2018 Dünya Kupası Draft’ı

Dünya Kupası'ndaki 736 oyuncuyu bir havuzda toplasak ve draft mantığıyla dağıtsak ne olurdu? Emre Atasoy, Atahan Altınordu ve Fatih Demireli bir araya geldi ve kendi takımlarını oluşturdu. Dökümü hemen aşağıda...

13 Haziran 2018

İllüstrasyonlar: Feyyaz Sonbudak

Futbolun en büyük festivali Dünya Kupası yaklaştığında, hemen herkeste bir oyun sevdası hasıl olur. Bracket’lar doldurulur, skor tahmin yarışmaları düzenlenir, fantezi takımları kurulur, bahis hesaplarına bütçe eklemesi yapılır. Biz de birkaç ay önce Süper Lig ile başladığımız draft oyununu Dünya Kupası’na uyarlamak istedik ve tekrar bir araya geldik. İlk seçim hakkı için yaptığımız kura çekimini kazanan Emre Atasoy oldu. Onun ardından Atahan Altınordu ve Fatih Demireli sıralandılar. Sarmal mantıkla (123-321) ilerleyen draft’ın dökümü şu şekilde…

Emre Atasoy: Ben tabii ki Messi’yle başlayacağım. Nedeni üzerine çok fazla düşünmeye gerek yok. Ronaldo’yla birlikte dünyanın en iyi iki oyuncusundan biri ve Ronaldo da bu sezon biraz form düşüklüğü yaşadı. Messi’yi alıp sizi üzerek başlıyorum.

Atahan Altınordu: Ben üzüldüm. Hepimizin ilk tercihiydi herhâlde.

Fatih Demireli: Ben de üzüldüm, modum düştü. Kurada kazandı adam.

EA: İkinci tercihimle sizi yine üzeceğim, alacağım oyuncuyu ilk sıradan tercih edeceğinizi düşünmüyorum.

AA: Ben sürprizle başlayacağım. Beni eleştireceksiniz muhtemelen. Ama turnuvanın oyuncu havuzunda mevkisinde açık ara önde olan bir tek isim var. Neredeyse herkese yakın seviyede bir ya da birkaç oyuncu var ama sol bekte ona yakın kimse yok: Marcelo.

EA: Bu sürpriz değil, benim de ikinci tercihim oydu. 5-6 senedir bir çıtası var ve o çıtayı hiç düşürmedi. Şu an gerçekten çok üzüldüm ve Marcelo’yu bana verirsen sahaya on kişi çıkmayı kabul ederim.

FD: Benim birinci ve ikinci tercihlerimi seçtiniz. Hatta ilk tercihim Messi değil, Marcelo’ydu diyebilirim. Bu durumda pek sevmesem de Ronaldo’yu seçiyorum. Kariyerinin en iyi sezonunu geçirmedi ama bu bile dünyadaki futbolcularının yüzde 99.9’unun çıkamayacağı bir seviye.

AA: Ben hiç üzülmedim. Tabii ki Ronaldo’yu tartışacak değilim ama ben herkesin birbirinin açığını kapattığı, kolej hüviyetinde bir takım yaratmak istiyorum ve Ronaldo buna uygun bir isim değil. Takım için oynayacak futbolculardan kurulu, sempatik bir ekip olacağız biz.

EA: Ben sempatik olmayan bir takım istiyorum ama Ronaldo değildi istediğim adam.

FD: Benim ikinci tercihim, yine çok sevmediğim biri. Ama ben buraya kazanmak için çıkıyorum, sempati toplamak için değil.

AA: Yapma, onu ben alacağım, yapma.

FD: Sergio Ramos’u seçiyorum.

EA: İlk üçümün ikisi gitti. Ben herhâlde Messi’nin yanına Suudi Arabistan’dan Al-bilmemne’yi seçeceğim.

AA: Ben seçiyorum… De Bruyne…

EA: Eeeeeeee, kardeşim ne oluyor ya? Ben hakikaten bir kaleci alayım gideyim yani. İlk sıradan seçmenin avantajı nerede kaldı, herkesi aldınız… Sırasıyla Marcelo, Ramos, De Bruyne; bunları alacaktım. Keşke Messi’yi seçmeseymişim…

AA: Değişelim abi? De Bruyne’ü sana vereyim, Messi’yi alayım?

EA: Yok, öyle yok, iki oyuncunu alırım.

AA: Tamam istemez, kalsın.

Fotoğraflar: Getty Images

EA: Madem öyle ben Messi’nin ardından eski takım arkadaşını seçiyorum: Neymar. Aslında ikinci sıraya kalmayacağını düşünüyordum ama siz benim için daha önemli adamları seçtiniz. Yine de sakatlıktan dönen Neymar’la birlikte ön taraf rüya gibi oldu. İkinci tercih olarak da kaleyi dünyanın en iyi kalecisiyle dolduruyorum. Atanımla tutanım iyi olsun dedim: De Gea.

AA: Benim şimdiden kafamdaki ilk 11’in yarısı gitti. De Gea kesinlikle dünyanın en iyisi ama kaleci için erken davrandın bence. Çok fazla iyi kaleci var. Benim tercihim…

FD: Bende değil mi sıra ya?

AA: Hayır, bende?

EA: Emre’den önce de sen söyledin?

AA: Kardeşim bir öğrenemediniz şunu. Siz ikişer tane seçiyorsunuz, ben de herkesten sonra birer tane.

FD: Tamam, söyle.

AA: Sağol. Birinizde Messi-Neymar var, birinizde Ronaldo. Size bir süperstar daha bırakmamam gerekiyor. Başka üst düzey kanat forvet de kalmamışken Salah’ı alıyorum ben.

FD: Benim bütün planlarım altüst oldu iyice. Sıra bende değil miydi ya?

EA: Ben Salah’ı yedeğe düşünmüştüm.

AA: Salah’ı yedeğe düşünmüştün. Tamam.

EA: Üçlü bir hücum hattı düşünüyorum ve Messi ve Neymar varken Salah’a yer yok. Ortaya bir tane adamım var, o da alınmazsa birazdan onu alıp hücum transferini kapatacağım.

FD: Beni gerçekten bitirdiniz, olmayacak şeyler oldu. Bu durumda Süper Lig draft’ında olduğu gibi merkezi kuvvetlendirmek istiyorum ve Toni Kroos’u alıyorum orta sahaya. Şu anda dünyanın en iyi 8 numarası. Bunun dışında, kaçan oyuncular nedeniyle sistemimi değiştirmek durumunda kaldım. B planına geçiyorum. Hücum tarafına Mbappe’yi alıyorum.

EA: Tecrübesiz takım, yine üçüncü sıraya oynayacak, belli oldu.

FD: Ramos, Kroos ve Ronaldo var; tecrübesiz diyorsunuz. Ne diyeyim ki size, zavallısınız.

EA: Bu takım gruptan çıkamaaaz… Ben sana söyleyeyim bak; Ronaldo, Mbappe’yi döver. Şimdi ben seçiyorum.

AA: Hayır, ben seçiyorum.

EA: Eee, hep sen seçiyorsun ya!

AA: Abi bak hepinizden sonra ben seçiyorum. Nasıl anlatayım daha başka?

EA: Kaç tane futbolcun var?

AA: Üç.

EA: Üç tane mi var? Tamam, seç.

AA: Allah razı olsun. Merak etme zaten seni üzmeyecek bir seçim yapacağım. Ama benim Katarlı milyarder olsam takımıma alacağım ilk üç-dört oyuncu arasında. Patrick Vieira ile birlikte tarihin en iyi iki ön liberosundan biri olan N’Golo Kante’yi alıyorum. Aslında onu Kroos’la yan yana oynatmak istiyordum ama en az bunun kadar iyi başka bir planım da var.

EA: Evet, ben Kante’yi senin alacağını tahmin ettiğim için listeye hiç almadım bile. Şimdi ben santrforumu alıyorum. Messi’yle Neymar’ı görünce Suarez’i alacağımı sanıyorsunuz tabii, ama ben onu seçmeyeceğim. Bu üçlü daha önce yan yana oynadı, ben oynamayan bir üçlüyü bir araya getireceğim.

AA: Yapma. Suarez’i al, onu alma.

EA: Yok, Suarez’i almayacağım. Ama senden çok Fatih üzülecek gibi bir his var içimde. Lewandowski’yi alıyorum ileri uca. Savunmaya da dünyanın en iyi stoperlerinden birini, Godin’i alıyorum.

AA: Korktuğum santrforu almadın ama Godin iyi tercih. Ben de stoperden gidiyorum. Bakmayın sempatik bir takım kuracağım dediğime, Ramos’u çok istiyordum. Onu kaçırdıktan sonra bunu almak elzem oldu: Mats Hummels.

FD: Ben artık kaleyi dolduracağım. Neuer’i alıyorum.

EA: Diyorum ya, şu takım gruptan çıkmaz. Bak hakikaten çıkmaz. Tamamen ikili ilişkiler, tamamen adamsendecilik. Felaket…

AA: Neuer hakikaten garip oldu. Dokuz aydır oynamayan adamı aldı kaleye koydu adam. Hayır benim işime gelir, kaleciyi sona bırakma hakkım oldu şimdi ama çok garip Neuer tercihi.

EA: Löw’ün kadroya almaması gerekirken Fatih karmaya aldı.

FD: Konuşun konuşun… İkinci tercihimi sağ bekten yana kullanıyorum.

AA: Bak buna çok üzüldüm işte. Şimdi onu alacaktım.

FD: Yine bir Alman’a gidiyorum. Dünyanın en iyi sağ beki Dani Alves, bu turnuvada yok. Turnuvanın en iyi sağ beki ise Kimmich.


AA:
Neyse, onun da yakın seviye alternatifi var. Birazdan alacağım. Öncesinde ise orta sahadaki B planıma yürüyeceğim. Kante’nin yanına Modric’i alıyorum. Kante-Modric önü De Bruyne, sağda Salah; bu orta saha rakibe nasıl top verecek bilmiyorum. Topla oynama oranımız yüzde 97,5 falan olacak. Modric ve De Bruyne’ün özellikle müthiş bir uyum sağlayacağını düşünüyorum.

EA: Madem öyle şimdi sertlik zamanıdır. Biz bu oyunu kuralına göre oynayacağız, pis oynayacağız. Amacımız güzel futbol değil, şampiyonluk. Casemiro’yu orta sahaya yerleştiriyorum. Bence Casemiro, Kante’yi döver.

AA: Çıldırmışsın sen.

EA: Tekme tokat döver. İkinci tercihim de Real Madrid’den takım arkadaşı Varane. Daha 25 yaşında, 50’ye yakın milli maçı var, başardıklarının haddi hesabı yok. Bizim takımımıza da çok şey katacağı kesin.

AA: Ben de stoper alıyorum. Ramos elden kaçtıktan sonra, Hummels’in yanı için üç alternatifim vardı. Bu alternatiflerden en güçlüsü de Godin’di açıkçası. Varane da gitmişken diğerini kaçırmayayım ve ilerleyen yaşına rağmen Pique diyeyim. Böylelikle uzun boylu ve teknik bir tandemim oldu.

FD: Ben olsam Boateng’i alırdım. Hatta şu anda ben oldum ve Boateng’i alıyorum. Dünyada bu kadar az faul yapıp bu kadar başarılı müdahalelere sahip olan, yine bu kadar iyi pozisyon alan başka bir savunmacı yok. Böylece defansımı büyük ölçüde tamamlamış oldum. Şimdi… Ben 4-3-3 oynayacağım, o yüzden orta sahayı güçlendirmem gerekiyor. Bence Manchester City’nin en iyi oyuncularından bir tanesi olan…

AA: Almadı onu Löw milli takıma.

FD: O hakikaten çok değişik bir karar. Ama Sane değildi bahsettiğim. Orta sahadaki pas trafiğinin başrol oyuncusu olan ve benim takımımın da çok ihtiyaç duyduğu bir isim: David Silva.

EA: Ben Fatih’in takımı gruptan çıkamaz demiştim ama yavaş yavaş sonunculuğa aday oluyor. Benim tercihim…

AA: Sıra bende abi. Bunu bir türlü anlayamadın, çok üzülüyorum senin için.

EA: Sürekli sen seçiyorsun ya.

AA: Abi geçen draft’ta ikinci sıradasın diye ağlıyordun, hatta iyice saçmalayıp “Siz ikişer tane seçiyorsunuz, ben bir tane. Benim takımda az adam var” demeye kadar götürmüştün. Bak bu defa ben ikinci oldum, beni kıskanıyorsun. Ama kıskandığın aslında sıram değil, seçimlerim. Müsaade et, adam seçeyim. Hiçbirinizin almayacağını sandığım bir oyuncudan yana kullanacağım tercihimi. Kimmich’i kaçırdıktan sonra iki oyuncu arasında kaldım. Bu oyuncular arasında Kyle Walker’ı öne çıkarıyorum.

EA: Yorum bile yapmıyorum.

AA: Her zaman aynı standardı koruyamayabiliyor ama en yüksek performansına ulaştığı zaman gerçekten çok iyi bir bek.

EA: Benim orta saham çok boş. Hücum hattım çok iyi ama göbekte sadece Casemiro var. Orayı biraz daha güçlendiriyorum. Evet, bonservisi çok yüksekti ama…

AA: Baloooooon. 20 milyonluk topçuya 100 milyon saydılar, buna kandın alıyorsun. Dünya futbolunun en büyük iki balonundan biri Pogba’dır. Al senin olsun.

FD: Kesinlikle katılıyorum.

EA: Ben Coutinho diyecektim.

AA: Coutinho’yla mı güçlendirdin orta sahayı?

EA: Beğenemedin mi?

AA: Göbekte oynatacaksın yani Coutinho’yu?

EA: Nerede oynatayım?

AA: Ben sola alabilirdim.

EA: Ben 3-4-3 oynayacağım ve Casemiro’nun yanında yine aynı ekolden, daha yaratıcı bir oyuncu olarak düşündüm Coutinho’yu. Bize çok faydası olacak. Coutinho’nun hemen yanına, kanada, Di Maria’yı da alıyorum. Fransa Ligi’nde olduğu için göz önünden biraz uzaklaştı ama bence yakında yine İspanya’ya dönecek. Di Maria ile birlikte biraz fazla hücum takımı oldum ve böyle de devam edeceğim.

AA: Ben yine sizi üzmeyecek bir tercih yapacağım. Hiç üzülmeyeceksiniz. Ancak üst sınırı çok yükseklerde olan bir oyuncu bu. Sizde Messi’ler, Ronaldo’lar, Neymar’lar, Mbappe’ler toplandı. Benim 4-2-3-1’imin 3’ünde Salah ve De Bruyne var, sol taraf boş.

EA: Ben anladım kimi alacağını.

AA: Kim?

EA: Fransız mı?

AA: Kimi alacağımı düşündün? Lemar mı? Thauvin mi?

EA: Söylemem, söyle sen.

AA: Tamam, Fransız değil zaten. Eden Hazard’ı alıyorum sola.

EA: Tam bir ahlaksız, takımı bozar. Ama senin takımın zaten ahlaksız, dolayısıyla yakıştı.

FD: Benim yedeklerimde vardı.

EA: Valla benim de vardı ne yalan söyleyeyim.

AA: Nasıl buldunuz peki Salah-De Bruyne-Hazard üçlüsünü?

EA: Hazard oynar ama seni de göndertir turnuvanın ortasında, öyle söyleyeyim.

FD: Ben olsam De Bruyne’ü sola, Hazard’ı ortaya koyardım.

AA: İşte o yüzden benim takımım kazanacak. De Bruyne’ü kanada hapsetmek mi kaldı ya?

FD: Kanat demişken, ben sıradaki seçimimi yapayım. Avrupa’nın en hızlı, topu aldığında durdurulması en zor oyuncularından birini alıyorum: Ousmane Dembele.

EA: Ben güncelliyorum yorumumu: Fatih’in takımı Dünya Kupası’na gidemez.

AA: Ronaldo ve Mbappe varken Dembele’yi mi aldın?

FD: Yedeğe aldım.

AA: Daha 11’ler bitmedi?

FD: Olsun kardeşim, istersem önce üçüncü kalecimi alırım.

AA: Şok içindeyim.

EA: Ya bırak alsın, sana ne? İstediğini seçer adam. Beşinci dakikada oyuncu değiştirecek belki, sana ne ya? Zaten sakat oyuncuları seçiyor, bırak seçsin.

FD: İkinci olarak da Suarez’i alıyorum.

AA: Güzel. Ben de santrforumu alayım o zaman. Siz de iyi oyuncular seçtiniz ama ben ilk tercihimi aldığımı söyleyebilirim. Ronaldo’yu saf santrfor olarak düşündüğümüzde; bana göre dünyanın en iyi santrforu Edinson Cavani. Ön tarafa onu alıyorum.

EA: Benim şimdiki tercihlerimden ilki Mesut Özil.

FD: Aaahhh…

EA: Kardeşim Mesut’u kaptırır mıyız sandın bir kez daha Almanlara?

FD: Üzdün.

AA: Valla kendime 69 kişilik yedekli liste yaptım, hiçbir notum arasında böyle bir oyuncu yok.

EA: Real Madrid’in yıldızlarla dolu kadrosunda neler yapabileceğini göstermişti, şimdi benim yıldızlarla dolu kadromda o günlerine dönecek. Coutinho’yu da kanada attım bu transferle. Şimdi artık yavaş yavaş savunmayı da güçlendirmem gerekiyor.

AA: Senin savunma güçlenmez abi. Ne kadar hücumcu varsa doldurdun, savunmaya kimi alırsan al dikiş tutmaz o takımda.

EA: Kompany’yi alıyorum.

AA: Eyvah eyvah…

FD: Ciddi ciddi Kompany’yi mi aldın? Tebrik ediyorum.

EA: Sakatlıklardan çok çekti, Dünya Kupası’nda da sağlam kalacağının garantisi yok ama bence çok iyi bir stoper. Böylece 11’imi tamamlamış oldum. Varane-Godin-Kompany ve arkasında De Gea ile bu takım savunma açısından da Dünya Kupası’nı kaldıracak noktaya gelmiş durumda.

FD: Bu takım ancak Avrupa Ligi’nde kupa kaldırır. O da belki…

EA: Sen Dünya Kupası’na bile gidemeyecek bir takım kurdun ya, ne konuşuyorsun?

AA: Ben de 11’imi tamamlıyorum. Eğer Fatih Neuer’i almak gibi bir gariplik yapmasaydı kaleci tercihimi öne alacaktım çünkü aklımdaki iki alternatiften birini almak istiyordum. En iyisi De Gea’ydı, kabul ediyorum. Ama De Gea 100 ise ben de 98’lik kaleci alıyorum: Alisson. Olağanüstü bir sezon geçirdi, turnuva sonrası da muhtemelen büyük transfer yapacak, Dünya Kupası’nda göstereceği performans da alacağı kontratı etkileyebilir. Dolayısıyla bu turnuvaya en motive futbolcular arasında o da var. Ayrıca kendi adıma kaleci seçiminde bakacağım son unsurlardan biridir ama ayağını da iyi kullanan bir isim.

EA: İyi kaleci evet, ben de yedek olarak onu düşünüyordum.

FD: Benim dördüncü tercihimdi. Neyse, ben de 11’imi iki oyuncuyla tamamlıyorum. Bir orta sahaya bir de sol beke ihtiyacım var. Sol bekte iki oyuncu arasında gidip geliyorum. Filipe Luis’i seçiyorum.

EA: Yaşı biraz fazla ama kötü bir tercih değil.

AA: Bence de iyi tercih, savunmada sağlam en azından. Ama yine de Alba’yı alırdım ben olsam.


FD:
Diğer adayım Alba’ydı. Şimdi 11’in son parçasını da seçeyim. Pogba alındı mı?

EA: Az önce balon dediğin adamı almayacaksın herhâlde?

FD: Ben demedim öyle bir şey, tepki vermedim.

EA: İnanılmaz, ben bir şey söylemiyorum.

AA: Sirk topçusu. Ne defansif orta saha, ne ofansif orta saha, ne iki yönlü…

EA: 100 milyon nasıl verdiler, hâlâ inanamıyorum.

AA: Ben de mübalağa ediyorum ama 25 milyonluk topçu. Ne bileyim, Türk olsa milli takım orta sahasının en önemli oyuncusu olurdu ama bu kadar adam arasından Pogba’yı seçmek garip geliyor bana.

FD: Pogba’yı aldım ve orta sahaya koydum.

AA: Bravo. O zaman ilk yedeğimi seçiyorum. Şimdi söyleyeceğim adamı dünyadaki başka hiçbir futbolcuya benzetemiyorum. Geldi 30 yaşına, ben hâlâ ne iş yaptığını, hangi mevkide oynadığını anlamadım. Ama bir şekilde her an doğru yerde olmayı başarıyor. Nerede oynatırım bilmiyorum ama en iyi 12. adam olarak takımıma alıyorum.

EA: Ben de galiba onu seçecektim…

AA: Thomas Müller.

EA: Aynen, yedeğe seçeceğim ilk adamdı, çok üzüldüm şimdi. Larry Bird için söylenen bir söz vardı ya; “Hızlı koşamaz, en yükseğe sıçrayamaz ama en iyisi.” Müller’i de tanımlayan en iyi söz bu bence. Hiçbir şeyi belki en iyi yapan o değil ama ondan başka her şeyi bu seviyede yapan adam yok.

FD: Benim en üzüldüğüm an, şu an. Almayacağınızı düşünmüştüm.

EA: Niye almadın şu ana kadar?

FD: Yedeğe alacaktım.

AA: E gittin Dembele’yi aldın yedeğe daha 11’ler bitmeden.

FD: Dembele de çok önemli bir yedek.

EA: Ama Müller daha iyi.

FD: Ne bileyim, yaptım öyle…

EA: Ben önce yedek kalecimi seçiyorum, şu kaleci işini aklımdan çıkarayım. Ter Stegen. Bence turnuvanın en iyi 3-4 kalecisi içinde.

FD: Hatta bence birinci kalecisi olmalı Almanya’nın.

AA: Ama sen Neuer’i seçtin!

FD: Tamam, Neuer olunca oynuyor işte.

AA & EA: !?

FD: Dünyada ter Stegen’i kesebilecek tek adam Neuer.

EA: İkinci olarak da Griezmann’ı alıyorum.

AA: Griezmann’ı almamamın tek nedeni, o iğrenç gol sevinci. O kadar uyuz oluyorum ki anlatamam. Bir de çok uyuz açıklamaları var, yok “Dünyanın en iyi üçüncü futbolcusu benim”ler vesaire… Hayrını gör. (Fatih’in sıranın kendisine geçtiği iddiaları ve dakikalar süren ‘Sıra kimde?’ tartışmalarının ardından) Yedek forvetimi alıyorum, Fatih seni hiç üzmeyeceğim merak etme: Gabriel Jesus.

EA: Yani… Çok iyi futbolcu ama ben de üzülmedim. Çok fazla seçenek var.

FD: Müller beni çok sarstı. En sevdiğim adamı kaybettim, kimseyi almak içimden gelmiyor. Ama James Rodriguez’i alıyorum. Bayern’deki teknik direktör değişiminin ardından kendini buldu. Bana da faydalı olacaktır.

AA: Valla ben de Jesus’tan önce onu seçebilirdim, iyi tercih.

EA: Bence de iyi tercih. Bir önceki Dünya Kupası’nın yıldızıydı neticede.

AA: Bu turnuvada tekrarlayamaz bence, Kolombiya orta sahası zayıf. Ama çok yetenekli adam tabii.

FD: İkinci olarak da yine sonradan oyuna girip maça etki edecek bir oyuncu seçiyorum. Uzun zamandır sakat değil…

EA: Sakat değilse sen almazsın.

FD: (…) ve sağlıklı olduğunda ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu da kanıtladı: Marco Reus.

EA: Ya bu takım hakikaten Dünya Kupası’na gitmeyi hak etmiyor.

AA: Ben bir şey demiyorum artık. Bir dahaki turda Alman vatandaşlığına geçirip Nuri Şahin’i falan alır bu adam. Kontrolünü yitirdi tamamen.

FD: Sen kendi adamlarına bak.

AA: Valla benim kadrom inanılmaz gidiyor. Şimdi bir yedek daha yazıyorum bu kadroya. James’i elimden kaçırdığım için Christian Eriksen’i alıyorum. Bir duran topla, bir şut şansıyla turnuvanın kaderini değiştirir.

EA: Ben de ofansif orta saha alıyorum. Ben almasam ayıp olurdu zaten: Dybala.

FD: Tahmin ettim.

EA: Her ne kadar Messi’yle aralarında problem olduğu yazılıp çizilse de çok yetenekli ve çok yönlü bir oyuncu. Bence her takımın kadrosunda olmasında fayda var. Alacağım ikinci oyuncu da sizi üzmeyecek. Ama birkaç yıl içinde dünyanın en iyilerinden biri hâline gelecek: Asensio.

AA: Yani… Tamam iyi futbolcu ama, bu turnuva için takım yapıyoruz.

EA: Bu turnuvada da iş yapacağını düşünüyorum. Süper yıldız olmakla arasında az bir fark kaldı ve o atlayışı burada yapabilir. İspanya’nın kadrosu da müsait.

AA: Tamam, ben konuşuyorum. Sıradaki seçimim için basit bir gerekçem var. Şöyle bir 11’ime baktığımda içime sinmeyen tek nokta sağ bek. Orada bir rekabet yaratmak istiyorum ve Kyle Walker’ın arkasına Piszczek’i alıyorum.

FD: Ben santrfor yedeği olarak Firmino’yu alıyorum. Sağ bek yedeği olarak da Carvajal.

AA: Ben de stoper yedeği olarak çok hızlı bir oyuncu alıyorum. Zaman zaman ufak sakarlıkları oluyor ama hızı ve çevikliğiyle durumu toparlıyor.

EA: Umtiti…

AA: Değil, o daha dağınık şu an için. Marquinhos’u alıyorum.

EA: Ben de orta sahaya takviye kuvvet yapıyorum. Gerçi Çin’e gitti ama hâlâ iş yapar: Iniesta. Yaşından dolayı James’i tercih ederdim ama Iniesta da kadroda olmayı hak ediyor. Onun dışında, hızlı da bir oyuncu istiyorum: Mane. Bana göre her maçı değiştirebilecek bir futbolcu. Kenarda büyük bir koz olarak bekleteceğim.

AA: Arada ben de yedek kalecimi alayım. Zira yavaş yavaş sizin pek bulaşmayacağınız adamlara geçmeyi düşünüyorum. Herkesi yıldız yaptığında kadroda huzursuzluk çıkar, ben biraz da yıldız adaylarına ve kenarda sırasını beklemeyi kabul edebilecek isimlere yöneleceğim. Ama önce yedek kalecim, Ederson.

FD: Ben de ilk stoper yedeğimi alıyorum. Muhtemelen hepinizin gözden kaçırdığı bir takımdan, Fas’tan Mehdi Benatia.

AA: Yine kariyeri boyunca sakatlıklarla uğraşmış bir oyuncu alarak şaşırtmadın, tebrik ediyorum.

FD: Bayern’den sonra çok fazla ciddi sakatlık geçirmedi. Bayern’de de o sakatlıklar olmasaydı, Guardiola’nın çok tuttuğu bir futbolcuydu.

AA: Peki, ben orta saha yedeği alıyorum. Rakitic.

EA: Ben de senin almadığın Umtiti’yi alıyorum. Bana bıraktığın için teşekkür ederim. Varane’ı seçerken de arada kalmıştım. Yedek stoper olarak almak kısmet oldu.

AA: İlk 11’e Kompany’yi aldıktan sonra sen zaten kimi alsan iyi.

EA: Boş yapma. İkinci hakkımı da orta sahanın hücuma dönük tarafı için kullanıyor ve Nebil Fekir’i seçiyorum. Bence o da bu sene bir üst seviyeye çıkacak ve bu çıkış Rusya’da gerçekleşebilir.

AA: Bak bu iyi tercih, ben de Eriksen’le Fekir arasında kalmıştım. Hatta doğru seçim yapıp yapmadığımı da sorguluyorum hâlâ. Arada üçüncü kalecimi de seçeyim: Hugo Lloris.

FD: Ben de hızlıca seçiyorum. Gerektiğinde orta sahadaki pas trafiğini rahatlatacak hamle oyuncusu olarak Thiago Alcantara’yı alıyorum. Sizin almayacağınızı bildiğim için sonlara bıraktım. Stoper yedeği olarak da Pepe.

EA: Yani hakikaten, bu kadar sakatlıklarla boğuşan bir takım kurulamaz. Özellikle seçiyor gibi.

AA: Thiago çok iyi tercih de Pepe’ye inanamıyorum. Tosic’i alayım bari ben de.

FD: Süper Lig draft’ında bir tur daha olsa Necip Uysal’ı seçecek adam Pepe’yi mi eleştiriyor?

AA: Neyse ben artık genç işine giriyorum ve çok iyi bir orta saha yedeği alıyorum kendime. Sergej Milinkovic-Savic.

EA: Ben Higuain’i seçiyorum. Bir de yine Guardiola ile parlayan oyunculardan birini katıyorum kadroma: Sterling.


AA:
Dediğim gibi ben artık genç oyunculara, geleceğin yıldızlarına yöneldim. Bu oyunculara grubun ilk iki maçını kazandıktan sonra, üçüncü maçta şans vereceğim. Bu maçta yeri garanti olan oyunculardan bir tanesi zaten Milinkovic-Savic’ti. Şimdi de onun orta sahadaki partnerini alıyorum. Sağ ayaklı bir Emre Belözoğlu bu oyuncu, ayrıca onun daha dinamik ve daha mücadeleci olanı. Serie A’nın bu sezon en çok top kapan ikinci oyuncusu. Henüz milli formayla resmi maçı yok ama Rusya’da öne çıkacağına inandığım biri. Uruguaylı Lucas Torreira.

FD: Ben sol bek yedeği olarak Jordi Alba’yı alıyorum. Ardından da santrfor için bir alternatif daha seçiyorum: Harry Kane.

AA: Tamam, üçüncü santrfor olarak tabii ki iyi bir tercih ama Pogba’dan sonra dünya futbolunun bir diğer balon yıldızını da alıp onları aynı takımda buluşturduğun için seni tebrik ediyorum. Tottenham dışında hiçbir takımda başarılı olamayacak, İngiltere de buna dâhil, göreceksin.

FD: Peki.

AA: Dünya Kupası sırasında Kane balonu sönerken, ortaya yeni yıldızlar çıkacak. Şimdi bunlardan birini alıyorum. Yüzde yüz eminim ki turnuvanın ardından çok konuşulan oyuncular arasında yer alacak. Valencia’nın Portekizli kanat oyuncusu Gonçalo Guedes’i yazıyorum kendi takımıma.

EA: Sen farklı adam seçeceğim diye iyice saçmalamaya başladın. Guedes kim ya?

FD: Ne bu, Çaykur Rizespor’un transfer listesi mi?

AA: Konuşun konuşun, bu cahillikleriniz hep yayınlanacak. Valencia’da bu sene 40 maça çıkmış adam için söylenenlere bak…

EA: Valencia hangi ligde oynuyor ya, Kolombiya mı?

AA: Yok, Peru Apertura’da. Clausura’da oynamıyor ama. Yazık sana Emre Atasoy, ne diyeyim başka.

EA: Neyse nihayet bana geçti galiba sıra. Ben önce üçüncü kaleci olarak Keylor Navas’ı seçiyorum. De Gea, ter Stegen ve Keylor Navas ile anormal bir kaleci rekabetim oldu. Herhâlde bu üçlü bile sizin kadro toplamınızdan daha kaliteli. Kadromdaki son oyuncunun ise özel bir önemi var. Kokain davasından dolayı zor günler geçirdi. O zor günlerinde devlet başkanı ve Maradona’dan büyük destek gördü. Cezası affedildi. Perulu Guerrero’yu alıyorum. Rusya 2018, onun son turnuvası olacak. Bu turnuvada artık ona her şey serbest. Performans artırıcı ne varsa kullanır, gerekirse hap atıp üç kişilik koşar. İkinci yarılarda oyuna girer ve oyunu değiştirir. Aslında Falcao’yu almak istiyordum ama Guerrero’nun madde kullanımı kendisini bir adım öne çıkarmamı sağladı.

AA: Ben de yine bir kanat oyuncusuyla takımımı tamamlıyorum. Danimarkalı Pione Sisto, son oyuncum.

FD: Ben de üçüncü kalecimi alıyorum son olarak. Neuer’in sakatlanacağını sanmıyorum, sakatlanırsa Courtois var, dolayısıyla burada önceliğim performans olmayacak.

EA: Muslera…

FD: Hayır, o da iyi bir figür ancak ben takıma hava olarak daha fazlasını katacak birini tercih edeceğim.

AA: Ceyhun Gülselam turnuvada yok Fatih, yeter artık.

FD: 45 yaşında Dünya Kupası’na giden bir adam var. Mısırlı Essam El Hadary.

EA: Vallahi Fatih’in kadro Acun Ilıcalı’nın halı saha turnuvasından hallice oldu. Nerede hak etmeyen varsa Fatih’in kadroda.

FD: Didier Drogba’nın “Hayatımda karşılaştığım en iyi kaleci” dediği bir adam bu.

EA: Drogba kibar adammış, mutlu etmek istemiş, eminim öyle düşünmemiştir. Düşündüyse onun futbol bilgisini de tartışmaya açmak gerekir.

FD: Neyse takımımı sayıyorum: Kalede Neuer; sağ bekte Kimmich, stoperde Ramos ve Boateng, sol bekte Filipe Luis; orta saha Pogba, Kroos, Silva; ileride Mbappe-Ronaldo-Suarez. Gerçekten bu takımı yenebileceğinizi düşünüyor musunuz?

AA: Bence iyi kadro ama orta sahan zayıf göründü bana. Pogba-Silva orta sahası hakkında ne düşünüyorsun Emre Atasoy? Kroos bile toparlayamaz gibi geldi bana.

EA: Ya ben söylüyorum, bu takım Dünya Kupası’na katılamaz. Bu orta sahayla hiç katılamaz.

FD: Yani bunu söyleyen adamın orta sahasında da sadece Casemiro var. Hakikaten ilginç.

EA: Kardeşim bizim orta sahada defansif adama pek ihtiyacımız yok, onu da ne olur ne olmaz diye koydum. Kadroya bak: Kalede De Gea; savunmada Godin, Varane, Kompany; orta sahada Casemiro, Coutinho, Mesut ve Di Maria; önde Messi-Neymar-Lewandowski. Sayarken yoruldum takımı, rakipleri düşünemiyorum. Kupa şu an ellerimde yükseliyor.

FD: Rezalet ya. Rezalet. Her maç altı tane yer.

EA: Tamam, dokuz tane de atar.

AA: Casemiro, Coutinho, Mesut ve Di Maria? Aynı takımda Messi, Neymar, Coutinho ve Di Maria? Doğru duydum di’ mi?

EA: Gözün korktu herhâlde.

AA: Yok, üzüldüm senin adına sadece. Abi iki dakika samimi olun ve dinleyin, bakın ben şaka yapmıyorum. Şu kadroyu bir dinleyin: Kalede Alisson; savunmada Walker, Pique, Hummels, Marcelo; önlerinde Kante ve Modric; daha önde Salah, De Bruyne, Hazard; en uçta Cavani. Bak sahanın merkezine bak; Kante, Modric ve De Bruyne. FIFA KHK çıkarsın, rakibin topla oynama oranı yüzde 28’e ulaştığında kaybetmiş sayılalım biz. Marcelo’yu, Salah’ı, Hazard’ı falan bak saymıyorum bile. Bu takımı yenebileceğinizi düşünüyor musunuz?

EA: İddialı bir Anadolu takımı.

FD: Evet, orta sıraların üstüne çıkar diye düşündüm ben de, o kadar kötü değil. Ya da şimdi yedekleri düşündüm de, hakikaten kötü takım. Kulübede tanıdık futbolcu yok.

AA: Müller, tanıyor musun Müller’i? Gabriel Jesus? Eriksen?

EA: Ya kim bunlar? Hadi Müller iyi, diğerleri kim?

AA: Abi sen izliyor musun hiç futbol? Futbol izliyor musun? Nasıl bir cahillik bu?

FD: Emre Atasoy bu kez haklı.

AA: Abi ben utanç içindeyim şu an. Biz bu draft’ı niye yaptık ki o zaman? Siz futbolu takip etmeyen insanlarmışsınız demek ki.

EA: Hayatında hiç milli maçı olmayan adamları takımına alan Atahan biliyor, biz bilmiyoruz.

FD: Ben Eriksen’in adının böyle bir konuda geçmiş olmasını gerçekten anlamıyorum.

AA: Bak Fatih, yine söylüyorum, yayınlayacağız bunları. Yapma, bu işten ekmek yiyorsun, rezil etme kendini, bak seni düşünüyorum ben, yapma.

FD: Sen o seçtiğin yedeklerle çoktan rezil oldun. Suudi Arabistan’dan niye birkaç oyuncu almadın, cuk otururdu senin takıma…

Atahan yedeklerini saymaya başlar, Fatih her isimde “Ooov, uuuvv” diye bağırır, konuşturmaz. Sonrasında Emre Atasoy yedeklerini sayarken aşka gelir ve yedek takımının bile diğer iki kadrodan daha iyi olduğunu iddia eder. Fatih “Yedeklerinin daha iyi olduğu tek kadro, senin as kadron” der. Emre, orta sahasının zayıf göründüğünü ama aslında zayıf olmadığını, ileri üçlüsünün ise 7 maçta 40 gol atacağını savunur. Ortamda sesler yükselir, herkes birbirini futbol cahilliğiyle suçlar ve bir draft daha sona erer…

Socrates

Socrates

  • BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN