Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolGrupların Ardından

2018 Dünya Kupası'nın grup aşamasında neler yaşandı? Her grubu tek tek mercek altına alma zamanı...

2018 Dünya Kupası’nda grup aşaması geride kaldı. Son şampiyon Almanya erken havlu atarken çoğu favori soğuk terler dökerek soluğu bir üst turda aldı. Fas, Peru ve Senegal, iyi futbollarına rağmen elenmekten kurtulamayarak damaklarda acı birer tat bıraktılar. Başka neler mi oldu? Grup grup göz atalım…

A Grubu

FIFA sıralamaları baz alındığında kupanın en zayıf grubu olarak öne çıkan A Grubu’nda Uruguay, beklendiği üzere üç galibiyetle liderliğe kondu. Şaşırtıcı olan ise ileride Luis Suarez & Edinson Cavani’nin, geride Fernando Muslera, Diego Godin ve Jose Maria Gimenez’in forma giydiği La Celeste’nin, oldukça sönük grup performansıydı. Özellikle görece zayıf Mısır ve Suudi Arabistan’a karşı gelen tek gollü galibiyetler, soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ancak son maçta ilk iki maçı sekiz gol ve altı puanla kapatan Rusya’ya karşı gelen 3-0’lık galibiyet, Oscar Tabarez’in ekibine soluk aldırdı. Grupta beklentilerin üzerine çıkan taraf ev sahibi Rusya olurken nicelerine göre kupanın en zayıf takımı olan Suudi Arabistan’a dahi kaybetmeyi başaran Mısır, kupanın hayal kırıklıklarından biriydi. Mısır teknik direktörü Hector Cuper’in çok gecikmeden gelen kovulma haberi, çok da şaşırtıcı değildi. Öte yandan Suudilere karşı Mısır kalesini koruyan 45 yaşındaki Essam El-Hadary, kupa tarihinin en yaşlı oyuncusu olmakla yetinmedi, bir de penaltı kurtardı.

B Grubu

Grubun iki favorisi İspanya ve Portekiz’di; bu sırayla da gruptan çıktılar. Peki her şey bu kadar basit miydi? Pek sayılmaz… Fas’ın ilk iki maçın sonunda elenmesine rağmen ortaya etkileyici bir hücum futbolu koydu. İleri uçta bir bitiriciden yoksundular ve cezasını, kapasitelerinin altında kalarak ödediler. Son maçta İspanya’ya karşı aldıkları puan, teselli ödülü gibiydi. Grubun başrolü, beklenmedik şekilde İran oldu. Yedi yıldır görev yaptığı Asya temsilcisine savunma futbolunu ezberleten Carlos Queiroz’un takımı, Fas’a karşı üç puanı son dakikalarda aldı, İspanya’ya soğuk terler döktürdü ve Portekiz’i kupa dışına itmenin kıyısından döndü. 90+4’te Mehdi Taremi karşı karşıya pozisyonda topu ağlara yollayabilse; son Avrupa şampiyonu eve erken dönebilirdi. Öte yandan aynı maçtaki Ricardo Quaresma’nın -bu topraklara çok da yabancı olmayan- trivelası, 2018 Rusya’nın en güzel gollerinden; 3-3’lük İspanya-Portekiz maçıysa kupanın en keyifli karşılaşmalarından biri olarak hatırlanacak.

C Grubu

Gerek Fransa gerekse de Danimarka, gruptan çıkmalarına rağmen futbollarıyla izleyenlere yaka silktirdiler. Bu iki takıma karşı toplam 28 şut çekip gol bulamayan ve her iki maçı da 1-0 kaybeden Peru, grup aşamasında elenen takımlar arasında ‘yazık oldu’ kalıbını en çok hak eden ülkeydi. Danimarka kalecisi Kasper Schmeichel’ın kariyer maçlarından birini çıkardığı Peru karşılaşmasında yaptığı altı kurtarış, grubun da kaderini tayin etti. Öte yandan Avustralya, kâğıt üzerinde rakiplerinin çok gerisinde görünse de oynadığı futbolla takdir topladı.

D Grubu

Grubun de facto favorisi Arjantin, sahadaki futbol anlamında grup aşamasının en büyük hayal kırıklıklarından biriydi. Savunma hattı tel tel döküldü; teknik direktör Jorge Sampaoli’nin orta saha tercihleri topu ilerideki becerikli ayaklara taşımakta zorlandı. Bir de üstüne Lionel Messi’nin İzlanda maçında kaçırdığı penaltı eklendi. Nijerya, İzlanda’ya kaybetse; belki de Messi’nin milli takım kariyeri grup aşamasında sonlanacaktı. Ancak Ahmed Musa’nın iki golle Kuzeylileri yıkışı, Messi ve arkadaşlarına kapıyı araladı. Messi de o umut ışığını, enfes bir kontrolle taçlandırdığı golle gerçeğe çevirdi. Lider Hırvatistan, ilk iki maçta ununu elemiş, eleğini asmış olsa da son maçta İzlanda’yı yenip tulum çıkardı. Soru işaretiyle bakılan teknik direktör Zlatko Dalic, futbol basınından hak ettiği övgüyü aldı. Luka Modric, son yıllarda sık sık izlettiği başyapıtlardan birkaçını daha ardında bırakırken Arjantin’e kaydettiği gol, eserinin en etkileyici fırça darbesiydi.

E Grubu

Brezilya, 2014’teki hayal kırıklığının ardından atanı (Fred yerine Gabriel Jesus ve Firmino) ve tutanı (formsuz Julio Cesar yerine Allison ve Ederson) bariz şekilde aşama kaydetmiş şekilde Rusya’ya geldi. Etkileyici eleme performansı, tüm ülkenin saygı duyduğu Tite ve sakatlıktan dönen Neymar ile kupanın en büyük taliplerinden biriydi. İlk maçta İsviçre’ye karşı gelen beraberlik “Acaba?” dedirtse de Kosta Rika’ya (goller duraklama anlarında gelse de) ve Sırbistan’a karşı alınan galibiyetler kupanın en kıdemli ekibini liderliğe taşıdı. Çoğu favorinin beklentilerin altında kaldığı (bakınız sıradaki grup) Rusya 2018’de belki Brezilya da öyle ahım şahım bir futbol oynamadı. Yine de bana kalırsa ileride fırsatlar yaratan, arkada rakiplerine çok fazla boşluk vermeyen, orta alanı sıkı tutan ve kulübede sonuca etki edebilecek Firmino ve Douglas Costa gibi isimlere sahip Brezilya, altıncı şampiyonluğun sürpriz olmayacağını gösterdi. Grubun en dramatik maçıysa Sırbistan’la İsviçre arasında oynandı. Maça Sırbistan harika girdi ve devreyi de önde bitirdi. Ancak ikinci yarıda İsviçre’nin Kosova asıllı iki oyuncusu Xhaka ve Shaqiri, Brezilya’ya eşlik eden takımı belirledi. İki yıldızın Kosova’ya selam çakan gol sevinçleri, maç öncesi gerilimi tırmandıran Sırbistan basını için darbe üstüne darbe niteliğindeydi.

F Grubu

1938… Almanya son olarak dünya kupasına ilk turda veda ettiğinde takvimler 1938’i gösteriyordu. Turnuva emekleme dönemlerindeydi, ilk tur tek maç eliminasyon usulüne göre oynanıyordu ve İsviçre, Almanya’nın yoluna taş koymuştu. 80 yıl sonra, son şampiyon unvanıyla Rusya’nın yolunu tutan Almanya, alışılagelmişin dışında çatlak seslerle anılıyordu. Leroy Sane’nin kadroya alınmayışı, Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İngiltere seyahatinde ziyaret edişi çok tartışılmıştı. İlk maçta Meksika’ya kaybedilen üç puan gerginliği tırmandırdı, İsveç’e karşı son saniyelerde gelen Toni Kroos’un serbest vuruş golü acıyı erteledi ve Güney Kore, Die Mannschaft’ın biletini kesti. Tökezleyen birçok favori düşe kalka adını son 16’ya yazdırsa da kâğıt üzerinde en rahat gruplardan birinde görülen Almanya, tatile erken çıkmak zorunda kaldı. Play-off’ta İtalya’yı eleyerek Rusya’ya gelen İsveç çoklarının ahını almıştı ama bunun sürpriz olmadığını grubu lider bitirerek gösterdiler. Özellikle Meksika’ya karşı gelen üç gollü galibiyet, Janne Andersson’un göğsünü kabartmış olsa gerek. Zlatan’lı yıllarda grubun ötesini göremeyen İskandinav ekibi, ayaklı ego Ibra’nın kadroya alınmadığı ilk kupada daha yekpare bir görüntü çizdi ve birlikteliğinin meyvesini topladı. Almanya’ya karşı harika bir kontra futbolu oynayan Meksika, üst turda benzer bir sınavı Brezilya’ya karşı vermeye çalışacak.

G Grubu

Sürprize mahal vermeyen yegâne gruba geldi sıra. Herhâlde dünya futboluyla ilgili 100 basın mensubunu bir araya getirip maç maç kazanan tahmini yaptırsanız, çoğu grubun bu şekilde sonuçlanmasını beklerdi. İki favori Belçika ve İngiltere, ilk iki maçlarında Panama ve Tunus’u geçtiler. Çapraz eşleşmede liderin çeyrek finalde Brezilya’yla oynama ihtimali, son maçta iki ekibi de rotasyona yöneltirken, grubun ‘galiptir bu yolda mağlup’ ekibi İngiltere oldu ve Belçika’ya 1-0 yenilerek görece daha kolay yarı final rotasına kuruldu. Belçika soyunma odası, galibiyeti getiren harika golü nedeniyle Adnan Januzaj’a tepki gösterdi mi; bunu kestirmek güç. Panama, tarihindeki ilk kupanın tadını doyasıya çıkardı ki 6-0 gerideyken İngiltere’ye attıkları gole ne kadar sevindiklerini gördüyseniz, ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Tunus, en önemli yıldızı Msakni’nin sakatlığıyla umutsuz geldiği Kupa’da teselliyi Panama galibiyetiyle buldu. Bu sonuçla kupa tarihinde Afrika takımlarının aldığı ilk galibiyetin altında imzası bulunan Tunus, 2018’deki son Afrika galibiyetinin de mimarı oldu.

H Grubu

Kupa’nın en dengeli grubu, dramatik bir sona sahne oldu. Üç rakibine oranla bir adım geride görülen Japonya, diğer maçta Kolombiya’nın Senegal’e karşı öne geçtiği haberini aldıktan sonra Polonya’ya karşı geride olmasına rağmen top çevirmeye başladı. Zira puan, toplam averaj ve ikili averajda Senegal’le denk durumdaki Uzakdoğu temsilcisi, rakibinden daha az kart gördüğü için fair-play değişkeniyle ikinci sıranın sahibi oldu. Kadro yapısı ve ilk iki maçta sahaya yansıttığı futbolla umut veren Senegal, Japonya’ya karşı beraberlikle yetinişinin bedelini ödedi. Karizmatik görünümüyle ilgi odağı olan teknik direktör Aliou Cisse, geçmişte de meslekî yeterliliği sorgulanan bir isimdi ve üç maçta da farklı 11 tercihleri, faturanın ona çıkmasına yol açabilir.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler