tecrübelisi, tekniği, güçlüsü ne kurtarırsak kârdır kuralınca bir turnuvayı takip ettim. Yoğun antrenman temposu ve top modellerin zorlanacağı kilo düşme diyetleriyle ringdeki amansız fiziksel mücadeleye rağmen gong çaldığında birbirine sarılan boksörlerimizin, Garbis Zakaryan, Taki Ziyaris ya da Cemal Kamacı dönemlerindeki gibi Spor ve Sergi Sarayı’nı dolduracak maçlara çıkmasının hayali eve döndüm.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler