Socrates Web Beta v1.0

 
Futbol Basketbol Tenis Bisiklet Diğer Sporlar

FutbolUnutulmaz Anlar #7: Kafa

Dünya Kupası'na üç gün kala, kupa tarihinin önemli anlarını hatırlamaya devam ediyoruz. Sırada, Zinedine Zidane'ın iki ayrı finale damga vuran kafası var.

Tarih boyunca on milyarlarca insan, futbol topuyla bir çeşit ilişki kurdu. Bunların içinden milyonlarcası futbolu mesleği hâline getirdi. Daha şanslı olan binlercesi bu alanda şöhret elde edecek kadar başarılı oldu. Bir de tüm bu havuzun içinde, iki elin parmaklarıyla sınırlandırabileceğimiz kadar heyecan verici kariyerler var. Zinedine Zidane, bunlardan birinin sahibi. Futbol oynarken başardıkları, kazandıkları ve yaşadıklarından damıtılacak önemli kareler, belki Çin Seddi ölçeğinde bir duvarı kaplayacak kadar fazla. Ve bu duvarın en sağlam tuğlalarından bir kısmı da Dünya Kupaları sırasında örüldü.

Zidane ismi anıldığında akıllara gelen ilk imge hangisi? Şampiyonlar Ligi finalinde voleye kalkarkenki estetik vücut açısı mı? Herhangi bir anda topun üstüne basıp dönerek rakibini geçişi mi? Real Madrid kulübesindeki takım elbiseli, karizmatik görüntüsü mü? Yoksa sadece, tepesi kendisine has bir şekilde açılmış, şekilli bir kafa mı? O kafa ki Fransa’ya bir Dünya Kupası kazandırıp birini kaybettirmiş…

1998 Dünya Kupası, ev sahibi Fransa için Zidane’ın kullandığı kornerle başlamıştı. İlk Güney Afrika maçında onun ortasına yükselen Dugarry gol perdesini açmış, sonrasında Fransa finale kadar uzanmıştı. Son rakip, tarihin en güçlü Brezilya takımlarından biriydi ve yolun sonunda bu defa Zidane’ın kafasına uğrayıp filelere kavuşan kornerler vardı. Önce sağdan Petit’nin, sonra soldan Djorkaeff’in kullandığı atışlarda golü bulan Cezayir asıllı 10 numara, 3-0’lık finale damga vurmuştu.

Zidane, 1998’in öncesinde olduğu gibi sonrasında da tuğlaları örmeye devam etti. Juventus’ta da, rekor ücretle transfer olduğu Real Madrid’de de neredeyse her şeyi kazandı. ‘En Değerli Oyuncu’ ödülünü de aldığı Euro 2000’de ülkesini yine şampiyon yaptı. Az sayıdaki hayal kırıklığının başında 2002 geliyordu. Fransa gol bile atamadığı turnuvaya grup aşamasında veda ederken, Zidane ilk iki maçı sakatlığı nedeniyle kaçırmış, üçüncüsünde mecburen oynamıştı. Üstelik bu, normal şartlarda onun son Dünya Kupası olacaktı. Nitekim Euro 2004’ün ardından milli takımdan emekli olduğunu açıkladı. Ancak Fransa, yeni bir nesil yetiştirmekte zorlanıyordu. 2006 Elemeleri’nde oynadığı ilk altı maçta yalnızca Faroe Adaları ve Güney Kıbrıs’ı yenebilen takımda görev, eski yıldızlar Zidane, Thuram ve Makelele’yi çağırıyordu. ‘Son bir görev’ için toplanan üçlünün komutasında takım, dördüncülükten liderliğe yükselerek Almanya biletini cebine koydu.

Üç ila yedi… 2006 Dünya Kupası başlarken Zidane’ın kariyerinde kalan maç sayısı buydu. Turnuvadan sonra futbolu bırakacağını açıklayan efsane yıldız, son grup maçı öncesi cezalı duruma düştü. Fransa’nın onsuz çıktığı Togo maçını kazanamaması, onun için de sessiz bir veda anlamına gelecekti. Geç de olsa gelen goller, yolu biraz daha uzattı. Bundan sonraki her istasyon, son durak olabilirdi. Ancak Zidane, büyük oynadı: İspanya önünde sahanın yıldızı oldu, Brezilya’ya karşı hayatının en iyi maçlarından birini çıkardı, Portekiz maçındaki penaltı golüyle de takımını finale taşıdı. Finalin henüz başında, Buffon’un koruduğu İtalya kalesini Panenka penaltısıyla aştı. Yine iz bırakmıştı. Bu gole yanıt veren Materazzi oldu. Ancak ne iki ismin karşı karşıya olduğu tek yer skor tabelası ne de Zidane’ın bırakacağı son iz o penaltıydı. İki oyuncu, maçın 110. dakikasında, topsuz alanda karşı karşıya geldi. Kameralara ilk yansıyan, Materazzi’nin yerde kıvranan görüntüsüydü. Kısa bir süre sonra ikili arasındaki konuşmayı ve Zidane’ın rakibinin göğsüne vurduğu kafayı izledik. Arjantinli hakemin elindeki kırmızı kart, duvarın bittiğini ilan ediyordu. Kutsanacak bir davranış mıydı? Asla.  Ama farklıydı işte. Dünya Kupası tarihinde Maradona’nın eli varsa, Zidane’ın da kafası vardı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Süper Lig Treni

Süper Lig Treni

5 gün önce
Futbolun Yeni Çağı

Futbolun Yeni Çağı

3 hafta önce